Kendime dedim ki:
Zorlama, zorlanma, burda bir yabancı olduğunu bil.
Bir kazazede olduğunu çıkarma aklından.
Yeni bir kazayı göze almıyorsan eğer
önce özgürlüğünün sınırlarını çiz
ve çizdiğin bu alan içinde ilerle yalnız
kendine başka alanlar arama.
Kendime dedim ki:
Hadi kalkalım
hadi okuyalım bildiğimiz tüm duaları.
Kentleri, köyleri, yedi iklimi, dört bucağı
insanların tarihini, coğrafyasını, aritmetiğini
öğrenmeden önce
yazgısını öğrenelim insanların.
Hadi kalk bakalım
öğrenciliğe başlayalım.
Kendime dedim ki:
Yenilme kendine. Yenilme soğuğa ya da sözcüklere.
Dalgalar yok artık görüyorsun, çalkantılar yok.
Silvestre gözlerini açtı, uçuşan perdelerin arasından tabak çanak sesleri duyuluyordu, perdelerin gevşek dikişlerinden her şeyi rahatça görebildiğine yemin edebilirdi.
«Pragmatizmle başlayalım. İşte, Fikirler Diyarı'nı yenilemeye dair önemli bir girişim. 19. yüzyılın sonunda Amerika
Birleşik Devletleri ve Büyük Britanya'da başladıktan sonra 20. yüzyıl boyunca sürdü. Amacı, bütün dogmaları ve a priori'leri aşmak, gerçeklere bağlı kalmak ve somut deneyimler üzerinden fikirleri yeniden oluşturmaktır. Yunanca 'pragma' sözcüğü 'şey' demektir. Ebedi fikirler, değişmez gerçekler yoktur.»