Birinin benimle olması için bana katlanabilmesi gerek diye düşünüyordum, babansa benim harika biri olduğum görüşündeydi! Oysa ben onun benim olduğumu düşündüğünden de harika olduğuna inanıyordum.
Babasının otoritesi Ercan'a, bir insanın güneşle olan bağı gibiydi. Sıcak ama yakıcı, aydınlatıcı ama kör edici... Onun sevgisini almak için, hep onun istediği gibi olmak zorundaydı. Sonra o ilk dayağı yemişti. Ve çocuk aklıyla o dayağın neyi temsil ettiğini anlamıştı. Babasına karşı çıkamazdı. Onun sevgisini kazanmak için, onun sevgisizliğine katlanmalıydı.
Sayfa 79 - - Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık, 1. Baskı·Kitabı okuyor
"Babamı hiçbir şeyle kıyaslayamam. Ben asla ama asla, aklım başımda oldukça onu üzecek ne bir şey yaparım ne de bir söz söylerim. Onu kendimden çok seviyorum. Ellen, bunu şuradan biliyorum, her gece ondan sonra da yaşamayı diliyorum dualarımda çünkü o kahrolacağına ben kahrolayım istiyorum. Bu onu kendimden daha çok sevdiğimi gösterir."
Beklenilen davranışları gösterdiği halde yine de kabul edilmeyen çocuk, onaylanan ve onaylanmayan davranışlarının ayrımını yapmada güçlük çeker. Sonunda umudunu tümden yitirir ve ana-babasının onayını sağlama çabalarından vazgeçer. Ana-baba da çocuğun gelişimine rehber olabilmek için gerekli olan denetimi elden kaçırır.