DANTE'NİN YOLCULUĞU
(..) Öncelikle şu konferans tanıtım afişlerinde gördüğünüz ibarenin muhasebesiyle başlayalım: “Dante’nin Yolculuğuna İslâmcı Bakışta Bir İlk!” Kimdir Dante Aligyeri? Ve nedir Dante’nin yolculuğu? Niçin ona İslâmcı bir bakışa lüzum var? Ve neden bir ilk? Aslında benim için “Dante’nin yolculuğu”, bu konferansın mevzuunu tanımlamak için yeterli bir kavramdı. Ama genel atmosferi düşününce, hani bize “Yunanlılar’a niye bakıyorsunuz, biz ki Türk’üz” diyenleri hatırlayınca, “Dante’nin yolculuğuna İslâmcı bakış” vurgusunu gerekli gördük. Ve sevgili Akademya yetkilileri, bu bakışın bir ilk olduğunu ihtar etmenin de lüzûmunu hissetmiş olacaklar.
Selim Gürselgil, (I. Dönem, Sayı 8, Ekim 1997) DANTE'NİN YOLCULUĞU -I-, (31 Ekim 1997 tarihinde Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde verilen konferans metnidir.)
Akademya Yazıları
.... haz vermeden haz alamayacağını, her jestin, her okşayışın, her dokunuşun, her bakışın, ne kadar küçük olursa olsun vücuttaki her köşenin kendine özgü bir gizle donatıldığını, bu gizi keşfetmenin keşfeden kişiyi mutlu kılacağını öğrendi Kamala'dan.
Reklam
Gözle görünen dünya sürekli bir uyarıcıdır: Her şey bakışın oluşturduğu şeyin figürünü ya da kabartısını ele geçirme içgüdüsünü uyandırır ya da besler.
nereye yürüdüysem bakışın, duruşun, sesin anladım; söndürmeliyim tutuşan yüreğimi kendimi yakmış olurum yakarsam bu şehri çünkü sen her şeyinle bendesin
Alıntı
Nihân kıldı gözlerin bana kapılarını Oysa ben gözlerinden varırdım yüreğine Her bakışın bir damla âb-ı zindegân idi Hicranlı her gülüşün bin yıllık figân idi
Sayfa 34·Kitabı okuyor
İslam ve Sosyalizm
İslâm’ın özünde sosyalizmin talep ve iddialarını mündemiç bir din olduğu, İslâm ile sosyalizmin arasında neredeyse tarihsel köken ve sosyal adalet prensipleri neticesinde bakışımlılık ilişkisinin varolduğu sosyalistlerin en büyük propaganda imkânlarından birini teşkil ediyordu. Zekât dayanışmayı, faize karşı olmak sermayeye karşı dinin tavrını ortaya koyarken bunların sosyalistlerin de talepleri arasında yer alıyor olması adeta İslâm ve sosyalizm arasındaki ilişkiyi otomatikleştiriyordu. Mütareke zamanına karşı İslâma bakışın, sosyalistlerin propaganda çerçevesinin buna benzer olduğunu söyleyebiliriz.
Sayfa 878·Kitabı okuyor
Düşünce
Reklam
Reklam