"Bedava" sözcüğü, Farsçada rüzgâr anlamına gelen "bād" ile getirmek anlamındaki "āvardan" fiilinin birleşmesinden doğmuştur ve tam olarak "rüzgârın getirdiği" demektir.
Bu ilginç isimlendirmenin ardında tarihi bir olay yatar. Sasani hükümdarı II. Hüsrev döneminde, Bizans hazinelerini taşıyan bir gemi fırtınayla sürüklenerek zahmetsizce İranlıların eline geçer. Hükümdar, hiçbir insan emeği olmadan doğrudan rüzgârın önlerine bıraktığı bu ganimete __"bādāvard"_& adını verir.
Zamanla Osmanlı Türkçesine geçen bu kelime, "boş, karşılıksız" çağrışımları yapan "bâd-ı hevâ" (rüzgâr ve hava) tamlamasıyla da harmanlanarak bugünkü "bedava" hâlini almıştır. Günümüzde basitçe "parasız" anlamında kullandığımız sözcük, aslında emeksiz kazanılan bir nimetin tamamen rüzgâra bağlı rastlantısallığını anlatan tarihsel bir mirastır.
*
@lıntı