Ve tüm o yaşayanlardan geriye bir tek ben kaldım, Bu daracık, korkunç mahkûmiyetin içinde kapana kısıldım. Thomas Lovell Beddoes, Deaths’ Jest-Book
"Benim evime gelsene?" dedi kadın. "Neden?" "Konuşurduk biraz..." "Neden?" "Bir şey yapmış olurduk işte..." "Neden, neden, neden?" Kadın biraz bekledi. "Bill?" Sessizlik. "Bill?" Yanıt yoktu. Peterson, Thomas Lovell Beddoes'ın bir şiirini düşünüyordu; Yurttaş Kane adlı eski bir filmden bazı sahneleri düşünüyordu; Degas'nın balerinlerinin önünde poz verdiği tüy gibi yumuşak, beyaz pusu düşünüyordu; bir Braque mandolinini, bir Picasso gitarını, bir Dali saatini, Houseman'dan bir dizeyi düşünüyordu; suratına soğuk su çarptığı binlerce sabahı ve milyarlarca insanın suratlarına soğuk su çarptıkları milyarlarca sabahı ve sonra, on binlerce yıldır işlerine gitmelerini düşünüyordu. Çayırları, buğday ve gelincik tarlalarını düşünüyordu. Kadınları düşünüyordu.
Sayfa 143·Kitabı okudu
Reklam
Beddoes
"Dünyanın sureti bir yalan, Mezarlara ve kızgın çukurlara çizilmiş bir surat; Hiçbir şey gerçek değil ve olan biten hepten berbat, İnsanoğlu göreydi Her gün adım atar atmaz Arka çıktığı, birden kapılıp gittiği, Ardında bırakıp sıyrıldığı vahamet ve illetleri; O vakit anlardı hayatın binlerce nefer karşısında Silahsız bir çile yürüyüşünde tek başına savaşmak olduğunu."
Sayfa 149 - Notos Kitap·Kitabı okudu
Satılık rüyalar oldaydı, Sen hangisini alırdın? •Thomas Lovell Beddoes
Sayfa 84·Kitabı okudu
Thomas Lovell Beddoes/ Pygmalion
Hayatın coşkusu onu yıkamışçasına Pürüzsüz ve kusursuzdu, ya da uyku Göz kapaklarına konmuşçasına. Arıyı papatyadan ayırmak daha kolay olurdu.
Sayfa 55 - Kitap içi alıntı·Kitabı okudu
Edebiyat
"Hayatın coşkusu onu yıkamışçasına Pürüzsüz ve kusursuzdu, ya da uyku Göz kapaklarına konmuşçasına. Arıyı papatyadan ayırmak daha kolay olurdu." - Thomas Lovell Beddoes, "Pygmalion"
Sayfa 55 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Reklam