3/10
·239 syf.··
2026 33. kitabı
Bu bir psikoloji kitabı değil, kişisel gelişim kitabı. İnsanları madde madde açıklaması ve madde madde önerilerde bulunması da bunun kanıtı. Madde madde... ne bu Onedio içeriği mi? Ayrıca tekrar eden cümleleri elesek 50 sayfaya düşerdi kitap. Bir iki isimden alıntı yapılmış, kaynak belirtilmemiş. Mesela Spinoza'nın mutluluk hakkında söylediği şeyler nerede yazıyor, keşke bana verseydi. Ha bir de hem bilinçdışı hem de bilinçaltı ifadelerini kullanmış. İngilizcesine baktım sadece bilinçdışı kavramı üzerinden ilerlemiş. Çevirmen "unconscious"ı farklı anlamları olan iki kavrama da çevirmiş. Üzüldüm açıkçası. Çünkü bir psikoloji kitabı için oldukça önemli kavramlar.
BağlanmaAmir Levine · Aganta Kitap · 20186bin okunma
Günümüzde kitaplar gerçekten de yanıyor mu?
7/10
·202 syf.··
2026 3. kitabı
·
60 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 14:45
Fahrenheit 451 kitabı, yıllardır okumak istediğim ve bana çokça övülen bir eserdi. Eninde sonunda okuduktan sonra fikirlerim biraz karmaşık diyebilirim. Bu kitabı dönemsel olarak değerlendirmemek epeyce yanlış olur açıkçası. Okura sunduğu distopya aslında günümüze kadar güncelliğini koruyor ve hatta yazarın kendisinin bile tahmin edemeyeceği kadar günümüz dünyası ile paralellik taşıyor. Bu paralelliğin gerçekten tek farkı bilginin, haberin ve bilimum her ürünün kısaltılıp küçültülerek mini mini paketler haline getirilmesinin dünyadaki kitapların yakılmasıyla değil, insanların sosyal medya üzerinden bireyeselleştirilmesi ile uyutularak yapılması. Ki bazı açılardan bakınca gerçek dünyadaki durum sanki daha da korkunç. Bradbury, tüm bunları daha televizyonun yeni yeni yaygınlaşmaya başladığı dönemde yazmış. Kitapta "aile" olarak bahsedilen ve insanların hiç görmediği, bağlantısının olmadığı, yalancı kişiliklere bağlanmasının; günümüzde sosyal medya fenomenleri ve influencerları aracılığıyla yaşanıyor olması da inanılmaz bir öngörü diyebilirim. Kitabın bence eksik noktası bitişinin bende sönük bir iz bırakması. Hatta roman içerisinde yaşanan olaylar genel olarak insanda merak uyandıran bir senaryo çizmiyor. Guy Montag'ın hikayesi, sadece yazarın kafasında kurduğu distopyayı sunmak için bir araç olarak kalmış. Ancak buna rağmen günümüz dünyası ile korkutucu düzeyde benzerliği ile benden 7/10 puanını alacak kadar da iyi bir kitap. Tek üzüntüm bana övüldüğü kadar akıcı ve güzel bir anlatının olmamasıydı açıkçası. Ray Bradbury Fahrenheit 451
Edebiyat
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,4bin okunma
Reklam
6/10
·404 syf.··
2026 71. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 14:47
kitabı sevdim ama Akhilleus'un Şarkısı kadar iyi olduğunu söyleyemem, Akhilleus'un Şarkısı bir başyapıttı. ve kitabın arka kapağını okuyunca insan şey diye düşünüyor "şimdi ben kadının gücünü anlatan bir roman okuyacağım, tek başına zorluklara göğüs geren bir kadın vs vs" ama kitapta Kirke bana erkeklere muhtaç olmadan yaşayamayan bir kadınmış gibi geldi, diğer ölümlüler ve bazı Tanrılar da başta olmak üzere hep bir erkeğin kanatlarının altına saklanmak istiyor kendisi, bu da benim için biraz hayal kırıklığı oldu açıkçası. spoiler zaten sonunda kendisi de bunu kabullenip ben Tanrı olacak kadar güçlü değilim diye düşündü ve ölümlü olmasını sağlayacak karışımı içti. sen bilirsin bacım da yani Briseis bile senden daha güçlüydü (kraliçedir bizim için), sana yakıstıramadım güneşin kızı
Ben, KirkeMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202444,3bin okunma
Puan vermedi·314 syf.··
2026 51. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 00:46
Bazı kitaplar vardır, güzel bir hikâye anlatır; bazıları ise sizi bambaşka bir dünyanın içine alır. Pir-i Lezzet benim için ikinci gruptaydı. Daha ilk sayfalardan itibaren kitap resmen kendini okutuyor. Bir süre sonra sadece okuyan kişi olmaktan çıkıyor, kendinizi Aşçıbaşı’nın yanında, onunla birlikte planlar yaparken, sarayın koridorlarında dolaşırken ve o dönemin ruhunu solurken buluyorsunuz. 17. yüzyıl Osmanlı atmosferi öylesine canlı işlenmiş ki, saray mutfağının işleyişinden dönemin insanlarına, geleneklerinden gündelik yaşamına kadar her ayrıntıda büyük bir emeğin izini hissediyorsunuz. Kazanların başında, sofraların etrafında, entrikaların gölgesinde adeta siz de yaşıyormuşsunuz hissi veriyor. Kitabın en sevdiğim yönlerinden biri ise, tarih, gastronomi ve insan ruhunu aynı potada eritmesi oldu. Sadece yemeklerden ya da saray hayatından söz eden bir roman değil; sevgiye, sadakate, tutkulara, insanın kendini bulma yolculuğuna da dokunan, katman katman açılan bir hikâye. Sayfalar ilerledikçe kokuları hissediyor, hiç duymadığınız lezzetleri merak ediyor, karakterlerle birlikte sevinip endişeleniyorsunuz. Masalsı anlatımı, akıcı dili ve merak duygusunu sürekli diri tutması sayesinde kitabı elimden bırakmakta gerçekten zorlandım. Damakta kalan güzel bir tat gibi, kitabı bitirdikten sonra da etkisi uzun süre devam ediyor. Ben bu kitabı inanılmaz sevdim. Özellikle Osmanlı tarihine ilgi duyanlara, tarihi kuru bilgilerle değil; yaşayan, nefes alan karakterlerle okumayı sevenlere gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. Pir-i Lezzet, benim için sadece okuduğum bir roman değil; içinde yaşadığım, kokusunu duyduğum ve uzun süre unutamayacağım bir yolculuk oldu. Bazı kitaplar okunur, bazıları yaşanır. Pir-i Lezzet ise bana ikisini birden hissettiren nadir romanlardan biri
Pir-i LezzetSaygın Ersin · April · 20232,035 okunma
7/10
·264 syf.··
2026 78. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 00:02
Genel olarak yazarın kalemini seviyorum. Bu kitabını da başlarda keyifle okuyordum ama sonlara doğru özellikle de son 50 sayfa beni çok bunalttı artık. Başlangıçta olan tempo düşmeye başladı ve savaş patlak veriyor. Ama o kısmı bana göre Verimli şekilde anlatmamış. Aşırı nüfus artışı Birleşik Krallığı da etkisi altına almıştır. Hükumet nüfus sorununun önüne geçmek için eşc.nselliği ve kısırlaştırma operasyonlarını öne sürüyor. Kesinlikle doğum yapmak yasak. Kıtlık zaten kapıda ve şartlar zor. Tristram ve eşinin de o sıralar oğulları vefat ediyor. Böyle ölüme giden insanlar için de kimse bir şey yapmıyor çünkü zaten nüfusun artışı istenmiyor. Ama hesapta olmayan bir şey vardır, kadın yine hamile.
Eksik TohumAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202530 okunma
Puan vermedi·128 syf.·
2026 357. kitabı
Beş Sevim Apartmanı Mine Söğüt ile tanışma kitabım oldu. Yazarın anlatımını da, seçmiş olduğu konuyu da çok beğendim. Genellikle post olarak yorumladığım kitaplar beğenerek okuduğum kitaplar oluyor, dolayısıyla bu kitabı da es geçmek istemedim. Kitabın konusu bizim topraklarımız için oldukça ilgi çekici ve bir çok insanımızın bu konularda en azından sohbet ortamında bile olsa bu konularla ilgilendiğini tahmin edebiliyorum. Beş Sevim Apartmanı; bir doktorun cinler ile perilerle mücadele amacıyla beş hastasını bir apartmanda gözleme almasını ve onlarla birlikte yaşamını konu ediniyor. Bölüm bölüm hastaların cinli/perili hikayelerini ve ardından gerçek hikayelerini okuyorsunuz. Aynı şekilde doktorun günlükleri de her bölümden sonra kendini gösteriyor. Bana göre oldukça dikkat çekici bir eser. Yazarımız rüya tabirleriyle, Kuran-ı Kerim'den ayetlerle anlatımını zenginleştiriyor. Konu her ne kadar cinlermiş gibi görünse de her hastanın çocukluk çağlarında maruz kaldıkları şiddet, sevgisizlik, ilgisizlik ve ihmal edilme de üzerinde durulması gereken bir konudur. Ara ara keyifle, ara ara tırsarak (korkmamak için kitabın tamamını gündüz okudum:) ) ve tamamını çok beğenerek okudum. Sizlerin de beğeneceğinize inanıyorum. Şimdiden keyifli okumalar dilerim.
İnceleme
Beş Sevim ApartmanıMine Söğüt · Yapı Kredi Yayınları · 20199,1bin okunma
Reklam
Reklam