Ondan kaçmak bir kitaba başlıyorum, sonra onu bir başka kitabın içinde yine buluyorum. O olmadan keşfettiğim sayfalarda bile, onun bana okuyan sesini duyuyorum. Yalnızca onun da ilgilisini çeken şeylerden zevk alıyorum. Düşüncelerim onunkilerin şeklini aldı, öyle ki bir olduklarını hissetmekten keyif aldığım zamankinden daha iyi ayırt edemiyorum onları.
"Kendimi daha önce hiç düşünmediğim şekilde seni etkilemek isterken buluyorum ama seninle birlikte olmak kendime olan güvenimi küçümsememe neden oluyor. Amaçlarımı ve yaptığım her şeyi sorgulamaya başlıyorum.
Hayatı var eden Allah'ın, dilde söz yaratan o bilgenin adıyla başlıyorum. Düşkünlerin elinden tutup esirgeyen, günahlıların suçlarını bağışlayan, özürlerini kabul eden lütufkâr Yaradanın adıyla...
...
Nereye baksam dünyanın son günü
Neye baksam ağlamaya başlıyorum.
Bir yandan birisi görecek diye utanıyorum
Bir yandan da birisi görse, sorsa
Ben de durmadan seni anlatsam diyorum.
Hissetmediğim bir şeyi reddetmek için ayağa kalkar kalkmaz, o şeyi hissetmeye başlıyorum ve reddetme hissim bile süslü bir duyguya dönüşüyor. İnancımı, çabalarım içinde kaybederek kendimi rüzgâra bırakmak istediğim anda, sessiz bir cümle ya da ciddi, tutarlı bir sıfat, gün ışığı gibi, aniden uyuklayarak yazdığım
önümdeki sayfayı açıkça görmeme neden oluyor ve mürekkebimle yazılan harfler sihirli işaretlerin garip bir haritasına dönüşüyor.