Bedodeniz

Bedodeniz
İşaret Dili Tercümanı& Eğitmen
331 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
"Kitaplar insanların kaderlerini değiştirir."
7/10
·90 syf.··
Beğendi
·
2022 7. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2022 22:39
Merhaba sevgili kitapseverler... Uzun zamandır kitap sayfalarında sürekli gözüme çarpan ve bir arkadaşımın da tavsiyesi üzerine okuduğum bir kitap. Kitabın konusuna gelince,sadece 89 sayfa olan kitabı birkaç cümleyle özetlemek gerekirse; "Bazı insanlar kitap okumaz,bazıları okur ve kimileriyse okumakla kalmayıp onlarla birlikte yaşar."Kitaplarıyla kendine ev inşa etmiş bir karakter.Evet kitapları tuğla gibi kullanıp,çimentoyla sıvayarak oluşturulmuş bir ev.Aradığı kitabı bulmak içinde,duvarları yıkan bir karakter.Hikayenin kahramanı olan Carlos kitaplara olan düşkünlüğünü biraz abartmış olabilir:) Okurken kendimi kahramanın yerine koyup umarım birgün bende kitaplara olan bağlılığımı o kadar abartmam diye düşünmedim değil:) Aslında kahramanın kitaplara bu denli düşkünlüğünün sebebini kitaptan bir alıntıyla özetleyebiliriz ki bu durum her okur için gecerlidir diye düşünüyorum.. "Çoğunlukla bir kitaptan kurtulmak ona sahip olmaktan daha zordur. Kitaplar, sanki asla geri dönemeyeceğimiz bir anın tanıkları gibi, bir ihtiyaç ve unutkanlık anlaşması ile tutunurlar insana." Kitapseverler olarak hepimiz için durum böyle degilmidir? Okurken kendinizin de kitaplara olan düşkünlüğünüzün ne derece olduğunu sorgulayacaginiz bu kitap ,okumadan önceki beklentimi tam olarak karşılayamasa da yine de herkesin okuyarak birçok açıdan kitaplarla olan ilişkisini gözden geçirmesi için ideal bir kitap diye düşünüyorum.
1000Kitap
Kâğıt EvCarlos María Domínguez · Jaguar Kitap · 202015,3bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Dünyada susmaktan daha iyi bir şey yoktur."
8/10
·95 syf.··
Beğendi
·
2022 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2022 23:11
İran edebiyatı hep ilgimi çekmiştir ve büyük bir zevkle okurum her seferinde.Sâdık Hidâyet ile tanışma kitabım olan ve uzun zamandır okuma listemde bekleyen "Kör Baykuş"yazarın okurken biraz Kafka'nın Dönüşüm'ünü, biraz da Dr Jekyll and Mr Hyde'ı anımsatan bir hikaye.Öncelikle şunu söylemem gerekir ki bazı kitaplar vardır, neresinden başladığınız çok önemlidir.Eserin başında Sadık Hidayet ile ilgili genel bir bilgilendirme yapılmış, ancak kitabı daha iyi anlamak için eserin sonunda yer alan yazarın yakın dostu Bozorg Alevi'nin yazarla ilgili yazdığı Sonsöz de ki önemli bilgileri okuyarak esere başlamanız kitabı daha iyi anlamanızı sağlayacaktır. “Yaralar vardır hayatta, ruhu cüzam gibi yavaş yavaş ve yalnızlıkta yiyen, kemiren yaralar.” Bu cümleyle açılır Sâdık Hidâyet’in başyapıtı Kör Baykuş.Bir anlığına görülen ve hayal mi gerçek mi olduğu anlaşılmayan güzel bir kadın, romanın isimsiz kahramanının tekdüze varoluşunu altüst edecek, onu zaman ve mekânın dışında geçen bir hikâyeye savuracaktır.Takıntılardan, korkulardan, sanrılardan oluşan bir dünyada geçen, içinde kendini yapayalnız bulduğu bir hikâyeye.Bence yazar biraz da kendi yaşamını yansıtmış kitaba, çünkü yazarın Paris' te kiraladığı dairede, evin tüm deliklerini tıkayıp havagazı ile intihar etmesi ise onun, hikayesini bitirdiği noktadır. Varolmaya katlanmak ya da ölmek....Yazar ara ara kitapta fazlaca tekrara düşsede bence güzel bir psikolojik roman. Ama şunu söylemek isterim ince bir kitap olmasına rağmen hemen okunmayacak bir kitap,derin bir okuma yapmalı, hatta bir kaç kere okunarak düş ile gerçek arasında geçen döngüsel hikayenin içine girilmeli diye düşünüyorum.Kahramanin karamsar hali,ölümü ve yalnızlığı cok iyi anlatımıyla İcim söküle söküle okusamda çok beğenerek okudugum ve tavsiye edebileceğim bir
Edebiyat
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,7bin okunma
"insan kendisiyle yetinmeyen tek varlıktır"
9/10
·228 syf.··
Beğendi
·
2022 5. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2022 14:47
Öncelikle şunu söylemek istiyorum ki Burhan Sönmez daha çok okunmayi hakeden bir yazar.Yazardan okuduğum 5. kitabı olan "istanbul istanbul"kitabı bir yeraltı romanı ama ortasınıf çocuklarının sevdiği yeraltı romanı değil basbayağı fiziki olarak bir yer altı romanı. Güzel istanbul'un yerin altında insan hayatını yok sayan işkencecilerin arasında kendi hayatlarını varsaymaya çalışan insanların romanı.Gizlilik nedeniyle kendilerini anlatamayan ve birbirlerini tanımayan Berber Kamo, Doktor,öğrenci Demirtay ve Küheylan dayı 10 gün aynı hücrede kalarak,iskencecileri ve gardiyanları yok sayarak işkenceden hücreye dönüşlerinde birbirlerine birçok masal anlatıyorlar ve bu masalların baş kahramanı hep İSTANBUL' dur.Hücrede işkence gördükçe acıyı azaltmak, bulundukları durumdan uzaklaşmak için anlatılıyor bu hikayeler.İnsanı anlatırmış gibi, şehri anlatırlar, yeraltını tasvir edermiş gibi, yeryüzünü betimlerler, aşkı anlatırlar.. Yazar romanında işkence anı ile ilgili ayrıntılı hiç bir detay vermezken işkence odasında ve o hücrede yaşananları okuyucuya üstü kapalı o kadar mükemmel aktariyor ki siz o işkence anını iliklerinize kadar hissediyorsunuz.Benden bir tavsiye eğer Burhan Sönmez okumaya başlayacaksınız kesinlikle tanışma kitabınız "İstanbul İstanbul"olmamalı.Bu tavsiyem kesinlikle kitabın kötü oluşundan değil benim gibi okurken cigeriniz sökülebilir o sebepten'(... İnsan kitabı bitirdiğinin ertesinde yerin üstündeki istanbul'a bakıp yerli yersiz dağılabiliyor... En önemlisi de işkencenin öyle şehirden uzakta değil sadece 2 bodrum aşağıda yapılması 2 bodrum yukarıda yürüyüp giden insanların ses çıkarmaması ve bu sizin kendinizi kötü hissetmenize neden oluyor.İnsanlar o hücrede tüm ofkesiyle direniyor ama bu bir direniş kitabı değil,bu bir yeraltından masallar
Roman
İstanbul İstanbulBurhan Sönmez · İletişim Yayınları · 20191,289 okunma
Tarihi surlardaki bir kovugun içindeki yolculuğa hazır mısınız?
7/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2022 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2022 23:47
Osman Cemal Kaygılı'nın 1945 te kaleme aldığı acayip romanı. Zamanının ötesinde, enteresan bir mizah ve fantastik diyebileceğim ögelerle bezenmiş bir kurgusu var.Okurken İhsan Oktay Anar'ı anımsatmiyor değil hani:) Öncelikle satır aralarında mükemmel bir birikim mevcut. Yunan tragedyalarından tutun, anadolu meddahlarına kadar çok geniş bir yelpaze neredeyse her satırda gözümüze çarpıyor ve bunu öyle bir dille yapıyor ki, belki ilyeda ve odessa'yı okurken sıkıntıdan patlarsınız ama KOVUK PALAS'ı okurken bu çok büyük bir keyif haline dönüşüyor. uzun zamandır böylesi eğlenceli bir eser okumamıştım. Konusuna kısaca değinirsek eğer, kendini Diyojen'e benzeten bir adamın komik ve trajik hikayesi. Diyojen'i bilenler bilir,Kendi döneminde dünya nimetlerine sırtını dönmüş ve kendisini tarihe mal eden bir fıçının içinde yaşayan, deli mi dahi mi olduğu bilinemeyen bir filozof:) İstanbul’un surlarında bir kovuk… Kapısı açılan bu eşsiz, fevkalade ve benzersiz, dahası pek esrarengiz, küçük ama içi görünenden çok daha büyük âlemin içinde, püf diyerek aşılan zamanlar ve mekânlarda gezineceksiniz. Esrarengiz bir yolculuk bu… Kovuk Palas’ta Âşık Diyojen’in misafiri olmaya hazır mısınız? Osman Cemal Kaygılı, tarihi surlarda bir kovuğun içinde misafir ediyor okuru. Eski Atina sokaklarında dolaşıp Platon’dan Sokrates’e, Aristo’dan Diyojen’e kadar rast geleceğiniz bu kovuğun içinde, Baba Davut’un curasını, Neyzen Tevfik’in neyini dinleyecek, Mevlanakapılı Çitlembik Nigar’la dertlenecek ve Palas’ın daimi mukimi Aksaraylı Derviş Hacı Balaban, namı diğer Âşık Diyojen tarafından ağırlanacak, her satırda Kovuk Palas’ın esrarına varmaya çalışacaksınız.Okurken kendinizi eski İstanbul külhanbeyi ile sohbet ederken, bir filozofu dinlerken , Neyzen Tevfik'ten ney taksimi dinlerken veya bir dergâh
Roman
Kovuk Palas’ın EsrarıOsman Cemal Kaygılı · Vacilando Kitap · 202038 okunma
herkes birgün günahlarının bedelini öder.
9/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2022 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2022 06:23
Yediler Teknesi Abdullah Aren Çelik'ten okuduğum 2. Kitap.Haziran ayında sehrimize geldiğinde imza günü için aldığım bir kitap.Ben her kitabın okunmak için bir zamanı olduğunu düşünüyorum bu kitabında zamanı bugünmüş:) Evet gelelim kitabımıza; kitap bitince kapağını kapattigimda ben ne okudum dedim kendi kendime.Pek az kitap beni bu kadar etkiler.Modern bir Nuh Tufanı hikayesi okuyorsunuz kitapta. Okurken sorgulatan, farklı kurgusu olan bir kitap. Hikaye kitabın baş karakteri Eyüp'ün bir gün kapıda yıllardır haber alamadığı oğlunun ayakkabılarını bulmasıyla başlar. Ayakkabılarla birlikte bir de mesaj iletilir Eyüp'e. Bu mesajla Eyüp hem kendisine dair, hem oğluna, hem de geçmişe dair sorularla başbaşa kalır. Eyüp için tek çıkış yolu günahlarından arınacağı bir yolculuğa çıkmaktır. Yalnız bu zorlu ve ruhani yolculuk için Eyüp'de dahil yedi kişiye ihtiyaç vardır. Kurguya dahil olan karakterlerin hepsi acıyla spesifik olarak tanış olmuşlar. Ama hepsi de hayata bakış ve duyuş noktasında eksiklikleriyle barışık, hemhal olmuş karakterler. Hepsinin bireysel hikayeleri bir bakıma toplumun da hikayesi... Bu yüzden hikaye aslında bir kaçış değil yüzleşme hikayesi…Abdullah Aren Çelik'in kaleminden çıkan Yediler Teknesi akıcı olay örgüsü, şaşırtan sonu ve soluk soluğa okuyacağınız bir kitap. Herkes eninde sonunda hataları ile yüzleşmek ve bedelini ödemek zorundadır.Okurken her sayfada altını cizdigim satırların olduğu, bir süre sonra tekrar okuyabilecegim,hafızamda derin izler birakan bir kitap,mutlaka okunmalı..
1000Kitap
Yediler TeknesiAbdullah Aren Çelik · Everest Yayınları · 2021311 okunma