Kendi açımdan zaman kaybı!!!
5/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 43. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 06:44
Herkese merhaba Bukowski’nin Büyük Zen Düğünü isimli kitabını, çoğu yerde midem bulanarak okumaya çalıştım. Kısaca bahsetmem gerekirse benim açımdan zaman kaybı oldu. Kitabı büyük bir merakla okumaya başladım ama açıkçası beklentimi karşılamadı. Anlatım zaman zaman gereğinden fazla dağınık geldi ve vermek istediği mesajlar bana çok yüzeysel hissettirdi. Zen felsefesinin derinliğini yansıtmak yerine sürekli aynı düşüncelerin etrafında dolaşıyor gibiydi. Karakterlerle bağ kurmakta zorlandım, hikâye de beni içine çekemedi. Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan güçlü bir duygu ya da düşünce olmadı. Farklı bir deneyimdi ama benim için etkileyici bir okuma olmadı.
Büyük Zen DüğünüCharles Bukowski · Metis Yayıncılık · 1999545 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2026 36. kitabı
Size "nankör müsünüz?" desem, elbette hayır diyeceksiniz. Ama bu kitabı okuduktan sonra, galiba ben de biraz nankörmüşüm diye düşüneceksiniz. Çünkü öyle farklı bir bakış açısı sunuyor ki bize yazar, insanın kendinden utanmasını, sorgulamasını sağlıyor. Bir yumru oturuyor resmen boğazınıza bitirince. Ustalıkla işlenmiş bir duygusallık ve ders niteliğinde alt metinler... Aile kavramı -özellikle ebeveynlikle- ilgili muhteşem tespitler var kitapta. O kadar çok altını çizdiğim ve üzerine durup düşündüğüm sözler oldu ki. David'in annesi Mercedes öğretmendir ve tayini bir köye çıkar. Hem yapısı gereği mesafeli olduğundan hem de iş yoğunluğundan David ile yeterince vakit geçiremez. Bu sebeple "sağır" olan ve köyde hakkında birçok dedikodu çıkmış olan Emerita hanımı kendisine yardımcı olması için yanına alır. Zaman içinde Emerita ve onun Curro'su arasında (David'e bu şekilde seslenir) inanılmaz bir bağ gelişir. Emerita'nin hikayesini kendi yazdıkları notlarından, David'in hikayesini ise kendi dilinden okuyoruz. Bir çocuğun gözünden büyümeyi ve ebevenyleri okumak çok etkileyiciydi. Emerita ise bambaşka bir yerden vurdu beni. Sakin ve duru bir anlatım ile nasıl bu kadar güçlü duygusallık verilir, inanamadım. Kültürel olarak çok benzer noktalarının olduğunu da düşündüm aynı zamanda. Velhasıl benim için son zamanların en duygu yüklü okumalarından oldu. Sizlere de yürekten tavsiye ediyorum. Keyifli okumalar dilerim...
1000Kitap
NankörlerPedro Simón · İnkılâp Kitabevi · 202610 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·55 syf.··
2026 51. kitabı
Ermiş, El Mustafa adlı bir bilge adamın, on iki yıl boyunca kaldığı Orphalese şehrinden ayrılıp memleketine dönmek üzere gemisini beklerken halkla yaptığı son sohbetleri anlatıyor. Halil Cibran, aşk, evlilik, suç, ceza, özgürlük ve ölüm gibi insana ve yaşama dair yirmi altı farklı kavramı zamansız birer vaaza dönüştürüyor. Şiirsel ve mistik bir dille kaleme alınan bu eser, insanın kendi içindeki tanrısal özü keşfetmesine ve hayatın derin hakikatleriyle bağ kurmasına rehberlik eden edebi bir kılavuz niteliği taşıyor.
ErmişHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202385,2bin okunma
Sabahattin Ali'nin Gözünden Anadolu ve Anadolu İnsanı
8/10
·128 syf.··
2026 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2026 00:00
Sabahattin Ali’nin öykülerinde Anadolu’yu ve oranın insanını okumak, benim için sadece edebi bir yolculuk değil; adeta o toprakların kokusunu, tozunu ve sızısını iliklerine kadar hissetme deneyimi oldu. Yazarın her bir metinde insan psikolojisinin en kuytu köşelerine sızması, bunu yaparken de toplumsal adaletsizlikleri tokat gibi yüzümüze çarpması inanılmaz etkileyici. Karakterlerin o çaresizlikleri, verdikleri o sessiz hayatta kalma mücadeleleri ve sistemin katı çarkları arasında nasıl unufak oldukları satır aralarında öyle bir canlılıkla anlatılmış ki, insan her öykünün sonunda derin bir sessizliğe gömülmekten kendini alamıyor. ASFALT YOL Sabahattin Ali’nin bu öyküsünü bitirdiğimde boğazımda gerçekten çok ağır bir düğüm kaldı. Hani hayatta bir şeyi çok istersiniz, bütün kalbinizi, tüm iyi niyetinizi ortaya koyarsınız da sonunda o canla başla yaptığınız şey dönüp en çok sizi vurur ya; işte tam öyle bir hikaye bu. Okurken sadece sıradan bir yol yapım hikayesi değil, idealist bir insanın o temiz hayallerinin sistemin çarkları arasında nasıl paramparça olduğunu izledim resmen. Öğretmen köye ilk geldiğinde içi umutla, enerjiyle dopdolu. Kendisinin de köylü kökenli olmasıyla gurur duyuyor, hatta dürüstçe "içimde yabancı bir yere gidiyorum hissi yoktu" diyor. Buradaki psikoloji aslında hepimize çok tanıdık: "Ben onlardan biriyim, beni anlarlar, bağ kurabiliriz." Bu inanç, öğretmenin hayattaki en büyük dayanağı aslında. Kamyonun o bozuk yollardaki sarsıntısından sersemlemiş olsa bile, kafasında köylüyle kuracağı o sıcak köprü var. Ama daha ilk günden muhtarın o umursamaz bir tavırla "beş on gün dinlen hele" demesiyle, o aşılmaz soğuk duvarı ilk kez hissetmeye başlıyoruz. Köylü için okul ya da eğitim hayati bir ihtiyaç değil, sadece hayatın (harmanın, tarlanın) arasında
Edebiyat
Yeni DünyaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202533,7bin okunma
Kedilerin bu kadar değerli olduğunu bilen kişiler için...
7/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
Makoto Shinkai ve Naruki Nagakawa’nın kaleme aldığı Kadın ve Kedi, büyük şehrin kalabalığı ve koşturmacası içinde derin bir yalnızlık yaşayan, kendi ayakları üzerinde durmaya çalışırken yıpranan dört farklı kadının hikayesini anlatıyor.. Kitabın en büyüleyici yanı, bu hikayelerin sadece kadınların değil, yollarının kesiştiği ve kendilerine arkadaş olan kedilerin de bakış açısıyla, onların iç sesinden aktarılması olmuş. ​İş hayatının zorlukları, kırılmış hayaller ve yalnızlıkla boğuşan bu kadınlar, sokaktan kurtarıp eve aldıkları kedilerle sessiz ve derin bir bağ kuruyorlar. İnsanlar o kedileri sokaktan kurtardıklarını düşünürken, aslında kediler de karşılıksız sevgileri ve huzurlu halleriyle bu kadınların yaralı ruhlarını iyileştiriyor ve onları hayata yeniden bağlıyor. ​Hikayeler, modern dünyada kaybolmuş hisseden insanların kendilerini bulma çabasını ve bir canlının sevgisinin insanı nasıl dönüştürebileceğini anlatan, sıcacık ve umut dolu bir dostluk hikayesi gibi. İçten ve samimi çok beğendim.
Kadın ve KediMakoto Shinkai · Athica Yayınları · 2025393 okunma
8/10
·420 syf.··
2026 10. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 02:24
Hayvanlaşan İnsanHayvanlaşan İnsan Émile Zola – Hayvanlaşan İnsan: İçimizdeki İlkel Canavarın Anatomisi ​Giriş: İnsanın Özündeki Vahşet ​İnsan dedikleri canlı, zaten başlı başına bir hayvan değil midir? Bizleri medeni gösteren maskelerin altında, sadece ortaya çıkmayı bekleyen ilkel ve hayvani içgüdüler yatar; tıpkı kendi çıkarlarımız uğruna bir başkasının canına kıymak gibi. Émile Zola'nın bu eseri incelenirken, hikayedeki olay örgüsünden önce bu felsefi altyapıyı ele almak gerekir. Romandaki hemen her karakter, içten içe birinden intikam almayı düşünüyor ya da öldürme isteğiyle yanıp tutuşuyor. Hikayemiz gayet sakin başlarken, Roubaud’nun, karısı Séverine’in küçükken üvey babası tarafından tecavüze uğradığını öğrenmesiyle büyük bir kırılma yaşanır. ​Gelişme: Gurur, Arzular ve Raydan Çıkan Hayatlar ​Bu noktada Roubaud’nun verdiği tepki oldukça dikkat çekicidir. Roubaud, bu durumu karısının çocuk yaşta uğradığı bir trajedi olarak görüp ona şefkat göstermek yerine, tamamen kendi erkeklik gururuna ve mülkiyet hakkına yapılmış bir saldırı olarak algılar. Karısının istismara uğramasını adeta bir aldatılma, bir "boynuzlanma" gibi düşünmesi, içindeki ilkel mülkiyetçi öfkeyi tetikler. Bu hastalıklı gurur, Séverine'in üvey babası olan Başkan Grandmorin’in öldürülüp tren raylarına bırakılmasıyla geri dönülemez bir şiddet sarmalına yol açar. Olay, diğer bir karakterimiz olan makinist Jacques’ın cesede tanık olmasıyla devam eder. ​Jacques, içindeki büyük öldürme arzusuyla yanıp tutuşan bir adamdır ve bu vahşi sahne onun içindeki arzuları tekrar uyandırır. Onun bu karanlık dürtüsü genellikle kadınlara yöneliktir; onlarla yaşadığı herhangi bir birliktelik sırasında onları boğma ya da göğüslerine bıçak saplama isteğiyle yanıp tutuşur. Ta ki Séverine’i görene kadar... Jacques, Séverine’i gördüğünde ona aşık
Hayvanlaşan İnsanEmile Zola · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,960 okunma