Hikayelerin inatçı bir cazibesi vardır. Film, haber ve roman­lardan aldığımız kalıcı hazzı; fıkra, dedikodu, balad ve reklamlara tiryakiliğimizi; tarih, biyografi, fantezi ve rüyalara yönelik daya­nılmaz ilgimizi başka nasıl açıklarız?
Sayfa 109 - Ayrıntı Yayınları Ağır Kitaplar Dizisi: 4 Çeviren: Şen Süer Kaya Orijinal Yıl:1994 2.Basım/2014 pdf
"Bu şarkıyı biliyor musun?" "Evet. Geleneksel bir balad. Adı Maritxu Nora Zoaz. Anlamı biraz edepsizcedir, seni uyarıyorum." "Öyle mi? Sözleri nasıl?" "Marie, Nereye gidiyorsun, diye soruyor, o da çeşmeye, diye karşılık veriyor. Beyaz şarabın aktığı çeşmeye. İçebildiğimiz kadar içebileceğimiz yere." "O kadar mı?" "O kadar." "Bana pek ayıp gelmedi." "Belki de değil. Ama çeşmenin çeşme olmadığını, şarabın şarap olmadığını, içme fiilinin de içme fiili olmadığını her Bask bilir."
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
BALAD
Uyu, geçmiş. Uyu yaşamın uzun gecesini. Yum gözlerini, balad, olmuşun şarkısı, uyu, Ancak erken çocukluklarda uyunduğu gibi.
Sayfa 48·Kitabı okudu
BALAD
Hâris'e 'babası vefat etmiş bir yetim var, ne dersin?' diye sorduğumda aldığım cevap Hâris'ten ömrüm boyunca duyduğum en güzel sözdü: “ Babası yok diye bir çocuğu sahipsiz mi sanırsın Halime? Yetimin sahibi Allah’tır. Var git, al o çocuğu. Belki evimize bereket getirir”
Sayfa 94 - Kapı Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
BALAD
Öyle bir gül idi ki yanındaki de özlüyordu, uzağındaki de; kokusunu alan da mest düşüyordu, hasretini duyan da. Gülün adı Muhammed, varlığı Ab-ı Hayat'ın pınarıydı..
Sayfa 90 - Kapı Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat