Luigi Fabbri - İnceleme
Puan vermedi
Lenin'in devrimden sonra yazdığı bir eser, kısa bir süre önce Avanti! tarafından yayınlandı ve başlığı devrim ile devlet arası ilişkiler sorununun kapsamlı bir şekilde ele alınacağını vaat ediyordu. Ancak güçlü bir hayal kırıklığı yaşadığımızı itiraf etmek isteriz. Lenin'in kişiliği tarihe ateşli harflerle kazınmış olarak kalacaktır. O ve partisinin üç yüz milyon nüfuslu bir ulus üzerinde iktidara yerleşmesinden bu yana geçen üç yıl bile, bir gün en ünlü tarihsel isimlerle yan yana anılacak olan bu adamın maddi ve manevi enerjisine tanıklık etmek için yeterli olacaktır. Ancak bize öyle geliyor ki, onun savunucuları, efendilerini yüceltme hususunda, onu "büyük bir sosyalizm teorisyeni" olarak sunarken şu ana kadar hataya düşmüşlerdir. Sadece Rusça olarak yayınlanan ve henüz İtalyanca ya da Fransızcaya çevrilmemiş önceki eserlerine bir atıfta bulunulmadığı sürece, şimdiye kadar [İtalyanca ya da Fransızca olarak] yayınlanan her şey Lenin'in güçlü bir polemikçi olduğunu, Marksizmin metinlerini nasıl kullanacağını bilen ve onlara istediğini söyleten biri olduğunu, lafını esirgemeyen, tartışmada olduğu kadar hakarette de yetenekli bir yazar olduğunu göstermektedir; ancak kendi fikirlerinden, parlak bir genel vizyondan ve kurak, Marx, Mazzini ve Bakunin'in yazılarını her zaman canlı kılan o iç ateşten mahrumdur. Ayrıca tarihsel ve sosyolojik kültürü (en azından şu ana kadar okuduklarımızda) geniş ve derin görünüyor, elbette, ama sadece Marksizmle ilgili olanlar açısından. Başka hiçbir şey onun için var değil gibi görünüyor. Bazıları onu Marx'ın bir devamı olarak görmek istemiştir. Ne büyük bir hata! Marx'ın sadece daha az hoş yönlerine, vahşi dışlamacılığına, kendisi gibi düşünmeyen herkese duyduğu kızgınlığa, dilinin kabalığına, rakibini ironi ve alaycılıkla alt etme
Kitap
Devlet ve DevrimVladimir İlyiç Lenin · Alter Yayınları · 20151,043 okunma
Son Ada kitabı neden kötü bir kitaptır?
3/10
·196 syf.··
2020 81. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 30 Haziran 2020 14:44
YouTube kitap kanalımda Son Ada kitabını okumadan ölebilirsiniz dedim: ytbe.one/dR12B0gIkhg Livaneli'ye hak ettiği değerden fazla değer verip onu putlaştırıyor musunuz? Livaneli'nin kitaplarından bazılarını hiç sevmemenize rağmen sırf başka okurlardan tepki almamak için diyeceklerinizi içinize mi atıyorsunuz? O zaman gel vatandaş gel, burada korku ya da kimin bana ne diyeceğinin umursanması yok, sadece Livaneli kitabı incelemesi var. Senin de Livaneli hakkında olumsuz düşüncelerin varsa bütün düşüncelerini yorumlara yaz. Kimseden çekinme. Kimsenin senin nasıl düşüneceğini ve nasıl konuşacağını yönlendirmesine izin verme. Survivor'da sanki dokunulmazlık oyunu kazanmış gibi Türk Edebiyatı'nın dokunulmaz dehası olarak nitelenen, dokunduğun zaman da ateşli Livaneli fanlarının mesnetsiz bir şekilde "akıcı ve sürükleyici" olduğunu söylemelerinden başka bir şeyiyle savunulamayan şu bizim Livaneli'den bahsediyorum. Öncelikle bilenler bilir, bu sitede incelemelerimle konuşurum, boş gevezeliklerle zaman kaybetmem. Eğer yazdığım eleştirilere tartışmacı bir üslupla değil, eleştirilerini mesnetlendirerek mantıklı ve edebi antitezler yazabiliyorsan kapımız her zaman açık. Mesela hala kendisinin Huzursuzluk kitabı hakkında yaptığım incelememdeki eleştirilere 1 (yazıyla bir) adet bile antitez gelemedi: #52088163 Demek ki ortada hastalıklı bir putlaştırma, yazar fetişleştirme ve birilerinin dokunulmaz olarak görülüyor olma sorunu var ve bu sorunu çözmemiz gerekiyor. Sadece 5-10 dakikanızı ayırmanız yeterli. Bakın ben nasıl dokunuyorum ve duymaktan hoşlanmayacağınız şeyler söylüyorum şimdi... Yazarın da kabul ettiği üzere distopya türüne ait Son Ada hakkındaki eleştirilerimi duymadan önce bir kullanıcı adıma bak istersen... Bu siteye
Edebiyat
Son AdaZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201362,2bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·592 syf.··
2018 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2018 22:16
Anarşist Teorisyen Kropotkin bu otobiyografide hayatının devrimsel nitelikteki önemli dönemlerini anlatmaktadır. Eserde Kropotkin, kendi teorileri üzerine konuşmaktan ziyade hayatının kesin dönemeçlerini fazla ayrıntıya kaçmadan ifade etmiştir. Kendi hayatının anlatımında ise özellikle çocukluğuna ve babası ile ilişkilerine yoğun şekilde yer verdiğini görmekteyiz. Bu benim için özellikle faydalı oldu çünkü; anarşizm görüşüne kendine adayan bireylerin genellikle babalarıyla alakalı bazı refleks tutumlar geliştirdikleri ve refleksler sonucu devlet yapısına karşı birtakım tavırlar geliştirdiklerini yıllardır gözlemlemekteydim. Kropotkin için de benzer bir tutum gelişmiş, küçük yaşta annesi ölen Kropotkin'in bakımı ile evinin hizmetkarları ilgilenmiş, bu ilgi kropotkinin dimağında bir sevgi oluşturmuş, hizmetkarlarına duyduğu güven ve sevgi onların toplumsal statülerini sorgulamasına ve babasının bu hegomonyadaki "baskın efendi" tavrına içsel tepki göstermesine sebep olmuştur. Kropotkin, aslen prens'lik hakkı bulunan, kendi döneminin az sayıda üstdüzey soylusundan birisidir. Kendi konumu gereği çağına göre üstdüzey sayılabilecek askeri bir eğitim almış, daha sonra ise bilimadamı olma yolunda ilerlemiştir. Kropotkin'in en sevdiği uğraş bilim'dir. Kropotkin'in bilimadamı tavrı bu açıdan tüm özelliklerinin üzerindedir. Bu tavır, Kropotkin'in emsallerinden çok daha nazik bir yapıya bürünmesine sebep olmuştur. Misalen oldukça sert mizaçlı ve aksiyoner bir anarşist olan Bakunin ile Kropotkin aynı hapishaneye farklı dönemlerde mahkum olarak düşmüş, Kropotkinin hücrede geçirdiği mahkumiyeti, Bakunin, tüm gün ayakta durarak ve elleri duvara zincirli halde tam iki yıl yaşamış, buna rağmen Bakunin daha da sertlerşirken, Kropotkin zihinsel ve bedenen bu şartları
Bir Devrimcinin AnılarıPyotr Kropotkin · Agora Kitaplığı · 201522 okunma