Her nebinin zamanında, şeriatı yürürlükte olduğu, uygulandığı gibi, kendi mânevî hallerinin üstün meziyetleriyle de donanmayı, ümmetinin seçkinlerine feyizleriyle ifade
buyururlardı. Mânevî safvet, Risalet ve Nübüvvetle ba lamı tır. Tasavvuf, şeriatların mânevî kıymetlerini kazandırıcı ve onlar ulaşmayı kolaylaştırıcıdır.
Geleneksel fıkhın, Kur'an'dan onay alamayacak tespitlerine da yanarak, günümüz hukuk sistemlerinin hırsız lık suçuna verdikleri cezaları "İslam dışı, din dışı" ilan etmek bilimsel ve İslamî bir yol değildir. O cezaların en azından pek çoğu, Kur' an'ın teşriî mantığına ve ruhuna uygunluk ba kımından geleneksel fıkıhtan çok daha tutarlı, çok daha takdire layıktır.
Öküzler bile boyunduruk altında sızlanır Kuşlar ise kafes içinde yakınır.
Benim bile hiç okumadığım ve senin de hoşlanmış gibi yaptığın bu misraları yazarken beni kibirli sayaca-ğından çekinmiyorum. 1º Demek ki, duygusal olan her şey, duyguyu elde ettiği andan başlayarak bağımlılığın kötülüğünü hissedip özgürlüğün peşinden koşar. Çün-kü insanlara hizmet etsinler diye yaratılmış olan hay-vanlar bile karşıt arzularını belirtmeden hizmet görme-ye alışamaz. Bu ne denli kötü yazgıdır ki, yalnızca ba-ğımsızca yaşamak için doğan bir yaratık olan insanı öy-lesine yozlaştırıp, ona ilk varlığının anısını ve buna yeniden kavuşma arzusunu unutturabilmiştir?