8/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 182. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 18:13
"Yolculuk bizi kendimize getirir " Demiş Albert Camus. Bir yolculuk romanı Son Aldanış.Ama sadece fiziki bir yolculuk degil bu .Hayallerine, içinde yarım kalmış duygulara da yapılıyor bu yolculuk. Kendi şehrine yapılan ucuz kolonya kokulu bir yolculukla başlıyor hikaye .. Karşı komşu var mesela Müzeyyen..Kahveleriyle ,bakışlarıyla iki kadın birbirini anlamaya çalışıyor .Ya da çöpün kenarında her gün çocuğunu arayan Meryem onun hayatında etkili .. Istanbul da koku eğitimi oldugunu duyunca hayatında bir farklılık olması ıçin gidiyor İstanbul'daki eğitime.. Daha uçakta farklı bir koku onu etkiliyor .O kokunun pesinde 1890 lar Istanbul una gidiyor, Galata,Beyoğlu nun arka sokakları ..Hep bir kandırmaca var ama .Hayat bir aldanış hikayesi mi ? Kiminin "bu ne dünya kardeşim, seven sevene" dediğine, kimisi "batsın bu dünya ,bitsin bu rüya "diyor .Peki hayat boyu karşılaştığımız karakterlerin ne kadarı gerçek?Geçmiş geçiyor mu ,yoksa nereye gidersen git kafanın içinde yaşıyor mu ? Psikolojik ve melankolik bir hikaye okumak isteyenlere güzel bir arayış romanı son aldanış.. Bu aldanışlar kendine götürür mü acaba seni ? Kitapla kalın dostlar... Son Aldanış Sevda Poyraz
Son AldanışSevda Poyraz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202416 okunma
9/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2026 105. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 22:12
Ferda’ ya kızmıyorum. Tersine ona eskisinden fazla saygı duyuyorum. Insan, yorulabilir, yaşama alışkanlığını kaybedebilir, birçok defa benim de istediğim gibi dinginliğe ulaşmak için yepyeni bir ışımanın içine dalmak ya da günahlarını bağışlatmak isteyebilir. Bu onun doğrusudur, anlayamadığım bu yolculuğa neden benim evimde, yanımda çıkmayı seçtiği. Onca zaman başka yerlere, benden uzaklara sürüklendikten sonra neden benim kırık kanatlarıma tutunarak uçmaya kalkıştığı! . . . Not: spoiler içerir Mahvoldum! Sadakatsizliğin manipülasyona dönüştüğü, saplantılı aşka bulaşıp ölüsüyle bile vedalaşamayan bir kadını,kiraz çiçeklerini, kız kardeşine düşmanlığı ve sonuna kadar aldatılmayı… haketmedin Azra ama gözlerini açıp da silemedin o adamı… Serası batsın!
Sadakatİnci Aral · Turkuvaz Kitap · 2010911 okunma
Reklam
Puan vermedi·144 syf.··
2026 21. kitabı
İyi akşamlar sevgili kitap ailem Bugün Sevda Poyraz'ın Son Aldanış kitabından bahsedeceğim biraz. Hem günümüzde hem de tarihte bir yolculuk yapmak istediğinizde tercih edebileceğiniz bir eser. Bununla birlikte yazarın dili öyle her şeyi süsleyip püsleyen cinsten değil; aksine, insanı kendi kalbinin çıplaklığıyla yüzleştiriyor. Kitap boyunca karakterlerin o pembe yalanlardan sıyrılıp gerçeklerin soğukluğuyla çarpışmasını izliyoruz. Ama işi farklı kılan tarafı, yazar bunu bir yıkım hikayesi olarak bırakmıyor. O "son aldanış" dediği şey, aslında insanın kendine gelmesi, gözündeki o saf perdeyi yırtıp atması için bir uyanış biletine dönüşüyor. Okurken ister istemez kendi kendinize soruyorsunuz: "Ben bugüne kadar en çok kime, hangi yalana kandım?" Kitaptan bir kaç alıntı bırakıyorum aşağıya "Adını bile hatırlayamadığım insanların cehenneminde defalarca yanıyorum." "Öfkeliydim ama kimse bilmiyordu, ben de bilmiyordum kime neden bu öfke? "Kimimizin 'Bu ne dünya kardeşim seven sevenee' dediği; başkasına ' batsın bu dünya bitsin bu rüya' oluyor." " Zaten hiç Şaşmaz bir şey bu dostluğumu atlayıp başımı belaya sokmak benim en birinci meziyetim. Hiç Şaşmaz."
Son AldanışSevda Poyraz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202416 okunma
Sarsılmış Bir Toplum
Puan vermedi·400 syf.··
2026 17. kitabı
Erken Cumhuriyet döneminde toplumun fikri dünyada sarsılması pek tabii olarak yazarlarımızda da görülmektedir. Bu nedenle bu kitapları kendini kaptırmadan sadece analitik olarak okumakta fayda var gibi gözükmektedir. Ben böyle okuyabildiğinin iddiasında olan biri olarak bu kitabı kısaca tartışmak isterim. 1955 yılında kaleme aldığı bu romanda Orhan Kemal bir ailenin sergüzeşti içinde biraz İstanbul, biraz değişen toplum ve teoloji tartışmaları yapmaktadır. Bu tartışmaları da aslında entellektüel anlamda sohbetine izin verdiği karakterler üzerinden değil de; hezeyanlar üzerinden okuyucusunun kalbine fırlatır. Karakterlerini de genelde tek yönlü ve insafsızca oluşturmuştur diyebiliriz. Örneğin Hacer elinden tespihi düşürmeyen, abdestli bir kadındır; ama sürekli entrika peşinde bir aşiftedir Orhan Kemal'in çizdiği gerçeklikte. Tek bir satırda dahi Orhan Kemal, Hacer'in iyi bir şey yapmasına izin vermez. Ayrıca mahalledeki bütün insanlar kötüdür; tüm ilişkiler dedikodu ve birbirinden yararlanmak üzerinededir. Basit araştırmalarla bu kitabın ne hakkında olduğu araştırıldığında aslında Orhan Kemal'in toplumcu bir roman yazdığı iddia edilmektedir. Fakat, bence, kitabın en önemli tartışma konusu teolojik açıdan kadercilik'tir. Belki bunu daha da belirgin kılmak için Orhan Kemal romanında mutlu sona izin vermez; hatta en önemli karakteri Nazan'ın acısını her dem biraz daha arttırır. Bunları hak ediyor mu sorusunu bir lahza sorduğunda da Orhan Kemal, romanın karakterleri dönemsel olarak uygun olmasa da cevaplarını Orhan Baba'da bulur. "Batsın bu dünya!". Orhan Kemal mesela idealist doğrucu Mazhar'a da mutluluk konusunda izin vermez; kendisi bir cinayete kurban gidecekken arkadaşı Nihat (bazı noktalarda gözünü kapatmasını bilen, idealist olmayan bu avukat) zengin olacak hatta
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,2bin okunma
Puan vermedi
Dediler ki sevdiğin ölünce kalbinde kırk mum yanar, her gün biri söner. Kırkıncı gün hepsi söner, biri bekler. O tek mum ebediyen yanar, acını o tek mum tutar. Ben buna inandım. Hayalimde otuz dokuz mum söndürdüm her gece üfleyerek, içimdeki cılız nefeslerle. Göğsümdeki sızı hafifler, kalbim tekrar toplanır, ciğerime derin bir nefes girer diye kırk gün bekledim. Geçtiğimiz kırk gün, bugünü bekledim. Sabah uyandım, kendimi yokladım. Öğlen tekrar baktım. Kırkıncı ikindiyi beklerken kırkikindi yağmurları boşandı gözlerimden. Gecesini bekledim ve de gece yarısını. Hiç bir şey olmadı. Yalanınız batsın dedim. İçimde tek bir mum kalacaktı hani; peki ne, bu yürekteki bin dönümlük ormanı yangını?
Göçüp Gidenler KoleksiyoncusuŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202413,2bin okunma
Dirmit
Puan vermedi·248 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2026 23:48
Masalsı, değişik bir üslupla yazılmış gibi yorumlar alan Latife Tekin’in Sevgili Arsız Ölüm’ü; hurafe dolu, hayalleri yıkan, yozlaşmış ailelerin, sanki bir ananenin dilini bilen köy Türkçesiyle yazılmış objektif bir anlatıma sahip. Her an bir travmatik olay örgüsünün hayatın rutinine yedirildiği dolayısıyla anlat desen oturup anlatılamayacak yoğunlukta, okumadan da edemeyeceğin bir roman. Nefret ederek başladım çünkü çok tanıdıktı.Tanıdık olmasından nefret ettim durmak istedim ama küçük bir kızın hikayesi kıvılcımdan kocaman bir meşaleye dönüştü. Aklım kaçsın şiirim kaçmasın diye dua ettiğinde başka şiirleri yırtılan kızlar var mı varsa onları bulucam dediğinde anladım bunu beklediğimi. Şiirleri yırtılan kızların; eli yüreğinde unuttuğu travmatik geçmişiyle vedalaşsın kutsal aileleriniz batsın desin diye ne de iyi etmiş yazmış Latife Tekin bu romanı.
Sevgili Arsız ÖlümLatife Tekin · Can Yayınları · 202410,8bin okunma
Reklam
Reklam