10/10
·166 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 13:54
Kusurdaki Bilgelik kitabı, Japonların wabi-sabi yaşam anlayışını günlük hayata uyarlamayı anlatır. Temel mesajı, kusursuzluğu kovalamak yerine hayatın eksik, geçici ve kusurlu yönlerini kabul ederek daha huzurlu ve anlamlı bir yaşam sürmenin mümkün olduğudur. * Hiçbir şey mükemmel değildir; kusurlar insanı ve hayatı değerli kılar. * Her şey değişir ve geçicidir. Bu gerçeği kabullenmek, kaygıyı azaltabilir. * Azla yetinmek, sade yaşamak ve gereksiz tüketimden uzak durmak iç huzuru destekler. * Kendini başkalarıyla kıyaslamak yerine kendi yoluna odaklanmak önemlidir. * Doğayla bağ kurmak, anda kalmak ve küçük güzellikleri fark etmek yaşam kalitesini artırır. * Hataları başarısızlık değil, öğrenme ve gelişme fırsatı olarak görmek gerekir. Kitap, felsefi anlatımın yanı sıra günlük hayatta uygulanabilecek küçük öneriler ve düşünme egzersizleri de sunar. Ana fikri, “kusursuz bir hayat yerine, kusurlarıyla güzel ve anlamlı bir hayat yaşamaktır.”
Kusurdaki Bilgelik Wabi - SabiNobuo Suzuki · Nepal Kitap · 202487 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2026 25. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 13:12
Sade Bir Hayat benim için sadece okunan bir kitap olmadı, biraz da durup kendi hayatıma bakmama vesile oldu. Kitabı okurken sürekli kendime şu soruyu sordum: "Gerçekten ihtiyacım olan şeyler neler?" "Neden sürekli yetişmeye çalışıyorum?" "Neden boş durunca suçlu hissediyorum?" "Neden hayatımın güzel olması için daha fazlasına ihtiyacım olduğunu düşünüyorum"?Çünkü çoğu zaman daha mutlu olmak için daha fazlasına ihtiyacımız olduğunu düşünüyoruz. Oysa yazar, mutluluğun bazen yavaşlamakta, elindekilerin kıymetini bilmekte ve hayatı sadeleştirmekte saklı olduğunu hatırlatıyor. Kitabın en sevdiğim yanı, insana bir şeyler dayatmaması oldu. "Şunu yapmalısın, bunu bırakmalısın" gibi bir dili yok. Daha çok bir dost sohbeti gibi ilerliyor. Yazar kendi deneyimlerinden yola çıkarak sade yaşamın ona nasıl iyi geldiğini anlatıyor ve okura da kendi hayatını gözden geçirmesi için alan bırakıyor. Okurken özellikle günümüzün sürekli koşuşturma hâlini düşündüm. Bir şeylere yetişmeye çalışırken aslında hayatın kendisini kaçırdığımızı fark ettim. Bazen bir fincan çayı sakince içmek, sevdiğin bir kitabı okumak ya da sessizce oturup düşünmek bile insana iyi gelebiliyor. Kitap bana bunu yeniden hatırlattı. Okumak, yürümek, yemek yapmak, evi toplamak, yalnız kalmak gibi sıradan görünen şeyler aslında hayatın özü olabilir. Elbette çok hareketli bir kurgu ya da büyük olaylar bekleyenler için yavaş ilerleyen bir kitap olabilir. Ancak sakinleşmeye, iç sesini duymaya ve hayatını biraz daha sade bir gözle değerlendirmeye ihtiyaç duyanlar için oldukça kıymetli bir eser olduğunu düşünüyorum. Kitabı bitirdiğimde üzerimde bıraktığı his huzurdu. Bana göre Sade Bir Hayat, daha azla yetinmenin değil, aslında daha anlamlı olanı fark etmenin kitabı. Bazen mutluluğun uzakta değil, tam da içinde yaşadığımız
Sade Bir HayatHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 2025752 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·132 syf.··
2026 5. kitabı
başlangıçlar. Aslında bu bir kitaptan ziyade kendince alınmış notları içeriyor.. MS 161 -180 yıllarında Roma İmparatoru olan Marcus Aurelius'un kendisine özel notlarını, geçmişte yaşadıkları , İmparator olduktan sonra yaşadıkları ve aldığı dersleri, Değer verdiği yakınlarından ve üstadlarından edindiği dersler niteliğinde madde madde notlar halinde yazmış. Bir çoğu kendi özümüz için bizimde benimsememiz gereken kişisel kurallar. Marcus, dönemin Stoacılık felsefesini savunan ve bunun üzerine düşünüp konusan, yönlenen bir felsefeci.. Peki nedir bu stoacı düşünce : ", yıkıcı duyguların üstesinden gelmenin bir yolu olarak özdenetim ve metanetin geliştirilmesini öğretir; felsefe, açık ve tarafsız bir düşünür olmanın kişinin evrensel aklı (logos) anlamasını sağladığını savunur." Kitapta da genel olarak, kendisini iyi hissedeceği, mutluluk veren,  huzurunu sağlayacak, ahlaklı ve dürüst yaşamanın ,doğaya bağlı kalarak insanlarla olan ilişkilerinin boyutuna  değinmiş. Bir kaç alıntı paylaşayım . Çünkü kendisine not alır gibi yazılmış bir kitap.. "Bir şey insanı önceki halinden daha kötü yapmıyorsa,  yaşamını da daha kötü yapmaz, içten ve dıştan ona zarar vermez." -'"Herşey aynı ve geçici" -" Azla yetinmeyi, kendi işimi kendi başıma görmeyi , her işe burnumu sokmamayı.." -"İyi bir şey öğrenmek için kendine boş vakit yarat." -"İntikam almanın en güzel yanı,intikam alınacak kimseye benzememktir.
Kendime DüşüncelerMarcus Aurelius · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202428,1bin okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2026 123. kitabı
1980’e giden o puslu yıllar… Sokaklar gergin, üniversiteler diken üstünde. Gençlik bir yanda idealler, bir yanda korkular arasında sıkışmış. Nurullah Genç’in kendi hayatından izler taşıyan romanı Tutkular Keder Oldu tam da bu atmosferin içine alıyor insanı. Erzurum’da kesişen yollar, kurulan dostluklar, büyüyen öfkeler… Ve hikâyenin merkezinde Zülküf. Yoksul, sabırsız, sevdiğine kavuşma arzusu içinde sürekli taviz veren bir genç. Daha rahat bir hayat umuduyla attığı her adım, onu biraz daha ağır bir bedelle yüzleştiriyor. Hayallerinin peşinden koşarken kendinden eksildiğini görmek insanın içini burkuyor. Okurken en çok şunu hissettim: Aceleyle verilen kararlar, insanın kaderinde derin izler bırakıyor. Zülküf’ün yaşadıkları sadece bir karakterin dramı gibi durmuyor; bir dönemin gençliğinin ruh hâli satırlara sinmiş. Karamsarlığın ortasında sabrı, öfkenin içinde umudu hatırlatan bir hikâye. Dili sade, akışı güçlü. Kısa sürede bitiyor ama etkisi zihinde kalıyor. Kitabı kapattığımda içimde tek bir cümle dolaşıyordu: Azla yetinmeyi bilmek ve sağlam bir yere tutunmak insanı ayakta tutuyor. Benim için hem hüzünlü hem düşündürücü bir okuma oldu.
Tutkular Keder OlduNurullah Genç · Timaş Yayınları · 2024657 okunma
Azla yetinmenin ne kadar doğru ve faydalı olduğunu anlatan eser.
10/10
·251 syf.··
Beğendi
·
2026 80. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 12:56
Bir Çift Yürek, Amerikalı bir tıp doktoru olan Marlo Morgan'ın, Avustralya'da yaşayan ve kendilerini "Gerçek İnsanlar" olarak adlandıran bir Aborjin kabilesiyle çıktığı 4 aylık ruhani ve fiziksel yolculuğu anlatır. Yazar (hikâyedeki anlatıcı), bir konferans için gittiği Avustralya’da kendini bir anda çölün ortasında, “Gerçek İnsanlar” olarak adlandırılan bir kabileyle birlikte bulur... Bu yolculuk boyunca: ➤Doğaya saygı duymayı, ➤Gereksiz eşyalardan arınmayı, ➤Ruhsal dengeyi ve iç huzuru bulmayı, ➤İnsanların aslında ne kadar fazla şeye ihtiyaç duymadan yaşayabileceğini öğrenir. Kabile üyeleri, modern insanları “mutant” olarak görür; çünkü onların doğadan kopuk, tüketim odaklı ve dengesiz bir yaşam sürdüğünü düşünürler. Yolculuk ilerledikçe anlatıcı, kendi hayatını sorgulamaya başlar ve bakış açısı tamamen değişir... İnsan, doğayla uyum içinde ve sade bir yaşam sürerek gerçek mutluluğu bulabilir; modern yaşamın getirdiği fazlalıklar insanı özünden uzaklaştırır... Bir Çift Yürek, insana hayatını sorgulatan, bakış açısını genişleten ve sade yaşamın değerini hatırlatan etkileyici bir eserdir. Özellikle kişisel gelişim ve farkındalık konularına ilgi duyanlar için oldukça anlamlı bir eserdir...
Alıntı
Bir Çift YürekMarlo Morgan · Klan Yayınları · 201927,5bin okunma
10/10
·160 syf.··
2026 1. kitabı
Dolaplarımıza sığdıramadığımız, her sene yaz gelse kış gelse de yenilerini alalım dediğimiz kıyafetlere inat hayatını bir anda bir don, bir etek, bir kazakla geçiren Ülker Abla belki de unuttuğumuz azla yaşamayı tekrar hatırlatıyor. Hala hikayesini sindirememiş olmam da cabası. Ben bir kadın olarak aynı durumda kalsam hastanede refakatçi olarak yaşamak aklıma gelir miydi? Sanmam. Bir sayfada kara mizahla gülerken bir sayfada derin düşüncelere daldıran Ülker Abla Yine de Ülker Abla'nın oğluyla hikayesinin yarım kaldığını düşünüyor ve devam kitabı çıktı haberini heyecanla bekliyorum
Ülker AblaSeray Şahiner · Everest Yayınları · 20213,435 okunma