Bertolt Brecht Felsefesi ve Üç ‘‘Kuruşluk Roman’’ı
Epik tiyatronun öncülerinden birisi olan Bertolt Brecht'in ölümsüz eseri aslında ''Üç Paralık Opera'' adlı oyununun devamı niteliğindedir. Yani bu romanı, daha iyi anlamanız için oyununu da izlemeniz tavsiye edilir. Öte yandan eğer bir Brecht romanı okuyorsanız, öncelikle onu ve onun düşünce sistemini iyi anlamanız gerekmektedir. Öncelikle Brecht ve düşünce sisteminden bahsetmek gerekirse:
Bertolt Brecht Almanya'da dünyaya gelmiş, 1935 yılında Nazi'ler tarafından vatandaşlıktan çıkarılmıştır. Tiyatro kuramcısı, oyun yazarı, tasarımcısı ve bir Komunisttir. Diyalektik Tiyatro türünün öncüsü olmuştur. Zengin Aristokrat bir ailenin çocuğudur. İlk tiyatrolarını Alman Dışavurumcu anlayışıyla yazar. Daha sonraları ise kendi özgün stilini ortaya çıkarmaya başlar. Bertolt Brecht eserlerinde genellikle burjuva sınıfını eleştirir ve proletarya sınıfının yaşadığı zorlukları anlatır. Savaş karşıtıdır. Tiyatroyu, zengin sınıfın eğlence aracı olarak değil de proletaryanın da gözlemci olduğu bir araç olarak görür. Bu nedenle teori ve pratikte Marksist ve Leninist eğilimin tüm boyutlarını oyunlarına yansıtır. Onun için sınıflı toplum değil de sınıfsız toplum vardır.
Üç Kuruşluk Roman’da:
19. Yüzyıl İngiltere’sinde yaşayan, savaşta bacağını kaybetmiş bir gazi olan Fewkoombey aynı zamanda dilencilik yapmak zorundadır. Bu dilenci çetesi lideri de Bay Peachum’dur. Onun ve Fewkoombey’in başından geçen olaylar ve farklı olaylar çevresinde kapitalizm eleştirisi yapılır. Olay örgüsü vardır fakat karakterlerde değişiklik olur. Ancak olay örgüleri arasında konu devamlılığı vardır. Yazar anlatmak istediği konuları, bir savaş üzerinden anlatır.
Bay Peachum, çevirdiği işlerden büyük ve haksız kazançlar sağladığı halde, bunlarla doymaz.