Puan vermedi·40 syf.··
2026 22. kitabı
Bazı çocuk kitapları vardır; sadece çocuklara yazılmış gibi görünür ama aslında büyüklere de sessizce bir şeyler anlatır. Kanatsız Arı Mu, benim için tam da öyle bir kitaptı. Bir arının kanadının olmamasını anlatıyor gibi başlıyor; sonra fark ediyorsunuz ki aslında hepimizin kendimizde eksik sandığı yanlarına dokunuyor. Bazen en büyük gücümüz, eksik sandığımız şeyin ta kendisi olabiliyormuş. Ahmet Şerif İzgören'in kalemini zaten uzun zamandır severek takip ediyorum. Yine yüzünüzde bir tebessüm bırakırken kalbinize küçük ama derin cümleler bırakmayı başarıyor. Hikâye bitiyor ama düşündürdükleri uzun süre sizinle kalıyor. Hele çizimleri o kadar güzel ki çizerimizin ellerine sağlık. Şimdi serinin diğer kitapları beni bekliyor. Eğer onlar da ilki kadar güzelse, Mu'nun yolculuğundan ayrılmak hiç istemeyeceğim. Çocuklar için harika bir hikâye... Ama bence içinde hâlâ çocuk kalan her yetişkin de bu kitabı mutlaka okumalı. Teşekkürler Ahmet Şerif İzgören... Yine kalbime dokunan bir hikâye bıraktınız. @ahmetserifizgoren @elmacocuk pervin özcan
Kanatsız Arı MuAhmet Şerif İzgören · Elma Yayınevi · 2016243 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2026 5. kitabı
Bazı kitaplar bittiğinde kapağını kapatırsın, bazılarıysa kalbinin bir köşesinde yaşamaya devam eder. Sadako ve Kağıttan Bin Turna Kuşu benim için ikinci türden bir kitap oldu. Sadako'nun yaşadıkları sadece bir çocuğun hikâyesi değil; savaşın masum insanların hayatında açtığı yaraların da hikâyesi. Masum çocukların öldürüldüğü bir dünya.. (Rojava,Filistin,Doğu Türkistan, Sırbistan...) Sayfaları çevirdikçe onun umutlarına, korkularına ve hayallerine ortak oldum. Özellikle her bir turnayı katlarken iyileşeceğine olan inancı beni çok etkiledi. Bazen küçücük bir umudun bile insanı ayakta tutabildiğini hatırlattı. Kitabı okurken birçok kez boğazım düğümlendi. Sadako'nun yaşadığı acılar karşısında üzülürken, onun cesaretine ve yaşama tutunma isteğine de hayran kaldım. Hikâye kısa olmasına rağmen verdiği duygu çok büyük. Son sayfaya geldiğimde gözlerim doldu ve uzun süre kitabın etkisinden çıkamadım. Bu kitap bana barışın ne kadar değerli olduğunu, umudun ise en zor zamanlarda bile insanın elinden tutabileceğini öğretti. Sadako'nun hikâyesi yıllar geçse de unutulmayacak kadar güçlü ve dokunaklı. Herkesin en az bir kez okuması gereken, yüreğe dokunan bir eser.
Sadako ve Kağıttan Bin Turna KuşuEleanor Coerr · Beyaz Balina Yayınları · 202113,4bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
9/10
·335 syf.··
2026 8. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 21:50
Bazı kitaplar okunur ve biter, bazıları ise insanın zihninde uzun süre yaşamaya devam eder. Statü Endişesi benim için ikinci gruba giren eserlerden biri oldu. Alain de Botton, modern insanın en görünmez kaygılarından birini ele alıyor: Başkalarının gözündeki değerimizi kaybetme korkusu. Kitabı okurken, başarıya, saygınlığa ve mutluluğa dair birçok düşüncemi yeniden sorguladım. Çünkü çoğu zaman bizi mutsuz eden şey sahip olmadıklarımızdan çok, kendimizi başkalarıyla kıyaslamamız oluyor. Statü Endişesi, bana göre yalnızca bir sosyoloji ya da psikoloji kitabı değil; insanın kendi iç dünyasına yaptığı bir yolculuk. Okurken bazen rahatsız ediyor, bazen düşündürüyor, bazen de yıllardır fark etmeden taşıdığımız yükleri gösteriyor. Belki de bu yüzden etkileyici. Çünkü iyi kitaplar her zaman cevap vermez; bazen doğru soruları sormayı öğretir. Yazar, felsefeyi günlük hayatla ustaca birleştirerek statü arayışının insan ruhundaki etkilerini sade ve etkileyici bir dille anlatıyor. Kitap boyunca şu soruyla sık sık karşılaştım: "Gerçekten kendi hayatımı mı yaşıyorum, yoksa başkalarının beklentilerini mi?" Statü Endişesi, sadece toplum üzerine değil, insanın kendisi üzerine de düşünmesini sağlayan değerli bir eser. Okuduktan sonra geriye yalnızca bilgiler değil, insanın kendine sorması gereken önemli sorular kalıyor. Benim için altı çizilecek satırlarla dolu, üzerine uzun uzun düşünülmesi gereken bir kitaptı.
Statü EndişesiAlain de Botton · Sel Yayıncılık · 20211,213 okunma
10/10
·348 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 21:37
Bu kitap beni perişan etti. Kahroldum okurken. Hele son bölümler... Sanırım bu kadar çok etkilenmemin en büyük sebebi benim de bir kız kardeşimin olması. Okurken kendi anılarım gözümde canlandı. Kardeşimle saçma sebeplerle küsmelerimiz, bazen sinirlenip kalbini kırdığım zamanlar... Her biri o an gözümün önündeydi ve ben onunla geçirdiğim kötü olan her andan pişmanlık duydum... Gerçekten içerisinde bolca ders çıkarabileceğimiz yerler vardı. Daha romantik, sevgi ve aşkın olduğu bir kitap beklerken bu kitap beni yerden yere vurdu. O sonun geldiğini fark ettiğim an durup sindirmek için bir gün ara vermek zorunda kaldım. O kadar güzel ve hüzünlü bir kitaptı ki... June, bir gün aldığı mektupla çok sevdiği teyzesi Ruby'nin vefat ettiğini ve çocukluğunu geçirdiği Mavi Kuş Kitabevini kendisine bıraktığını öğrenir. Orayı satma amacıyla giden ve anıları içinde kaybolan June, çocukken elinden düşürmediği ve en sevdiği kitap olan İyi Geceler Aydede kitabının yazarıyla teyzesinin çok yakın arkadaş olduğunu öğrenir. Teyzesi onun için mektuplardan oluşan bir gizem bırakmış ve bu gizemle birlikte kitabevini kurtarmasını ümit etmiştir. Bu esnada aşkı bulan ve çocukluğuyla yüzleşen June, ne yapacağına karar vermeye çalışırken yıllardır küs olduğu kardeşi, onunla iletişime geçmeye çalışır. Her şey üst üste gelmişken June nasıl bir yol izleyecek? Mutsuz olduğu bir işe mi dönecek, yoksa tüm kalbiyle işleteceği kitabevini mi işletecek? Peki kardeşiyle arasını düzeltmeye hazır mı?.. Keyifli okumalar dilerim...
Edebiyat
Elveda HaziranSarah Jio · Arkadya Yayınları · 201911bin okunma
9/10
·724 syf.·
2026 15. kitabı
Postmodern tarzıyla Oğuz Atay , kitaba adını verdiği tutunmak,tutunamayanlar ve tutunmak istemeyenler üçgeninde yazmış kitabı. 200 sayfaya yakın yerde asla tek bir noktalama işareti göremezsiniz. Anlam bazen karmakarışık olabiliyor ya da senin bütün iç dünyanı yerle bir edecek cümleler kurabiliyor tek bir cümlesiyle. Selim Işık‘ın intiharının arkasındaki nedenler o kadar çok irdelenmiş ki hayata tutunamadığı için ölmesini yadırgamamak gerekir . Turgut Özben’in Selim’in iç dünyasını göremediği ,onun intiharına engel olamadığı için kendisi de tutunamamıştır bir anlamda hayata. Turgut’un Selim yüzünden hayattan kopuşunu o acısını bütün cümlelerde hissedebilirsiniz fakat kitabın sonunda beklediğim şey olmadı ben Turgut’un da hayattan kopacağını düşünürken daha yavan bitti kitap. Çok değişik bir serüvendi, çok değişik bir kitaptı bence . Ayrıca sosyal medyada o kadar çok Olric ile ilgili sahte yazılar görürsünüz ki kitapta onlardan pek eser yoktur :) Veee son olarak ; okunması gereken kitapların başında geliyor TUTUNAMAYANLAR
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475bin okunma
Bazı tarihler takvimde değil, insanın içindedir.
8/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 21:08
Bu kitabı bitirdiğimde fark ettim ki benim de bir 17 Haziran'ım varmış. Belki de bu kitapla bir yerlerde kesişen herkesin hayatında kendi '17 Haziran'ı vardır. Bazen tek bir gün, yıllarca taşıdığımız bir duygunun adıdır.
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20261,441 okunma