türban meselesi baş örtme meselesinden çıkıp sembol haline geliyorsa, inançtan çıkıp siyasete geçiyorsa orada biraz durup düşünmek lazım.
Sayfa 176·Kitabı okudu
İşte Fehmi Çalmuk'un yazdıklarından, bugüne kadar yalanlanmayan bazı bölümler (s. 14, 41):"TOB Başkanı iken İslam ve kadın konferansları da veren Necmettin Erbaka n, 1970' de şekillendirdiği İslami hareketinilk meyvesi Milli Nizam Partisi'nde, kadın örgütlenmesinde 'Peki ya kadınların kılık kıyafeti ne olacak? ' sorusuna birprototip ile cevap vermek gerekliydi. Prototip Nermin Erbakan olacaktı. Şule Yüksel Şenler'in baş örtme şekline, güneş gözlükleri ve trençkot ilave edildi. Bu suretle pardösü geleneği de başladı. Bu kıyafet milli görüş hareketini diğer İslami gruplardan ve İslam dünyasından ayıracak bir özellik sergiliyordu. Erbakan ise, bu konuda ciddi bir kriz yaşamaktadır.O dönem ODTÜ'ye giden büyük kızı nın başının açık oluşut abanda kriz oluşturmakta, Erbakan ise, geleneği Türkiye'y egetirmesine karşın evine yansıtamamaktadır. Bu sorun birdönem öyle büyümüştür ki, anlatılanlara göre dönemi n RP İl Başkanı Erdoğan, bir heyeti Erbakan'ın evine göndererek birbakıma bir ültimatom verir:
Sayfa 101·Kitabı okudu
Reklam
Allah ile aldatanlar İslam ın düşmanları olan Batılı emperyalistlerin de oyununa gelerek baş örtme meselesini veya türbanı bir nifak (bölünüp parçalanma) aracı halinde Türk milletinin âdeta gırtlağına tıkadılar.Bir hançere dönüştürere halkın bağrına sapladılar. Tarih önündeki görünen müsebbipler ise iktidar partisi olan AKP ile TBMM ye girdiği günden beri ona koltuk değneği (tâbir halkındır) olanMHP'dir.
Sayfa 141·Kitabı okudu
Din istismarı
İnancın ve tercihin gereği ister yazma ta­karsın ister tülbent ister ketele. Kaldı ki eğitimde başör­tüsünün yasaklanmasını eleştirenlerden biriyim. Zira bu yüzden okula gidemeyen çok kız oldu. Ama türban mese­lesi baş örtme meselesinden çıkıp sembol haline geliyorsa, inançtan çıkıp siyasete geçiyorsa orada biraz durup düşün­mek lazım."
Alıntı
Baş Örtme
İÖ 1500 yıllarında bir Asur kralı, yaptığı bir kanunun 40. maddesi ile evli ve dul kadınların da başlarını örtmeye mecbur etmiştir. Fakat kızlar, cariyeler ve sokak fahişelerinin, örtülmesi yasaktı. Bu gelenek Yahudilere geçmiş, Yahudi kadınları evlendiklerinde saçlarını traş edip peruk ya da başörtü ile örtmüştür. İlginç olanı Tevrat’ın son yazıldığı zamana kadar Yahudiler arasında Tanrı namına fuhuş yapan kadın ve erkekler varmış.
Baş Örtme
Sümer tapınaklarında rahibeler genel kadın görevi yapmıyorlardı. Bunlar Tanrı namına seks yaptıklarından kutsal sayılmış ve diğer kadınlardan ayrılmaları için başları örttürülmüştür.
Sayfa 37·Kitabı okudu
Reklam
Reklam