Bugün Orhan Kemal’den bir kitapla geldim
72. Koğuş gerçekten insanın içine oturan bir kitap..
Hani böyle okurken “ay çok üzüldüm” deyip geçemiyorsun, içinden bir şey eksiliyor gibi oluyor.
Orhan Kemal öyle büyük büyük cümleler kurmuyor, kimseyi kahraman yapmıyor. Sadece o koğuşun kapısını açıyor ve “buyurun, bakın” diyor. Açlık var, çaresizlik var, gurur var… Ama en çok da insan olma mücadelesi var. Açlığın insanı nasıl değiştirdiğini görmek beni en çok sarsan şey oldu. Bir lokma ekmek için verilen mücadele insanın içini acıtıyor gerçekten.
Şunu düşündüm okurken: Bu insanlar kötü değil ki… Sadece şartlar kötü. İnsanın onuru ne kadar dayanabilir? Açlık karşısında herkes aynı kalabilir mi? Kitap bitti ama o sorular kalıyor.
Kısacık bir kitap aslında ama etkisi hiç kısa değil. Okuduktan sonra bir süre başka kitaba geçmek istemedim ben. Hâlâ bazı sahneleri aklıma geliyor.
Gerçek, sert ama çok samimi bir hikâye. Eğer insanı anlatan, iç burkan ama bir o kadar da gerçek metinleri seviyorsan, bunu mutlaka oku derim. Ben gerçekten iyi ki okudum
#cansununkitapligi #orhankemal #72.koğuş #okudumbi̇tti̇ #kitap
72. KoğuşOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20247,5bin okunma
Dark rom okumayı özlemişim bayadır ara vermiştim iyi geldi
Bir günde bitiridim soluksuz okudum başta sinir olsam da sonu güzeldi
Darkrom okumayı seviyorsanız kesinlikle bakın derim güzeldi
Günaha DavetPenelope Douglas · Dex Kitap · 2023784 okunma
Hepinize günaydın ballarım.Bugün çoğu kişinin yani okuduğunu gördüğüm çoğu kişinin beğenmediği bir kitabın incelemesini yapacağım.Öncelikle bu kitap da eleştireceğim çok şey var.Yani benim gibi insanın bile beğenmediği bazı şeyler oldu.Bunların en önemlisi ile başlıyorum.
Benim şuan elimde olan kitap Caraval Holiday Edition ile gelen Spectacular.Bu kitabın yurt dışında zaten iki baskısı var.Birisi benim elimde olarak diğeri de ilk baskı yani kapağında yeşil çizgiler de olan.Bilmiyorsanız yurt dışındaki iki baskıda da karton kapak seçeneği yok.Yani ikisi de exclusive edition dediğimiz ozel baskıyla geliyor.Elimdeki baskıyı anlatacak olursam normal kitap uzunluklarından biraz daha uzun bir baskı,şömizi oldukça kaliteli ve iç kapağı oldukça kalın bir kartondan yapılmış.Sayfaları bizim normal sayfalarımızın üç katı kalınlıkta.Yan baskısı da kırmızıya boyanmış.Turkiye baskısına gelecek olursak ciltli seçeneği yok ve sayfaları oldukça ince.Yani gerçekten de bu kadar ozensiz bir baskı bizlere hiç yakışmıyor.Ozellikle de Dex gibi pahalı bir yayinevinden çıkmışsa.Ayrıca asıl sinirimi bozan nokta Dex'in kapağı satın almayip aynısını yapmaya çalışması.Yani bunu aynı yayinevinden çıkan baska kitaplarda da çok gordum.Kapağı alacak kadar paranız yok desek tüm kitaplarinizi piyasadaki degerinin çok ustunde satiyorsunuz.Bu para nereye gidiyor ya?
Dex çoğu okurun bağımlı olmak zorunda olduğu bir yayınevi cunku yurt dışında populer olan çoğu kitap bu yayinevinden çıkıyor.Ama bağımlılığımız ve sevgimiz bu kitapta da gordugunuz gibi husranla sonuclaniyor.Biraz ozenseler eminim çok guzel şeyler çıkacak.Paraya para demiyorsunuz ancak su yaptığınıza bakın.
Bu kitap ile ilgili eleştirmek istedigim bir baska şey Tella'nın kişiliğinin biraz karıştırılması.Gerçekten Tella bir kitaba gore
Jack London diyerek başlayıp, Martin Eden diyerek devam etmiyeceğim çünkü Jack LONDON denilince Vahşetin Çağrısı ve Beyaz Diş gibi eserleriyle, vahşi bir hayvanın gözlerinden kah üzülerek kah sevinerek serüven yaşattığı hikayeler bende en çok etki bırakanlardı. Bunu yapabilen elbette bir çok yazar var lakin bu empati dilini bu kadar iyi kullananını daha okumadım bilmiyorum.
Gelelim Adem'den Önce kitabımıza.
Açıkçası evrim teorisi hakkında kulaktan duyma ve makalelerden öteye geçmeyen bilgiye sahibim. Başka bir yazar buna benzer bir eser kaleme alsa muhakkak "sen Darwinleri savundun!” eleştirisi alması günümüzde muhtemel. 1900’lü yıllardaki dar toplumsal görüş göz önüne alındığında (bakın burası çokomelli!) "Maymun" yakıştırması yapılmadan, ağaç veya ateş insanları şeklinde sınıflara bölünerek sunması hikayeye ön yargı ile yaklaşılmaması adına güzel bir incelik olmuş.
Konu olarak ilk insanların önce barınabildikleri, beslenebildikleri ve yavaş yavaş iletişime geçerek bir sürü halinde toplumu meydana getirdikleri serüveni okura gülümseten ve düşündüren bir şekilde sunuyor.
En beğendiğim eserleri arasında yer almadı ama okuması keyifliydi.
Kitabımızın asıl olayı, bir katille FBI ajanı arasındaki aşk; av-avcı tropunun bir çeşit varyasyonu anlayacağınız. Genelde konusunu anlatarak incelemeye giriş yapardım ama hem olaylarla hem de karakterlerle ilgili o kadar az şey biliyoruz ki bu sefer fazla uzatamayacağım.
Lana Myers, geçmişinde abisi ve babasını da içeren ve okuyucunun henüz giriş kitabında öğrenemediği bir trajedi yaşıyor. Anladığım kadarıyla işin içinde cinsel suçlar da var. Yıllar sonra ise kızımız kendini toparlayarak onlara bu kötülüğü edenleri avlamaya başlıyor. Ama kısmet ya, tam da diğer vakaların arasında onunkine de bakan bir FBI ajanıyla bir anda yakınlaşmaya başlıyor.
Ki zamanlama bana oldukça tuhaf geldi çünkü Lana, başına gelen olaydan on koca yıl sonra intikam almaya başlıyor ve o kadar vakit varken ajanla henüz iş üstündeyken bir ilişkilerinin olmaya başlaması bana kalırsa kesinlikle fazla tesadüfi bir durumdu.
Bakın, kitap 160 sayfacık, puntosu gayet iyi. Bölüm başları hem yarım sayfa hem de Albert Einstein'ın sözleri ile başlıyor. Sonunda ise bir sayfalık boşluk var. Yani acayip derecede kolay ve hızlı okunan bir kitap.
Yazım dili çok düz, konusu ise hiç derin değil. Zaten ortada birilerini öldüren bir kadın karakter ve bir ajanla yaşadığı tuhaf ilişki dışında herhangi bir şey de yok. Yani ancak kafa dağıtma ya da RS'yi atlatma amacıyla okunacak türden bir roman bu.
Yine de... Yaşınız yetiyorsa okuyun elbette çünkü içinde smut var. Bu yüzden de 18 yaşın altındaysanız zaten Mindf*ck 1: Risk 'tan uzak durmalısınız.
Bu kitap serinin ilk kitabı ama yeniden söylüyorum, her şey o kadar belirsiz ki yazar okuyucuya hiçbir bilgi verme zahmetine girmemiş. Ne ana karakterlerin ne de kötülerin geçmişini biliyoruz. Lana'nın tüm bu intikam silsilesine girişmesine neden olan olay bile bize
Çocuk kitaplarını okumayı çok seviyorum :))
Bu kitabı bkmkitaptan indirimdeyken almıştım. Doğum ve ölüm kavramlarını çok güzel işlemiş,hem çocuklar hem yetişkinler için keyifli bir kitap olmuş.
Hayatınızdaki en önemli kadına ve erkeğe iyi bakın:)) ve bavulunuzu kimseyle kıyaslamayın