İntikam soğuk yenen yemektir...
10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 11:49
Spoiler sayilmaz kitabın konusu zaten beli :) Bir kitapta birinin başladığı işi bitirmesini her zaman çok severim ve bu kitap da bitiş çizgisine muhteşem bir şekilde ulaştı! O Başladı, en iyi arkadaş olduklarını iddia eden, birbirinden boş, kıskanç ve sevimsiz dört kadının özel bir bekârlığa veda partisine davet edilmesini konu alıyor. Bu rüya gibi bekârlığa veda partisi, 10 yıldır görmedikleri ve okul yıllarını cehenneme çevirdikleri Poppy Greer'a aitti. Poppy'yi hiç sevmemişlerdi; hatta onu sürekli rahatsız etmiş, zorbalık yapmışlardı. Ama insanlar değişebilir, değil mi? Hayır. Zamanla sadece daha iyi rol yapmayı öğrenirler... Konuya dönersek; bu boş beleş dört kadın, özel bir adada düzenlenen her şey dâhil bekârlığa veda partisi davetini daha çok bir tatil fırsatı olarak görürürler. “Eski arkadaşlar olarak biraz eğleniriz” kafasıyla, fazla düşünmeden daveti kabul ediyorlar. Yol boyunca içlerinde az da olsa korku ve şüphe taşısalar da sonunda adaya ulaşıp Poppy ile yeniden bir araya geliyorlar... Kitap boyunca bu dört kadını — Annabel, Chloe, Tanya ve Esther'i — kendi bakış açılarından anlatılan bölümler sayesinde yakından tanıyoruz. Ve söylemeliyim ki, her biri bir birinden daha sevimsiz, daha itici ve daha basit. Bunun yanında, Poppy'nin geçmişte yaşadıkları olaylara dair düşüncelerini de yazdığı günlüklerden öğreniyoruz. Eğer kötü kız hikâyelerinden hoşlanıyorsanız, bu kitap bu konuyu bambaşka bir seviyeye taşıdığından emin olabilirsiniz! Kitap boyunca sürprizler, gerilim ve sürekli artan bir tedirginlik hissi eksik olmuyor. Okuyucu arkadaşlarımın büyük çoğunluğunun keyif alacağını düşündüğüm, oldukça eğlenceli ve sürükleyici bir okuma oldu. Not intikam için bu kadar sabırla bekleyebilen insanlara hayranim...10 yıl nedir yaaa bor Koç burcu olarak 10
O BaşlattıSian Gilbert · Artemis · 2024166 okunma
Sıcacık Bir Kitap
8/10
··
9 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 22:55
Bu kitap okuduğum tüm süre boyunca benim içimi o kadar ısıttı ki, elimden düşürmeden okudum diyebilirim. Çok sadece bir dil ile yazılmış, belki de hikayeler basit öğretiler diyebileceğimiz bir hayat akışına sahip ancak siz yine de açık bir zihinle, “evet, bu açıdan bakılmalı bazen hayata” diyebiliyorsunuz. Ben tüm karakterlerin hikayelerinden kendime bir ders çıkardım diyebilirim. Kitap her yaştan insanı ele almış ve bakış açınızı bir başka yöne hayatınızın hangi döneminde olursanız olun çevirmenizi sağlayacaktır. Özellikle Japon kültürü eski öğretilere dayanan ve çıkarılan dersleri sonraki nesillere aktaran bir kültür. Bu açıdan özellikle bakınca sımsıcak, samimi ve başucu kitabı niteliğinde bir kitap diyebilirim. Keyifle okuyacağınıza eminim, iyi okumalar!
Aradığın Şey Kütüphanede SaklıMichiko Aoyama · Domingo Yayınevi · 20244,707 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·240 syf.··
2026 3. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 04:26
İlk bakışta klasik bir bilim kurgu romanı gibi görünse de; Zaman yolculuğu, geleceğe müdahale etme ve insanlığın kaderini değiştirme gibi tanıdık temalarla başlıyor. Ama kitap ilerledikçe konu sadece “zamanda yolculuk mümkün mü?” sorusundan ibaret kalmayıp asıl mesele şu noktaya geliyor: İnsanlık için en iyi gelecek gerçekten kontrol edilerek mi oluşturulabilir? Hikâyenin merkezinde farklı yüzyıllara müdahale ederek insanlık tarihini şekillendirmeye çalışan “Sonsuzluk” adı verilen bir organizasyon var. Bu organizasyonun amacı savaşları, büyük felaketleri, toplumsal çöküşleri ve acıları önlemek. İlk bakışta oldukça mantıklı ve iyi niyetli görünen bu sistemin altında ise ciddi bir ahlaki ikilem yatıyor. Çünkü bir felaketi önlemek için yapılan küçük bir değişiklik, milyonlarca insanın hayatını ve hatta henüz doğmamış insanların varlığını bile etkileyebilir. Asimov burada okura oldukça düşündürücü bir soru yöneltmiş: Birkaç kişinin “daha iyi” olduğuna karar verdiği bir gelecek, gerçekten daha iyi olabilir mi? Romanın başkahramanı Andrew Harlan, Sonsuzluk bünyesinde çalışan bir teknisyen. Görevi, zaman içinde yapılan değişiklikleri uygulamak ve tarihin akışını düzenlemek. Başlangıçta sisteme bağlı, görevine inanan ve kurallara sadık biri. Ancak zamanla hem yaptığı işin sonuçlarını hem de kendi duygularını sorgulamaya başlıyor. Özellikle Noys ile tanışması, olaylara bakışını tamamen değiştiriyor. Harlan’ın yaşadığı bu dönüşüm, romanın en etkileyici yanlarından biri. Çünkü romanın fikrini ve felsefi tartışmaları, bir karakterin yaşadığı iç çatışma üzerinden anlatmayı tercih etmiş. Kitabın en dikkat çekici taraflarından biri de güvenlik ve özgürlük arasındaki dengeyi başarılı bir şekilde işlemesi. Sonsuzluk, insanlığı koruduğunu düşünüyor. Ancak bunu yaparken insanların risk
Sonsuzluğun SonuIsaac Asimov · Monokl · 20152,927 okunma
Puan vermedi·432 syf.··
2026 12. kitabı
Şans ve talihsizlik… Bu ikisinin birleşiminden doğan bir hikâye. Bazı gizli gerçeklerin ortaya çıkmasından korkan güç ve makam sahibi kişilerin, sahip oldukları nüfuzu kullanarak işini yapan bir insanı susturma girişimiyle başlayan roman, okuru daha ilk sayfalardan itibaren içine çekiyor. Mario Mazzanti, tam bu noktada hayatın yalnızca planlardan ibaret olmadığını; şansın ve talihsizliğin de olayların akışını değiştirebildiğini hatırlatıyor. Bir elektrik kesintisi sonucu ortaya çıkan “Satranç Hayranı” katil, olayların seyrini değiştirirken yazar, bazı şeylerin gereğinden fazla karmaşıklaştırıldığını ve çoğu zaman basit düşünmenin gerçeğe daha hızlı ulaştıracağını sürükleyici bir dille anlatıyor. İlk cinayet birini susturmak için işlenirken, devamında gelen cinayetler ünlü bir satranç oyunu gibi kurgulanarak gerçekler gizlenmeye çalışılıyor. Roman, bu süreci başarılı bir polisiye anlatımıyla okura aktarıyor. Her şey güçlü ve nüfuzlu kişilerin istediği yönde ilerliyor gibi görünse de, onların hesaba katmadığı bir ayrıntı son sayfalarda ortaya çıkıyor: vicdan. Namluyu tutan elin son anda ses verdiği vicdan sayesinde olayların nasıl ve neden gerçekleştiğini, romanda “Kraliçe” olarak betimlenen gazeteci Greta’dan öğreniyoruz. Şah Mat, yalnızca bir polisiye roman değil; güç, vicdan ve gerçeğin er ya da geç ortaya çıkışı üzerine düşündüren etkileyici bir eser.
Şah MatMario Mazzanti · Sonsuz Kitap · 20219bin okunma
Puan vermedi·157 syf.·
2026 27. kitabı
Bir yazarın ilk eseri çoğu zaman ya çıraklığının itirafı ya da olacaklarının habercisidir. İnsancıklar her ikisidir. Dostoyevski bu romanı 1846'da, yirmi dört yaşında yazdı. Belinski onu "yeni bir Gogol" diye ilan etti, Petersburg salonları genç adamı omuzlarına aldı, sonra bir yıl içinde yere bıraktı. Yirmi yıl boyunca Dostoyevski o ilk anın gölgesinde yaşadı; Suç ve Ceza gelene kadar adı bu kitapla birlikte anıldı. Şimdi geriye dönüp baktığımızda, gençliğin coşkusu sönmüş, gerçek görünür: *İnsancıklar* iyi bir roman değildir; ama büyük bir romandır. İkisi aynı şey değildir. Hikâye basit: orta yaşlı, yoksul, alkol problemi olan bir devlet katibi Makar Devuşkin ile uzak akrabası olduğu öksüz genç kadın Varvara Dobroselova mektuplaşır. Aynı sokakta, karşı pencerelerden birbirlerini görebilecek mesafede yaşarlar. Makar maaşının önemli bir kısmını gizlice Varvara'ya gönderir; bunun karşılığında bir teşekkür, bir mendil, bir kitap, bir umut alır. Roman bu mektupların birikiminden ibarettir. Sonunda Bikov adlı zengin bir adam çıkagelir, Varvara'yı eski bir hesabı kapatmak için satın alır, taşradaki çiftliğine götürür. Makar yapayalnız kalır. Hikâye burada biter; ama hikâyenin yıkıcılığı tam burada başlar. Dostoyevski'nin bu kitapta yaptığı şey Rus edebiyatına bir arketip kazandırmaktı: "küçük adam." Devlet katibinin paltosunu Gogol önce kendisi giydirmişti, ama o paltonun içine bir ruh yerleştiren Dostoyevski oldu. Gogol'ün Akaki Akakiyeviç'i acınası bir karikatürdü; Dostoyevski'nin Makar'ı acınası bir insandır. Aradaki fark devasadır. Çünkü Makar yoksuldur, ama gururludur. Yoksulluğunun farkındadır, üstelik gizlemeye çalışacak kadar gururludur, daha da kötüsü, bu çabasının boşunalığını bildiği için iki kat acı çeker. Romandaki en derin satırlar bu utancın etrafında
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 200776,9bin okunma
Puan vermedi·
ᴋɪşɪsᴇʟ ɴᴏᴛʟᴀʀıᴍ / ɪ̇ɴᴄᴇʟᴇᴍᴇ; Anton Çehov'un Bir Evlenme Teklifi adlı kısa oyunu, evlilik teklifi için komşusunun evine giden bir adamın, son derece önemsiz konular yüzünden çıkardığı tartışmaları konu alıyor. Evlilik gibi ciddi bir mesele etrafında dönen hikâye, karakterlerin inatçılığı ve abartılı tepkileri sayesinde komik bir hâl alıyor. Kısa olmasına rağmen oldukça eğlenceli bir eserdi. Karakterlerin sürekli birbirleriyle çekişmesi ve basit meseleleri büyütmeleri beni sıkmadı, aksine gülümsetti. Çehov'un sade ve akıcı anlatımı sayesinde oyun hızlıca okunuyor. Çok derin veya etkileyici bir eser olarak görmesem de keyifli vakit geçirmek için güzel bir klasik olduğunu düşünüyorum. ᴋɪᴛᴀᴘ ᴅᴇᴛᴀʏʟᴀʀı: ᴛᴜ̈ʀ: Klasik, Tiyatro, Mizah sᴀʏғᴀ sᴀʏısı: 32 ᴘᴜᴀɴıᴍ: 7/10 ᴅᴜʀᴜᴍ: E-kitap olarak okudum.
Bir Evlenme TeklifiAnton Çehov · Bilgi Yayınevi · 196685 okunma