"Aşırılıklar genellikle birbiriyle bağlantılıdır. Örneğin kendini beğenmiş görünen insanlar, kendilerine saygı duymaya daha yatkındır. Başkalarının kendilerini örnek almalarını isterler. Fakat kendine saygısı yüksek olan bir kişi, başkalarının kendileri hakkında ne düşündüğüne pek önem vermez."
Kombi ve kaloriferli evlerden sonra çocuk odaları icat edilmiştir. Çocuğun belli bir yaştan sonra odasında yatıp kişilik geliştirmesi gibi saçmalıklar da böyle başladı. Ne yaptı çocuk? Sabaha kadar korkuyla titredi, biraz büyüyünce açık saçık dergilere baktı. Kendi televizyonundan, Internet'inden, dünyanın bütün pisliklerine bulaştı. Yalnızlığa alıştı ve bir cemaat toplumu olan memleketimiz kendini beğenmiş yabanıl insanlarla doldu.
''Ben var ya, böyle kendini beğenmiş biri gibi gözüküyorum ama aslında ölmeyi öyle çok istiyorum ki, elimden bir şey gelmiyor. Doğduğum andan itibaren ölümü düşünüyorum. Ölmem herkes için daha iyi olacak. Bu bir gerçek. Yine de ölmek öyle kolay bir şey değil. Tuhaf, korkutucu bir tanrı gibi bir şey benim ölümümü engelliyor.''
Nitekim “Gazzali derin bir denizdir” diyen hocası Cüveyni, Gazzali’nin yazdığı el-Menhul adlı fıkıh kitabını incelediğinde çok beğenmiş ve “Beni sağken mezara gömdün; ölümümü bekleyemez miydin!” diyerek ona duyduğu hayranlığı dile getirmiştir.
Öyle kendini beğenmiş insanlar vardır ki, açıkça hayran oldukları bir büyüklüğü, kendilerine ulaşan bir basamak ve köprü olarak serimlemekten başka türlü övemezler.
Sayfa 107 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 11.Basım 2024