İnternet bağlantınız hızlı, arabanızı park edecek yer de bulduysanız mutluluğu başka yerde aramayın. Tabi bir de okumak için rahat bir koltuğunuz olsa gerek.
Zeytindağı’nın tepesindeyim. Lût denizine ve Gerek
dağlarına bakıyordum. Daha ötede, Kızıl denizin bütün sol kıyısı, Hicaz ve Yemen var.Başımı çevirdigim zaman Kamame’nin kubbesi gözüme çarpıyor. Burası Filistindir. Daha aşağıda Lübnan var; Suriye var; bir yandan Süveys Kanalına, öbür yandan Basra körfezine kadar çöller, sehirler ve hepsinin üstünde bizim bayrağımız! Ben bu büyük imparatorlugun çocuğuyum.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Zeytindağı’nın tepesindeyim. Lût denizine ve Gerek
dağlarına bakıyordum. Daha ötede, Kızıl denizin bütün sol kıyısı, Hicaz ve Yemen var.Başımı çevirdigim zaman Kamame’nin kubbesi gözüme çarpıyor. Burası Filistindir. Daha aşağıda Lübnan var; Suriye var; bir yandan Süveys Kanalına, öbür yandan Basra körfezine kadar çöller, sehirler ve hepsinin üstünde bizim bayrağımız! Ben bu büyük imparatorlugun çocuğuyum.
İlk defa İhsan Oktay Anar okudum ve yazarın üslubunu ve kitabın kurgunu beğendim.Daha ilk sayfalarda yazarın ustalığı belli oluyordu.
KİTAP HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM:
1.Herşeyden önce bu kitap tarihi bir roman değil,bana göre fantastik bir roman.Bu konuda itirazlar gelebilir ama dikkatle okunursa yazarın kendisi diyor romanında,bu bir düştü,sen benim düşümdesin,sen ben zihnimin ürünüsün...gibi ifadelerle yazdığı eserin tamamen fantastik bir kurgu olduğuna işaret ediyor.Rüyalara gönderme de cabası.
2.Ülkemizde düşle gerçeğin iç içe geçtiği nitelikli bir esere pek rastlamadım,Tanpınar'ın ustaca yazdığı Hikayeler dışında.Bu konuda yazar çok başarılı,kitabı okurken bir yandan hep düşündüm olayları nereye bağlayacak diye.Olayların bağlanma şekli kusursuza yakındı.Birbirinden farklı karakterleri kitabın bütünlüğünü içinde eritme liyakatla yapılmış.Ülkemizde buna benzer fantastik bir eser eksikliğini gideren yazara teşekkür ediyorum ülkemiz adına.
3.Kitabın içeriği çok zengin,atmosferi harika.Renkli kişiliklere renkli mekanlara yer vermesi birbirinden farklı karaktelere yer vermesi çok güzel.
4 BU KISIM SPOİLER İÇERİR !.Sofie'nin Dünyası kitabını örnek alması ve ana kurguyu onun üstüne kurması zayıflık.Yazarın,yazdığı eserin içine dahil olup UZUN İHSAN EFENDİ vasıtası kendi zihninde yazdığı karakterlerle sohbet etmesi (BÜNYAMİN) eseri güçlü kılmış ama taklit olması,özgün olmaması kötü olmuş.Bu konuşma Sofie'nin Dünyası kitabında da ona çok benzer şekilde vardı.Yazarın kurguyu yazarken bu esere aşırı bağlı kalması onun özgünlüğünü zedeleyen bir tutum.
5.Karakterlerin psikolojilerine neredeyse hiç yer vermemesini edebiyat açısından eksiklik olarak gördüm.
6.Kitap çok akıcı
———————————————————————
İL HALK KÜTÜPHANESİNDEN DİZİSİ - 4
———————————————————————
Uzun zamandır okumak istiyordum.. kitabı değil.. yazarı okumak istiyordum.. kısmet, bu kitaba imiş..
Geleneksel anlatıdan tamamıyle bağımsız, her yanıyla bir modern anlatım örneği teşkil eden on adet öyküden oluşmaktadır kitap.. bildiğiniz veya anlayabileceğiniz gibi, modern anlatı eserleri çoğu zaman anlaşılmakta güçlük çekilinen eserler olmaktadır.. çünkü biz okuyucular, daha doğrusu insanlar olarak, bir şeyin belli bir başı, bir ortası ve sonu olsun isteriz.. aslen bu, beynin de biraz tembellik hakkı talep etmesinden ve olayları daha az çaba sarf ederek öğrenmek istemesinden de kaynaklıdır.. şimdi kimi zaman da modern anlatıya sahip eserlerin klasik anlatıya sahip bir eserden daha fazla sevildiğini iddia edeceklerimiz de olacaktır.. fakat, bir düşünün.. O eser ile ilgili daha önce ufak da olsa bir bilgi sahibi olduğunuzu veya her ne kadar modern anlatı olarak geçse de çoğu yönden klasik anlatıya kaydığını göreceksiniz.. oysa tamamen modern bir anlatıya sahip ve hakkında pek bilgi sahibi olmadığınız bir eseri anlamakta güçlük çekersiniz.. çünkü bu eser, beyninizin düz mantığını çökertmeye çalışacaktır.. anlamayacaksınız demiyorum kesinlikle!. Güçlük çekeceksiniz diyorum..
İşte bu eser de -daha önce söylemiştim değil mi- tam bir modern anlatı örneğidir.. Bunun için de başta ben de afalladım doğrusu.. ne oluyor yahu demedim dersem yalan olur.. tabii bunda hiç şüphe yok ki Tomris Uyar'ın yazım diline olan yabancılığımın etkisi de vardır..
Tomris, önsöz yerine sayabileceğimiz giriş metninde şöyle demektedir:
" 'Halk masallarının kişileri, belli bir tarih anında, belli bir yerde yaşamış olan bir topluluğun belli fertleri değil de bir padişah, bir tüccar, bir kocakarı gibi yersiz, adsız