10/10
·364 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2026 13:33
Bir kitabı bitirdiğimizde geriye sadece hikâye kalmaz; bir bakış, bir rahatsızlık, bir yüzleşme kalır. Lolita tam olarak böyle bir kitap. Okuru rahatlatmaz, aksine onu kendi sınırlarıyla baş başa bırakır. Humbert’i “hasta” diyerek kenara koymak kolaydır. Ama bu kolaylık aynı zamanda bir kaçıştır. Çünkü onu sadece bir patolojiye indirgediğimiz anda, insanın karanlık ihtimallerini de dışarıya itmiş oluruz. Oysa Humbert bir istisna değil; bir uç noktadır. Sapkınlık, gökten düşen bir şey değil, insan zihninin içinden çıkan bir ihtimaldir. Ve en rahatsız edici olan da budur: Onun zaman zaman kendini fark etmesi, ama yine de o karanlıktan çıkamaması. Vladimir Nabokov’un yaptığı şey bu karanlığı aklamak değildir. Tam tersine, onu estetik bir dilin içine yerleştirerek daha görünür kılar. Çünkü çirkin olanı çirkin haliyle göstermek kolaydır; asıl zor olan, onu güzelliğin içinden geçirerek gösterebilmektir. Okur tam da burada sarsılır. Anlamak ile onaylamak arasındaki çizgide yürümek zorunda kalır. Yazar burada bir hâkim değildir, bir öğretmen hiç değildir. O, yarattığı dünyanın kurucusudur. Tıpkı bir Tanrı gibi… Nasıl ki yaratılan her şey Tanrı’nın ahlâkını temsil etmek zorunda değilse, bir yazarın karakteri de yazarın kendisi değildir. Humbert, Nabokov’un savunduğu bir fikir değil; kurduğu bir aynadır. Ve o aynada görülen şey okuru rahatsız ediyorsa, bu aynanın gücündendir. Bu yüzden bu kitap bir ahlâk dersi vermez. Bir sonuç sunmaz. Okura ne düşüneceğini söylemez. Sadece gösterir. Ve gösterdiği şeyden kaçmak mümkün değildir. Lolita, bir aşk hikâyesi değil; bir çarpıtmanın, bir kendini kandırmanın, bir zihnin kendi karanlığını estetikle örtme çabasının hikâyesidir. Ama aynı zamanda edebiyatın gücünün de kanıtıdır: En rahatsız edici olanı bile düşünülür kılabilme
LolitaVladimir Nabokov · İletişim Yayınevi · 20193,521 okunma
Spoiler İçerir. Uzun Bir İnceleme Oldu
6/10
·128 syf.··
2025 16. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 17 Mart 2025 19:52
Evet... Aslında bu kitabı okumak gibi bir hedefim yoktu. Bugün arkadaşımla birlikte başka bir kitaba başlayacaktık ancak onun okumasının bitmesini beklerken ben de boş bulunmayayım dedim ve uzun zamandır okunmayı bekleyen o popüler klasiği okumak istedim. Öncelikle okurken notlar filan aldım ama pek de işe yaramadı. Çünkü kitap beni yordu. Yazarın hayatı kısmı haricindeki yaklaşık 115 sayfayı 7-8 saatte anca bitirebilirdim. Onda da aralar vermek zorunda kaldım. Eh, kitabın ağır olduğunu biliyordum. Yani çıtır çerezlik olsun gibi bir amacım olmamıştı. Ama bir günde bitirmek istediğim ve yarına kalsa okumakta daha çok zorlanacağım için bugün tamamen okumak istedim ve bitirirken de kendimi gerçekten yorgun hissettim. Kitapta koca bir kelime vardı, üstüme üstüme gelen bir kelime: O da tabii ki "korku" kelimesi idi. Aslında bana göre tüm süreci oluşturan duygunun da ta kendisiydi. Baş karakter her şeyden ama her şeyden korkuyor. Çocukluk yaşından itibaren kendisini ifade edemiyor. Edemediği gibi bir şeyleri reddetme ve istemek doğrultusunda da kabul etmekten yoksun büyümüş. Evet ya da hayır: Bu iki cevabın ne getireceğini bilmiyor. Neyi isteyip istemediğini kendisi bile bilmiyor. Çevreyi tanıyamadığı gibi kendisini de tanıyamıyor. Suskunluk veya konuşkanlık. Ne anlam ifade ediyor, önemli kılmıyor. Kılmıyor çünkü sonuç ne olursa olsun ona anlamsız geliyor. İnsan ilişkilerini manasız buluyor. Toplumsal düzeni kavramak kendisine işkence gibi geliyor. Manasızlığın altında yatan sebebi tam sorgulamıyor ancak sorgulaması için de geçerli bir neden bulmuyor. Bu noktada diğer bireyler gibi davranmakta zorluk çekiyor. Dediğim gibi düşüncelerinde manasızlık ve bağlam kopması yaşadığı için bu tuhaf durumunu örtme içerisinde oluyor. Panikliyor. Korkuyor. Çünkü karakteri ele geçiren
1000Kitap
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202560,2bin okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
7/10
·282 syf.··
2024 55. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Eylül 2024 13:15
Tanrıdan ne istediğimize dikkat etmemiz ve belki de istediğimizi vermiyorsa, vardır bir bildiği deyip geçmek lazım. Kitap Dorian Gray'in genç ve güzelliğini öven, ona taparcasına hayranlık duyan bir ressamdan ve o ressamın arkadaşı hakkında genel olarak. Genç ve güzel kalmayı dileyen Dorian isteğine ulaşıyor ve ruhu kendi portresiyle yer değişiyor. Her gün portreyi saklama ve üzerini örtme çabasına giren baş karakterimiz, resimde her geçen gün yaşlanıp tanınmaz hale geliyor. Spoiler vermeden söylemek gerekirse, kitabın sonu ters köşe yaptı diyebilirim. Eleştireceğim noktası, kadına karşı bir öfke ve nefret var anlayamadığım. Yazar biçtiği kadın karakterlerini erkeği öne çıkarıp kadını ezecek şekilde kaleme almış.
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Antik Kitap · 200799,1bin okunma
8/10
·116 syf.··
2024 11. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2024 02:54
Sizlerin de bildiği gibi “inanç”bir var sayımı kabul etmenin psikolojik bir durumudur.İnanan kişi,(konudan bağımsız)olumlu ya da olumsuz herhangi bir karşıt fikri rahatsız edici buluyor. Bence araştırmak ve öğrenmek, şüphe duymaktan veya inanç zayıflığından ziyade, kişinin inancına olan saygısını ve değer verdiğini gösterir. Bu düşüncemi en basit ikili ilişkilerinizle bile özdeştirip anlayabilirsiniz. Kitaptan, olumlu ya da olumsuz bir yorum barındırmadan, herkesin bildiği Kuranın yazılış hikayesi ve İncilin yazılışıyla alakalı minik bir alıntı ekleyeceğim. ~Kur’an Tevrat gibi uzun yıllar arasında yazılmamıştır. Peygamber Muhammed’in vahi olarak söylediklerinin küçük bir kısmı kendi zamanında taşlar, hurma dalları, kemikler üzerine yazılmış, asıl büyük kısmı da bazı kimseler tarafından ezberlenmiş. Peygamber öldükten sonra, bu ezberleyenlerden bir kısmı da savaşlarda ölmeye başlayınca onlar tamamıyla ölüp bitmeden bunların toplattırılıp bir kitap haline getirilmesine karar verilmiş.Başta Ebubekir bunu istememiş. Peygamber zamanında uygulanmayan bir şeyin sonradan yapılmasını hoş görmemiş. Fakat etrafındakilerin zorlaması üzerine Halife Ebubekir, Zeyit adındaki birine, Peygamber’in bir karısının sandığında yazılı olarak saklananları getirtmiş. Ayrıca ayet olarak kim biliyorsa gelip söylemesi için haber salmış.Böylece yazılı olanlarla ezberlenmiş olanların söyledikleri bir araya getirilerek iki ayrı kitap halinde yazdırılmış. Bunlar için kullanılan yazılı malzemede yok edilmiş.Ebubekir öldükten sonra yazılan kitaplar Ömer’e geçmiş ondan da kızı Hafza almış. Halife Osman zamanında yazılan iki kitaptaki vahiler ve sureler arasındaki farklılıkların bazı karışıklıklara meydan verdiği anlaşılıyor. Bu karışıklıkların önlenmesi için bir kurul toplanıyor. Kitaplar tekrar ele
İnceleme
Kur'an, İncil ve Tevrat'ın Sumer'deki KökeniMuazzez İlmiye Çığ · Kaynak Yayınları · 20065,3bin okunma
9/10
·116 syf.··
Beğendi
·
2024 10. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2024 03:30
Bilmeyenler için önce yazardan biraz bahsetmek istiyorum. Atatürk, Sümer tarihine meraklı ve bunların incelenmesini isteyen biriydi. Sümerlerin, Türk olabileceğinden şüpheliniyormuş. Atatürk'ün başlattığı ve sağladığı imkanlar sayesinde Muazzez İlmiye Çığ dünyanın en önemli Sümerologlarından biri olmayı başarmıştır. 109 yaşında ve hala hayatta olan tam bir Cumhuriyet kadını. 33 yıl boyunca hayatını 74 bin tableti incelemeye adamıştır. Özellikle halk arasında son zamanlarda tanınırlığı nispeten arttı. Youtube'dan kendisinin konuşmalarını dinleyebilirsiniz. Kitabın ilk basım tarihi 1995. Geç kalınmış çok önemli bir kitap. Kalınlık olarak ince, bilgi olarak kalın bir kitap. Medeniyetin başlangıcı Yunanlar olarak görülürken Sümerler hakkında yapılan keşiflerden sonra aslında birçok temelin Sümerlerde atıldığı görülmüştür. Kitabımız Sümerlerin kültür ve dininin nasıl üç büyük dini etkilediğini anlatıyor. Baş örtme, Yaratılış destanı, Adem'in cennetten kovulması, Tufan, Eyüp peygamberin hikayesi, Harut-Marut melekleri vs gibi konuların Sümerlerdeki temelleri inceleniyor kitapda. Sümerlilerin M.Ö 4000-2000 yılında bugünkü Güney Irak da yaşadıklarını unutmamak gerek. Bu konulara meraklı, sorgulamaya açık kişilere tavsiye ederim.
Tarih ve Din
Kur'an, İncil ve Tevrat'ın Sumer'deki KökeniMuazzez İlmiye Çığ · Kaynak Yayınları · 20065,3bin okunma
Puan vermedi·116 syf.·
2024 9. kitabı
Eser üç büyük dindeki anlatıların temel kökenini ele alıyor. Dinler tarihine genel anlamda da baktığımızda aslında temelinde hepsinin aynı mantıkta olduğunu çoğu kez görüyoruz. Bu eser bu mantığın ele geçen yazılı belgelerle en kökenine doğru bir anlatıya değiniyor. Sümerler… Sümerlere bu inanç sistemleri başka yerlerden gelmiş midir veya insandaki inanç sistemi ilk nasıl oluşmuştur gibi sorular için bu eser size belki yeterli gelmeyebilir. Biz genel anlamda bilinen veya elimize ulaşan en eski yazıtları Sümerler olarak bildiğimiz için yazarın kendiside bu konuda uzman olduğu için Sümer yazılı eserlerindeki inanç sistemleriyle üç büyük dindeki öğretilerin benzerlikleri okuyoruz. Yazar öncelikle Sümerlerin tarihte ilk başlattıkları bir takım uygulamarın bilgisini veriyor. Tarımın sulanması, sular önüne set koyup baraj yapma vb gibi. Daha sonra bu medeniyetin genel din inancını ele alıyor ve asıl konumuz olan üç büyük dindeki yansımalarını inceliyor. Baş örtme, yaratılış anlatısı, Adem’in cennetten kovulması, tufan gibi birçok olayın Sümerlerde benzerlerinin olduğunu anlatıyor. Bunu yaparken Sümer yazıtlarını ve dinlerdeki benzer ayetleri sıralıyor. Gerçekten ciddi birkaç din tarihi, insandaki inanç kökenleri gibi konular hakkında eserler okuyanlar bilir ki gerçekten temel birçok mantık aynıdır. Coğrafya değişence isimler değişir, politeizm bir başka yerde monoteizme dünüşür, bir yaratılış efsaneleri olur ve genelde bu yaratılışta ilk başta ya kaos vardır ya da bir savaş, sürülme, yok olma veya kıyamet… Bunları dilediğimizce artırabiliriz. Bu bir araştırma eseri olduğu için beğenmem veya beğenmemem saçma olur açıkçası. En fazla karşı gelinecek tezleriniz olur ki onuda kanıtla sunmanız gerek. Bu yüzden eğer bilgi edinmek ve fikir sahibi olmak istiyorsanız kesinlikle okuyun
Kur'an, İncil ve Tevrat'ın Sumer'deki KökeniMuazzez İlmiye Çığ · Kaynak Yayınları · 20065,3bin okunma