Ali Lidar – Alengirli Şiirler
Kaçırdığımız sabahlara ciddi bir özür borçluyuz
beraber uyanmadığımız bütün sabahlar
bir şey eksikti vardı yeryüzünün haberi
yanımızda başka bedenler
aklımızda başka hayaller
ama aynı güneş aynı gökyüzü
ve sen büyürken kimselerin fark edemediği yerlerde
gözlerini anlamsızca dikerken en yükseklere
durmaksızın seni düşündüğümü söylemem doğru olmaz.
**
Ama günün başka kimselere anlamlı gelmeyen anlarında
bazen onu elli geçe mesela
bazen ikiye altı kala
çorabımın tekini ararken ya da
kaç yumurta kıracağımı düşünürken tavaya
mütemadiyen seni düşündüğümü söyleyebilirim
sevgilim denmez artık uzaktaki sevgiliye
sevgilim denmez çok ayıp ama sevdiğim diyebilirim
sevdiğim belli olmaz saçma sapan bir zamanda
bir çocuk gülüşünde ya da eski bir türk filminde
farkında bile olmadan aklına gelebilirim.
**
Belki kadar kesin
ve keşke kadar imkânsız
birbirimizden uzaklaşmamız
kırılsak da tırnak uçlarımıza kadar
kırılırız elbet bunu gerektirir yaşamak.
**
lyi geceler baba... Rüyama bu sefer gel olur mu? Yıllar oldu, yüzünü hatırlamamaktan korkuyorum. Resimlerle bir nebze ama sesin nasıldı baba? Dün kitap okurken bunu düşündüm, nasıldı sesinin tonu? Büyük bir acı saplandı karnıma. Hatırlayamadım baba... N e olur bu sefer gel... Gel ve konuş benimle... Sesini unutmak istemiyorum.
Seni unutmak istemiyorum baba.
Bir gece evimde uykusuzluk nöbetiyle kıvranıp dururken sözlüğü açıp “baba” maddesini aradım. Ba’dan sonra gelen kelimeleri parmağımla takip ettim. Sonunda işaret parmağım aradığı maddede duraklayıp yavaşça aşağıya indi. “Baba,” kelimesinin tam on dört anlamı vardı sözlükte ama o anlamların bir teki bile beni avutup iyileştirmeye yetmiyordu.