İçimde her şeyi susturup, nihayet kendi sessizliğime alıştığım bir anda, hayat sanki özellikle seçilmiş gibi bir an getiriyor önüme.. Tek bir bakış, tek bir cümle… Ve ben, unuttuğumu sandığım her şeyin aslında sadece beklediğini anlıyorum...
İnsan ve Duygular
Kişisel
Kendimiz olmayı nasıl bulabiliriz ki sanki her olay karşısında kendime olan bakış açım bile değişiyor sabit sandığım fikirlerim bile değişiyor. Tam olarak biz kimiz ?
Reklam
Sonra bir şey oluyor, değişiyorsun. Dünyaya bakışın, insana bakışın, eşyaya bakışın değişiyor. Kelimeleri kısaltıyorsun, insana inanmayı azaltıyorsun, eşyaları sadeleştiriyor-sun. Kalabalıktan kaçıp, oluşturduğun minimal hayatı tercih ediyorsun. Kendi halindeliğin dışında bir hayatı istemiyorsun. Süsün ardındaki çirkinliği gördüğün için, gösterişsizliğin çerçevelediği saf güzelliğin peşinden koşuyorsun. Bir şeyler oluyor ve artık o eski sen olmuyorsun...
Bazen sadece bir bakış, bir varlık, bir jest yeterli, dostluğun doğması için, bizi geri tutan ve korkutan farklılıkların ötesinde. Zamanın asla silmediği bir yüzün anısının iz bırakılması için uzatılmış bir el yeterli.
Okumak bazen bilgi edinmekten çok, bakış açısı kazanmaktır. Felsefe okuyana filozof, tarih okuyana tarihçi, roman okuyana hayalperest diyenler her zaman olacaktır. Siz yine de okumaya devam edin. Çünkü faydalı olan her kitap, insanın dünyasını biraz daha büyütür ve genişletir. > 📚 Kitapların Yansıması
Hayata Dair
Kendini göstermek hastalığı, modern psikolojide ve sosyolojide genellikle narsisizm, teşhircilik sosyal anlamda veya onaylanma bağımlılığı gibi kavramlarla ilişkilendirilir. Günümüz dijital dünyasında bu durum, bireyin kendi varlığını sadece başkalarının bakış açısı ve beğenisi üzerinden tanımlaması haline dönüşmüştür.
Şiir
Reklam
Reklam