Cemiyet kalıpları sizi benimseyemez. Lâflarınızı bir damla bal halinde, mekteplerdeki okuma kitaplarına alırlar da, şahsınızı, iğneli bir arı gibi havluyla pencereden dışarıya atmak isterler.
Nasıl ki yıldız böceği kendi ışıkçığına itimat eder, gecenin hadsiz zulümatında kalır. Bal arısı, kendine güvenmediği için gündüzün güneşini bulur. Bütün dostları olan çiçekleri, güneşin ziyasıyla yaldızlanmış müşahede eder. Öyle de kendine, vücuduna ve enaniyetine dayansan yıldız böceği gibi olursun. Eğer sen, fâni vücudunu, o vücudu sana veren Hâlık’ın yolunda feda etsen bal arısı gibi olursun. Hadsiz bir nur-u vücud bulursun.
Utanç, kalpteki bir arı kovanı gibidir. Kovana çomak sokarsanız içinden gizli öfke, aşağılık duygusu ve birtakım yaralar fışkırır. Ancak nazikçe yaklaşırsanız bal elde edebilirsiniz. Yine de yaklaşımınızı kontrol altında tutamıyorsanız, en iyisi bu kovandan uzak durmaktır.