10/10
·632 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
Değerli yazarımız Ahmet Ümit'ten bu sefer "İstanbul Hatırası"nı okudum. Gerilimin bir saniye düşmediği, her sayfasında merak ettiğim bir polisiye roman oldu benim için. Kurgu hatasızdı. Ahmet Ümit, polisiye kurgusunu tarihle iç içe geçirerek yine doyumu fazlasıyla yüksek bir roman yaratmayı başarmış. Ana odakta, İstanbul var. Byzantion, Constantinopolis ve İstanbul... İmparatorları, sahipleri ve yaşayanları yüzyıllardır değişse de şehir dimdik ayakta, çok katmanlı yapısıyla devam ediyor. Ahmet Ümit buradan yola çıkıyor. Yani yazarlık kimliğini yana kaydırıyor; bir şehir planlamacı, bir sanat tarihçisi gibi İstanbul'un mimari ve siyasi tarihini büyük bir titizlikle anlatıyor okura... Başarıyla da altından kalkıyor, İstanbul Hatırası için yazarımızın çok çalıştığını anlıyorsunuz satırlardan... Tüm bu tarihi, cinayetlerin arasına sırıtmadan yerleştirerek büyük bir takdiri de hak ediyor. Katili kolay tahmin edemememiz ve bizi farklı kişilere yönlendirerek sonda şaşırtması da büyük bir artı oluyor. Yalın bir üslubun tercih edildiği romana, günlük konuşma dili hakim. Çokça sürükleyici bir roman, kitabı elinizden bırakamıyorsunuz. Kurgusu ve motifleriyle çok başarılı bulduğum bir eser oldu. Kitabın haklarının Netflix tarafından alındığını ve yakında sekiz bölümlük bir mini dizi olarak aynı adla izleyebileceğimizi hatırlatayım. Sağlam oyuncu kadrosunun bulunduğu dizide, Başkomser Nevzat olarak deneyimli oyuncu Nejat İşler'i göreceğiz. Ahmet Ümit, her gün sosyal medyada setten kareler paylaşarak bizi güncellemekte ve beklentimizi yükseltmekte! İstanbul'da bulunan esrarengiz seri cinayetler... Boğazı ustalıkla kesilerek öldürülen maktüller... Sarayburnu'na bırakılan Necdet Denizel, avucuna Byzas sikkesi konulur. Çemberlitaş'a bırakılan Mukadder Kınacı, avucuna bırakılan
Edebiyat
İstanbul HatırasıAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 201943,1bin okunma
7/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 16:08
Ustura Gözyaşları, insan ruhunun derinliklerine inen, acı, mücadele ve hayata tutunma temalarını etkileyici bir şekilde işleyen bir romandır. Eserde karakterlerin yaşadığı zorluklar ve iç çatışmalar okuyucuya güçlü duygular hissettirir. Yazar, sade ancak etkileyici anlatımıyla olayları akıcı bir şekilde sunarken, insan ilişkilerinin karmaşıklığını da başarılı bir biçimde yansıtır. Kitabın en dikkat çekici yönlerinden biri, yaşamın sert gerçekleri karşısında karakterlerin gösterdiği dirençtir. Hikâye boyunca umut, hayal kırıklığı ve fedakârlık gibi duygular iç içe geçer. Bu yönüyle eser, okuyucuyu hem düşündüren hem de duygulandıran bir yapıya sahiptir. Sonuç olarak Ustura Gözyaşları, güçlü karakterleri ve etkileyici anlatımıyla okuyucuda iz bırakan, insanın iç dünyasını sorgulamasına yardımcı olan bir romandır.
Ustura GözyaşlarıS. A. Cosby · Martı Yayınları · 202358 okunma
Reklam
8/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
“Gece Yarısı Treni”, olay örgüsünden çok atmosfer ve gözlem gücüyle öne çıkan bir metin. Capote, klasik bir hikâye anlatmak yerine okuyucuyu bir ruh hâlinin içine sokmayı tercih ediyor. Bu yüzden kitapta “ne oldu?” sorusundan çok “ne hissettirdi?” sorusu önem kazanıyor. Yazarın en güçlü yanı detayları kullanma biçimi. Bir bakış, bir sessizlik ya da trenin ritmi bile metinde anlam kazanıyor. Hikâyede büyük olaylar olmamasına rağmen okur sıkılmıyor; çünkü metin sürekli bir içsel hareket barındırıyor. Bu da eseri derin ama akıcı hale getiriyor. Ayrıca tren metaforu çok başarılı kullanılmış. Sürekli ilerleyen ama aynı zamanda kapalı bir alan olan tren, insan hayatının adeta küçük bir modeli gibi. Herkes bir yere gidiyor ama kimse tam olarak ne aradığını bilmiyor. Bu da hikâyeye hafif bir varoluşsal sorgulama katıyor. Dil sade ama etkili. Capote, ağır cümleler kurmadan güçlü bir atmosfer yaratmayı başarıyor. Bu da kitabı hem kolay okunur hem de düşündürücü yapıyor. Artıları: Güçlü gözlem ve psikolojik derinlik Atmosfer kurma konusunda ustalık Kısa olmasına rağmen yoğun anlam Eksileri: Olay beklentisi olan okura sade gelebilir Daha çok his ve düşünce odaklı olduğu için herkesin tarzı olmayabilir
Gece Yarısı TreniMatt Haig · Domingo Yayınevi · 2026209 okunma
9/10
·416 syf.··
2026 54. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2026 10:56
Elizabeth Zott’u okurken insan ister istemez şunu düşünüyor: Bir kadının zeki ve başarılı olma ihtimali neden insanları rahatsız ediyor? Bir Kimya Meselesi ilk bakışta mizahi, akıcı ve sıcak bir roman gibi duruyor ama altında epey tanıdık bir öfke var. 1950’li ve 60’lı yıllarda, kadınlardan evde oturması, çocuk bakması, yemek yapması ve mümkünse fazla soru sormaması beklenirken Elizabeth Zott laboratuvarda var olmaya çalışan bir kimyager. Üstelik sadece “çalışan bir kadın” değil; ne istediğini bilen, zekâsını saklamayan, güzelliğinin aklının önüne geçirilmesine boyun eğmeyen bir kadın. Romanın en sevdiğim tarafı, Elizabeth’in hayata da kimya gibi bakması oldu. Net, ölçülü, kanıt isteyen, boş lafa pek tahammülü olmayan bir karakter. Calvin Evans’la ilişkisi, anneliği, işyerinde uğradığı ayrımcılık ve sonra kendini bir yemek programının içinde bulması… Bütün bunlar ilk bakışta hayatın onu başka bir yere savurması gibi görünüyor ama Elizabeth girdiği her yeri kendi üslubuyla dönüştürüyor. Yemek programı bile onun elinde sadece yemek tarifi verilen bir yer olmaktan çıkıyor; kadınlara “siz bundan ibaret değilsiniz” diyen küçük bir isyana dönüşüyor. Bir de Altı Buçuk var tabii. Kitaptaki köpek karakteri ilk bakışta tatlı bir ayrıntı gibi görünebilir ama bana göre romanın sıcaklığını taşıyan en güzel yanlardan biri. Elizabeth’in sert, kontrollü, kendi ayakları üzerinde duran hâlinin yanında Altı Buçuk, eve başka bir duygu katıyor. Bazen bir insanı en iyi anlayan şeyin başka bir insan olmaması da tuhaf ama güzel. Bu kitapta aile dediğimiz şeyin sadece kan bağıyla, evlilikle ya da toplumun onayladığı kalıplarla kurulmadığını da biraz da bu tarftan hissediyoruz. Kitabın mizahını sevdim, çünkü anlatılan meseleleri hafifletmiyor; aksine okunur kılıyor. Cinsiyetçilik, yalnız
Bir Kimya MeselesiBonnie Garmus · Altın Kitaplar · 20233,983 okunma
Stephen King
10/10
·375 syf.··
2026 13. kitabı
Stephen King ile ilk tanışma kitabım Hayvan Mezarlığı oldu ve uzun yıllar sonra yeniden düzenli okuma alışkanlığı kazanmamda büyük pay sahibi oldu. Başlangıçta yalnızca sürükleyici bir korku romanı okuyacağımı düşünmüştüm ancak kitap, korkunun çok ötesinde; kayıp, yas, aile bağları ve insanın kabullenemediği gerçekler üzerine etkileyici bir hikâye sunuyor. Sayfalar ilerledikçe artan gerilim ve karanlık atmosfer beni sürekli okumaya teşvik etti. Özellikle karakterlerin yaşadığı duygusal çatışmalar oldukça başarılı işlenmiş. Kitabı bitirdiğimde hem etkilenmiş hem de Stephen King'in neden bu kadar sevilen bir yazar olduğunu daha iyi anlamış oldum. Benim için unutulmaz bir okuma deneyimiydi ve kesinlikle yazarın diğer kitaplarına da şans vereceğim. Korku türünü seven ya da Stephen King ile tanışmak isteyen herkese tavsiye ederim.
Hayvan MezarlığıStephen King · Altın Kitaplar · 201914,5bin okunma
Puan vermedi
Yozlaşmış Harabeler, okuyucuyu sürükleyen olay örgüsü ve etkileyici anlatımıyla dikkat çeken bir kitaptır. Karakterlerin yaşadığı duygular, yaşadıkları zorluklar ve verdikleri mücadeleler başarılı bir şekilde aktarılmıştır. Kitapta gizem, gerilim ve duygu dengeli bir şekilde işlenmiştir. Anlatım dili akıcı olduğu için sayfalar kolayca ilerler. Beklenmedik olaylar merak duygusunu sürekli canlı tutar. Genel olarak, etkileyici konusu ve güçlü karakterleri sayesinde keyifle okunabilecek bir eser olduğunu düşünüyorum. Yozlaşmış Harabeler I Yozlaşmış Harabeler II Emre Gül
Yozlaşmış HarabelerEmre Gül · Ren Kitap · 2023552 okunma
Reklam
Reklam