Öğreti bütüncüllüğü, hayatın içinde dokunduğu konuların çeşitliliği ve sadece teorik ya da pratik zeminde kalmayıp teorik-pratik bütünlük açısından incelemede bulunmaktayız. Burada genelde son durumda, toplumun ya da bireylerin son durumu değil, onlarda oluşan sıçrama ve değişimin boyutunu ele almaktayız. Mesela bugün, toplumun teknolojik şartları elbette Hz. Muhammed'in (s.a.v.) toplumundaki şartlardan iyidir. Ancak Hz. Muhammed (s.a.v.) ile
kyaslayacagimiz kisinin bugunki toplum icerisinde olusturdugu değişimin büyüklüğü yönünden kıyaslayacağız.
Toplum Koşulları: Toplumun siyasi, kültürel, ahlaki, dini, hukuki, askerî başarıları yönünden durumunu incelemekteyiz. Burada şahsın, içerisinden çıktığı toplumun bu sahalarda ona sahip olduğu fikirleri ilham etme ihtimalini incelemekteyiz.
Bireysel Koşullar: Şahıs, toplumunu olumlu yönde değiştirmiş olsa dahi bunun için aldığı eğitimin düzeyi, başarısını belirlemekte etkili olacaktır. Zaten toplumun en iyi eğitim alan kesimine, toplumu daha iyi yönde değiştirmeleri için bu eğitim verilmektedir. O'nun başarısının, kaliteli eğitiminden kaynaklı beklenen başarının üzerine çıkmasını talep etmemiz doğaldır.
O, Siyasi başarıları açısından Cengiz'le kıyaslanabilir. Ancak Cengiz'in kan gölü üzerinde kurduğu imparatorluk, ölümünün akabinde parçalanmıştır. Kültürel olarak da hâkim oldukları tüm coğrafyalarda asimile olmuşlardır.
Ahlak açısından Sokrates ile kıyaslanabilir. Ancak Sokrates, siyasette mağlup olmuştur. Askerlikte hiç yoktur. Ayrıca, ahlakta kıyaslansa bile o, bir toplumu etkileyecek ve değiştirecek düzeye hiç aşmamıştır. Kitleleri öğretisine göre eğitmemiştir. Onun ahlakı teoride kalmış, pratiğe inememiş bir ahlaktır.
Öğreti bütünlüğü açısından Platon ile kıyaslanabilir. Ancak Platon iktisatta yoktur. Hz. Muhammed'in