13 çocuk babası, hayatın her zerresini sorgulayan ve sorgulamaktan asla vazgeçmeyen bir yazar. Allah arayışını sürekli hale getiren ve ona koşmaya çalışan koştukça düşen bir Tolstoy. Umarım vefatında Müslüman olarak gözlerini dünyaya kapamıştır.
Eğer Tolstoy şu an aramızda olup tek bir cümle söyleseydi muhtemelen o: " yaşadığım her vakit sonlandırmayı istediğim hayatım artık bir hiçlikte, asla ölümümden hüzün duymayın" derdi.
Lev Nikolayeviç Tolstoy, meslektaşım sayılan bir zaat. Hukuk öğreniminin ikinci yılında içindeki akademi isyanı onu bölümden ve eğitiminden uzaklaştırmıştı. Hayatın anlamsız zevklerine düşkünlüğüyle meşgul oluyordu. Tükenmez bir servete sahipti. Sonrasında sorgulama ve maddi hayat gerçeği ile yüz yüze gelen Tolstoy o günden sonra asla eskisi gibi olamayacaktı. Hüzün ve hayatın anlam arayışı hep bir hedefi haline gelecekti. Hiçbir zaman neticelenemeyecek bir hedef.
Sıkmayan akıcı bir kitap. Kitabın asıl adı kurana girmeyen sünnetler şeklinde. Tabi bu İslam dini yapısında uygun görülmeyen bir başlık. Daha sonra şu anki adıyla Türkçeye çevrilmiş. Arkadaşlarıma önerdiğim ve günlük hayatta kesitlerini benimsediğim bir kitap.