10/10
·296 syf.·
2026 35. kitabı
Hayranı olduğum yazarın külliyatını okudum ama bu kitap daha sonra basıldığı için kırmızı Kedi Yayınları bu eseri külliyata koymamıştı. Jose Saramagonun ilk romanı olması nedeniyle özel bir yeri olan bu roman, yazarın henüz 25 yaşındayken yazdığı düşünülürse bence diğer eserlerin neden bu kadar mükemmel olduğu cevabı ortaya çıkar. Günah Diyarı adıyla ilk kez basılan eser daha sonra yazarın içine isim sinmediği için ismini Dul olarak değiştirmiş. Yazarın acemiliklerini ve tez canlılığını eserde görebiliyoruz. Diğer eserleri okuduğum için bu eser bana biraz basit aceleci ve derinlikten uzak gelse de üslubunu yeni yeni oluşturan biri için de bence bu gayet olağan. Yazarın 100 doğum yılı sebebiyle Portekizce dışında ilk kez farklı bir dille yayımlanan bu güzel eser, gerçekten yazarı tanımak için ilk basamak olacak nitelikte. İmzasını yer yer taşıyan kendine has teknik ve üslubu, konu itibariyle kendi hayatindan kesintilerle olayı süslemesi de Saramagonun bilindik tarzı. Kocası ölen bir kadının yaşam mucadelesinden çok ruhsal, fiziksel ve duygusal çarpışmalarını konu alan roman, bence bugünün birçok usta yazarla kiyaslanacak nitelikte. Evet durağanlık nadiren görülür, derin cümleler nadiren kişilerin ağzından çıkar ama sosyal yaşamda o dönemde bir dul kadının gereksinimleri ve acıları mükemmel bir şekilde, bir acemiye göre, anlatılmış bence.
DulJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022420 okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2026 96. kitabı
Yakıcı Sır, Avusturya Alpleri'ndeki bir dinlenme tesisinde annesiyle tatil yapan on iki yaşındaki Edgar adındaki hassas bir çocuğun, hırslı ve çapkın bir baron tarafından bir av gibi basamak olarak kullanılmasını anlatır. Stefan Zweig, baronun anneye ulaşmak için çocukla kurduğu sahte dostluğun ve ardından gelen ihanetin Edgar'ın ruhunda yarattığı derin sarsıntıyı inceler. Eser; çocukluktan ilk gençliğe geçiş evresindeki bir insanın yetişkinlerin gizemli, ikiyüzlü ve tutku dolu dünyasıyla tanışırken yaşadığı hayal kırıklığını, güven kaybını ve çocukluk masumiyetinin kayboluşunu muazzam bir psikolojik derinlikle gözler önüne serer.
Yakıcı SırStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202551,3bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·408 syf.··
Beğendi
·
2026 243. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 18:26
Kitap, Türkiye’nin fiilen savaşın dışında kaldığı ancak savaşın bütün yükünü hissettiği II. Dünya Savaşı yıllarında askeri sağlık teşkilatının nasıl çalıştığını ayrıntılı biçimde anlatıyor. O dönemde milyonlarca insanın hayatını kaybettiği bir savaş sürerken, Türkiye olası bir çatışmaya karşı sürekli hazırlık hâlindeydi. Bu hazırlığın en kritik unsurlarından biri de sağlık hizmetleriydi. Eserde sadece hastaneler, sağlık birlikleri veya tıbbi malzemeler anlatılmıyor; aynı zamanda dönemin salgın hastalıklarla mücadelesi, koruyucu hekimlik uygulamaları, seyyar sağlık teşkilatları ve askeri sağlık personelinin fedakârlıkları da detaylı şekilde ele alınıyor. Özellikle bulaşıcı hastalıkların önlenmesine yönelik çalışmaların anlatıldığı bölümler dikkat çekici. Bir askeri hekim olarak kitabın en etkileyici tarafı, dönemin sağlık personelinin imkânsızlıklar içerisindeki mücadelesini gözler önüne sermesi oldu. Bugün modern cihazlar, gelişmiş görüntüleme sistemleri ve güçlü lojistik desteklerle görev yapıyoruz. Ancak bu kitabı okurken, sınırlı imkânlarla binlerce askerin sağlığını korumaya çalışan meslektaşlarımızın verdiği mücadeleye saygı duymamak mümkün değil. Eser akademik bir çalışma olmasına rağmen kuru bir tarih anlatımınla okuyucuyla buluşmamış aksine arşiv belgeleri, istatistikler ve o dönemin uygulamarına da yer vermiştir. Kitabı bitirdikten sonra günümüzde sıkça tartışılan bir konu da geldi: askerî hastanelerin kapatılması. Sahada görev yapmış bir askeri hekim olarak, askerî tıbbın yıllar içinde oluşturduğu kurumsal hafızanın ve operasyonel tecrübenin son derece kıymetli olduğunu düşünüyorum. Savaş cerrahisi, harp şartlarında tıbbi tahliye, kimyasal-biyolojik tehditlere hazırlık ve askerî personelin özel sağlık ihtiyaçları, sivil sağlık sisteminden farklı bir
1000Kitap
Tıp Tarihimizde Askeri Sağlık HizmetleriGülhan Seyhun · Altınbaş Üniversitesi Yayınları · 20188 okunma
Öğrenmeyi Öğrendik Mi?
8/10
·153 syf.··
2026 11. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 13:31
Çok sevdiğim birisi kitap okuma eyleminin esas okuyacağımız kitapları bulabilmek için olduğunu söylemişti. İlk duyduğumda tam olarak neden bahsedildiğini anlayamamıştım ve bana şöyle açıklamıştı: Hayatımız boyunca yüzlerce kitap okuruz. Bazılarını unuturuz, bazılarını severiz ama öyle kitaplar vardır ki onlara denk geldiğimizde "İşte bu, benim hayat rehberim bu." deriz. O kitaplar daima baş köşemizde olur. İhtiyaç duyduğumuzda elimizi uzatır, birkaç sayfa okur ve evet, o kitap yine bize rehberlik etmiştir. O kitabı okudum ve bitirdim demeyiz çünkü yaşamımız boyunca o kitabı tekrar tekrar okumaya devam ederiz. Elbette o kitabı bulmak kolay değildir, o kitabı bulmak için binlerce sayfayı elemek gerekir. Öğrenmeyi Öğrenmek kitabını alırken bu kitabın rehberim olabilecek, daima masamda durup elimi uzatabileceğim bir kitap olacağını umut etmiştim. Hayatımın henüz başları diyeceğim bir dönemde olduğumu düşünürsem büyük bir kibirdi bu. Ancak beni rehber kitabıma götürebilecek önemli bir basamak olduğunu itiraf etmeliyim. Kitap, genel olarak incelendiğinde sorularınıza cevap vermiyor. "Evet, ben bunu yaparsam öğrenebilirim." diyemiyorsunuz. Ancak çok daha iyisini yapıyor: Size yeni bir soru sorduruyor. Kitapta da değinildiği gibi bizler merak duygumuzu yitirdik. Merak etmeyince, içsel motivasyonumuz olmayınca da öğrenmek anlamını bilmediğimiz, havada asılı kalan bir kavramdan öteye gitmiyor ne yazık ki. Kitabın en önemli yanı içinizde minik bir merak kıvılcımı çıkartmasıdır. Bu kıvılcımı değerlendirip nasıl öğrenebileceğimizi kendimiz mi bulacağız yoksa "Aman, bunlar zaten bildiğim şeyler. Bana yöntemi öğretmedikten sonra neye yarar bu kadar kitap?" diyip o küçük kıvılcımı söndürecek miyiz o bize, seçimimize kalmış. Doğru olanı seçmemiz dileğiyle...
İnceleme & Yorum
Öğrenmeyi ÖğrenmekAltay Cem Meriç · Tin Yayınları · 20253,573 okunma
Vakıf'a Hazırlık: Asimov'u Okumaya Nereden Başlamalı?
9/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
İlk başta anlama sorunları yaşadım diyebilirim; çünkü biraz fazla da olsa çoğunlukla bilmediğim sözcük öbekleri vardı ve ben birçoğunu anlayamadım. Ama sonuç olarak, Asimov'u anlamak için başlangıç kitaplarından birisi. Bir diğer kitap ise "Ben, Robot". Şu an yeni başladım ve giriş sayfası beni heyecanlandırdı. Umarım heyecanlı ve aksiyon alabileceğim bir kitap olur; çünkü Vakıf serisi ve diğer dev serilere ancak böyle başlayabilirim. Kitap genel olarak beni tatmin etti, bir yıldız kırmamın sebebi ise anlamını bilmediğim o söz öbekleri oldu. Onun haricinde güzel bir kitap. Son sayfalara gelirken bir an, "Umarım sonu iyidir," dedim. Neyse ki ölümün köşesinden döndü... Yani kitap hakkında fazla bilgi vermemek gerekiyor, o yüzden sadece bu kitabın, bu yazarı anlamak için bir basamak olduğunu unutmayalım. Eğer Asimov'un yazdığı o büyük serileri okumak istiyorsanız, ilk önceliğiniz bu iki kitap olsun. Ancak o zaman anlam vermekte zorluk çekmezsiniz; onun haricinde boş yere seriyi alıp zarar da etmezsiniz. Herkese iyi okumalar dilerim. :)
Edebiyat
Sonsuzluğun SonuIsaac Asimov · Monokl · 20152,921 okunma
7/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 13:16
Kitap, masum bir adamın işlemediği bir cinayetle suçlanıp hem polisten hem de gizemli bir casus şebekesinden kaçışını konu alıyor. Hollywood filmlerinde sıkça gördüğümüz yanlış zamanda yanlış yerde olan adam kurgusu örneği gibi.
39 BasamakJohn Buchan · Martı Yayınları · 20221,691 okunma