BABAM VE GÜZ
Başlık yanıltmasın sizi, babam yaza benzerdi
Ama her zaman için güzden yaprak alacaklı
Babam yaza benzerdi, kendine susamam için
Gözlerine bakardım, kurumuş kuyu ağzı
Yaza benzerdi babam, balkonda çay içmeye
Ya bana öyle gelirdi ya bardaklar kanardı
Babam bana benzerdi, bir göl manzarasına
Aniden fırtına çıkar kayık dediğin batardı
...teknik açıdan fayda, özel yükümlülüklere veya genel haklara bağlı olup olmadığına bakılmaksızın, kişinin yaptığının herkesin refahı üzerindeki etkilerini dikkate alan düşüncedir.
Fayda, yalnızca failin özel bir ilişkisi olduğu veya özel bir taahhütte bulunduğu kişilere değil, tüm insanlara (veya tüm hissedebilir varlıklara) karşı fayda ve zararın tüm yönlerini içerir.
Tıbbi araştırma ve eğitimin genel faydaları açıkça bu başlık altında yer almaktadır.
Direnmeye ve kendini ortaya koymaya başladı. Artık bin parçaya bölünmesi gerekmediğinden, giderek kendine geldi. Kararsızlığı bir yana bıraktı, insanlara, artık kendisini az çok iyi hissettiği yüzüyle gösteriyordu.
Sihirbazlarına "kam" derlerdi. Evlenirken at ve koyun başlık parası olarak verilirdi. Zenginleri yüz veya bin ko- yun ile at verirlerdi. Biri ölünce yüzlerini kesmezler. Ceset yakılır, külleri ve kemikleri bir yıl sonra toprağa gömülürdü. Gömme işlemi sırasında yine ağlaşırlardı. Kışın ağaç kabuğundan örtülü evlerde otururlardı. Yazı dilleri de tamamen Uygurlarla aynıdır.
Mezar işi, bir nevi ömürle uğraşmaktır. Taşın altına giren her beden, ardında eksik bir hikâye bırakır. Biz o eksik hikâyeyi tamamlayamayız ama o hikâyeye illa ki başlık koyarız. İşte o başlık..."
Ne diyordum, buradaki bütün erkek ve kadınların aydınlık, ışıl ışıl olduğunu sanırdım.
Oysa şimdi, gördüğüm kadarıyla söylüyorum ki bir avuç ahmakmış bunlar.