Havva baktı Ademe
Ve dediki :
Bana bir isim ver varlığım senin olsun.
Bana öyle bir isim ver ki senin yanında dursun.
Seni anan beni ansın, seni hatırlayan beni hatırlamadan olmasın.
Bir "ile" koy aramıza bizi birbirimize bağlasın...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kelimelerin konuştuğu bir kitaptan herkese Merhaba :D
Üslûp olarak, yaşadığımız bu yüzyılda kalemini sevdiğim biri Nazan Bekiroğlu onunla Yusuf ile Züleyha kitabı ile tanışmıştım. Şiirsel anlatımıyla sizi yormayan hatta içinizi pamuk gibi eden cümleleri ile.Ki uzun zamandır dinginlik istedigim şu günlerde ufak bir terapi oldu diyebilirim.
Gelelim Kelimelerin Defteri olan bu kitaba öncelikle ilk defa Nazan Bekiroğlu okuyacaksınız bu kitap ile başlamamanızı tavsiye ederim. Zira şöyle bir şey var bu kitap Bekiroğlunun bir nevi içini döktüğü edebiyat denemelerini oluşturuyor.Yani onu daha yakından tanımak isteyip iç dünyasını görmek isteyenlere daha geniş bir yelpaze sunuyor.
Içeriğe gelirsek ilk başta kendince bazı kelimelere değişik tanımlar vermiş ve ardından başlıklar hâlinde deneme yazılarını sınıflandırmış.Yaşantı,Kavram ve olgu daha sonra yazar-eser şeklinde başlıklar altında yorumları yani denemeleri var. Bir başka başlığı ise izlediği filmler ve filme bakış açısı.Bekiroğlu her türlü sanatsal faktörü sanat için seven biri.Ki burada ona dair çok şey göreceksiniz.
Gel gelelim "Ben Artık Düz Cümleler Kurmak İstiyorum" adlı başlığa burada dilinin neden süslü olduğunu açıklamış.
Duygularını çok yoğun yaşayan biri ki bunu zarif cümlelerinden anlamak mümkün.
Bir söyleyişe katılmak isterseniz bu kitap sohbet havası ile tam sizlik efendim şimdiden iyi okumalar dilerim.
Ardımda kırık bir ayna
Üvey anneleri hayatımın.
Batsın diye güneşe tempo tutan o kız çocuğu...
Evden kaçışımın pembe spor ayakkabıları vardı.
Hüzün neydi sanki o zaman
Artık kullanılmayan dikiş makinesi annemden kalma.
Ölüm neydi sanki o zaman
Bir önseziden başka.
Evden kaçabilirsin artık çocuk,
ama kaderden asla!