9/10
·218 syf.·
2026 154. kitabı
Aşkın Simyası Mustafa Armağan Mustafa Armağan’ın Haziran 2026’da yayımlanan 50. ve son eseri "Aşkın Simyası", yazarın külliyatında apayrı bir yerde duruyor. 218 sayfalık bu çalışma, ne tam bir şehir ne de tam bir tarih kitabı, her ikisinden de beslenen özgün bir deneme kitabı... Ekseriyeti 3-5 sayfalık kısa ve akıcı denemelerden oluşan kitabı iki ana eksene ayırmak mümkün: İlki, ilahi aşk tasavvuru ve manevi rehberlerin izini süren kısım. İkincisi ise şehirler, mekânlar ve insan ilişkileri üzerinden inşa edilen o derin medeniyet ve yaşam tasavvuruydu. Kitabın dili o kadar duru ve sürükleyici ki, elimden bırakamadan 24 saat bile geçmeden bir solukta bitirdim. Metinler arası geçişler ve üsluptaki aşinalık, okuru yormadan, dingin ve keyifli bir tefekkür yolculuğuna çıkarıyor. Eserde özellikle Mevlânâ ile Muhammed İkbal arasındaki asırlık manevi bağın ve köprünün işlenişini çok başarılı buldum. Bununla birlikte yer yer Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’ne ve Risale-i Nur’a yapılan ufuk açıcı atıflar ile alıntılar metne harika bir ruh katmıştı. Genel hatlarıyla çok keyif alarak okuduğum ve beğendiğim bir kitap oldu. Belki bazı temalar ve felsefi arka plan bir parça daha derinleştirilebilirdi lakin bu haliyle de kalbe ve zihne dokunan bir eser olmuş...
Edebiyat
Aşkın SimyasıMustafa Armağan · İnsan Yayınları · 20261 okunma
8/10
·240 syf.··
2026 45. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 00:48
Kitabın üslubu gençlere hitap etmesi açısından sade ve anlaşılırdır. Gençlerin okurken sıkılmaması için cevaplar olabildiğince kısa, öz ve net tutulmuştur. Kitapta, bazen başkalarından duyduğumuz bazen de kendimizin merak edip akli bir temele dayandırmak istediğimiz sorular yer almaktadır. Kitabın içeriği hazırlanırken; yazar, ayet ve hadislerin yanı sıra özellikle Bediüzzaman Said Nursi'nin Risale-i Nur külliyatından, tefsir kaynaklarından ve aklî delillerden faydalanmıştır. Sorulan şüpheci (ateizm, deizm vb.) sorulara karşı mantıklı ve ikna edici argümanlar sunarak cevaplar vermiştir. Cevapların kısa tutulması, odak süresi az olan günümüz gençliği için büyük bir avantaj olsa da konunun felsefi ve kelâmi derinliği keşke bazı temel konular da daha geniş işlenseydi. Ancak yazar da eserin de , daha kapsamlı cevaplar arayanları ana kaynaklara yönlendirmektedir. Eğer inanç temelli sorulara pratik, akla uygun ve sıkmayan cevaplar sunan bir el kitabı arıyorsanız, faydalı bir kaynak diyebiliriz.
İslamiyet Hakkında Gençlerin 100 SorusuM. Zakir Çetin · Süeda Yayınları · 08 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi
Eyvaah eyvah aldanıyoruz.. ömür sermayesi pek az kaldı.. ölüm süraat ile bize yaklaşıyor.. ölüm sekaratı bizi uyandırmadan evel uyanmalıyız.. o halde yol azığını hazırlayıp, yola çıkmaya hazır olmalıyız .. Mesnevi-i Nuriye
Mesnevi-i NuriyeBediüzzaman Said Nursî · Söz Basım Yayın · 20033,467 okunma
Puan vermedi·992 syf.··
2026 2. kitabı
·
159 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 00:00
Genel olarak çok güzel ELHAMDÜLİLLAH. Mektupların olduğu yaklaşık 200 sayfalık bölümü okumadım. Çünkü okuduğum bazı mektuplarda yapılan savunmaları naçizane anladığımı düşündüm. Özellikle imanı kuvvetlendirmek adına 7.şua (Ayet'ül Kübra ) mutlaka okunmalıdır. Vesselam.
Din
ŞualarBediüzzaman Said Nursî · Söz Basım Yayın · 20123,154 okunma
10/10
·472 syf.·
2026 151. kitabı
Gönülleri Fetheden Adam EDDAİ Necati İlmen Necati İlmen’in kaleme aldığı "Gönülleri Fetheden Adam: EDDAİ", salt bir biyografi kitabı olmanın çok ötesine geçen, arkasına aldığı güçlü tarihî rüzgârla okuyucuyu derin bir yolculuğa çıkaran muazzam bir dönem romanıdır. Eser, 472 sayfa gibi oldukça hacimli ve kalın bir yapıya sahip olmasına rağmen, yazarın üslubundaki akıcılık sayesinde sayfaların nasıl aktığını fark ettirmiyor ve okuyucuya son derece keyifli bir anlatım sunuyor. Romanın temel odağında, Üstad Bediüzzaman Said Nursî hazretlerinin hayatı ve onun ilmek ilmek dokuduğu ölümsüz eseri Risale-i Nur külliyatı yer alıyor. Kitap, onun ömrünü adadığı imân davasını ve bu uğurda çektiği çileleri merkezine alırken, bu mübarek hayatı en ince ayrıntısına kadar, son derece detaylı ve kapsamlı bir anlatımla okuyucuya aktarıyor. Eseri biyografik muadillerinden ayıran en ilginç ve hoş düşünülmüş özelliklerinden biri kurgu tekniğidir. Roman, biyografik bir çizgide ilerlese de aslında otobiyografik ve kurgusal bir döngüye sahip. Hikâye, bir sahaf dükkanında Risale-i Nur’un bizzat konuşmaya başlaması ve oradaki diğer kitaplara Bediüzzaman Said Nursi hazretlerini anlatmasıyla açılıyor. Romanın sonunda ise hikâye yine aynı sahaf sahnesine geri dönüyor ve Risale-i Nur konuşmasını bitirip susuyor. Bu metaforik anlatım, kitaba harika bir derinlik katmış. Ayrıca romanda mekanların ortaklığı üzerinden yapılan zaman geçişleri de çok başarılı bir şekilde kurgulanmış. Mekan aynı kalırken, zamanın bazen geçmişe bazen de Bediüzzaman Said Nursi hazretlerinin son dönemlerine kayması, iki farklı devrin aynı dekor içinde iç içe işlenmesini sağlıyor ki bu da anlatıyı sıradanlıktan tamamen uzaklaştırıyor. "EDDAİ", içinde buram buram tarih barındıran, olayların kronolojik ve şeffaf bir şekilde ele alınmasıyla öne çıkan bir romandır. Roman
Edebiyat
Gönülleri Fetheden Adam EDDAİNecati İlmen · Sueda Yayınları · 201955 okunma
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 165. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 00:00
"NUR DEDE" "Bediüzzaman bize birer parça kuru üzüm verdi. Dikkatle haline bakıyordum. Son derece sakin ve soğukkanlıydı. Etraftaki dağları ve gölü seyrediyordu parmakları ince uzundu Sanki içinde elektrik yanıyor gibi pırıl pırıl parlıyordu." Hiç düşündünüz mü, bir insan nasıl olur da sadece kendi ailesinin değil, tüm insanlığın dedesi olmayı başarır? Nasıl bir yürek gerekir ki herkese seslenebilsin, herkesle halleşebilsin ve sevgiyle herkese ulaşabilsin? Bediüzzaman Said Nursî’nin hayatına ve manevi dünyasına samimi bir yolculuğa çıkarıyor, bizi yazar. Öyle bir büyük insan ki, onun için "bizim" ve "onlar" diye bir ayrım yok. Onun gönlü, sadece bir aileye değil, bütün bir ümmete, hatta tüm insanlığa açılmış. Hayatı boyunca tek bir gayesi olmuş: İnsanların imanlarına hizmet etmek. Ne mal mülk derdi, ne makam mevki... Onun için asıl zenginlik, gönüllere dokunabilmekti. İnsanların bu dünyada huzur bulması, ahirette ise kurtuluşa ermesi için gecesini gündüzüne katmış. Herkese ulaşmaya çalışmış, kimseyi ötekileştirmemiş. "Benimkiler" dememiş, "Hepimiz" demiş. Maneviyat büyüklerini anlatmak bazen zor olabilir. Ağır bir dille anlatıldığında, anlamakta zorlanabiliriz. Ama bu eser, onu çok seven bir gönülden çıkmış. Öyle bir üslup ki, sanki dedemizle sohbet ediyoruz. Sanki o büyük zat, karşımızda oturmuş bize nasihat ediyor. Çünkü onun hayatı, hepimize örnek. Çağımızın bencillik ve yalnızlık girdabında, herkesi kucaklayabilen bir yüreğin mümkün olduğunu gösteriyor. Gösteriyor ki, sevgi sınırsızdır, merhamet tükenmezdir. O, hepimizin dedesi. Sadece birilerinin değil. Ve onu tanımak, hayatımıza yeni bir pencere açmak demek. Kitapla Kalın.
Edebiyat
Nur DedeMehmed Paksu · Folıant Yayınları · 2026149 okunma