Oy sevmişem bem seni .....
Ve sen daha demincek, Yıllar da geçse demincek, Bıçkılanmış dal gibi ayrı düştüğüm, Ömrümün sebebi, ustam, sevgilim, Yaran derine gitmiş, Fitil tutmaz, bilirim. Ama hesap dağlarladır, Umut, dağlarla.
Hayatın içindeki olguları sayısız kategoriye ayırabiliriz. bu olgularda kimi insan için içerik önemlidir kimi insan için biçim. Bu olgular açısından Peterburg hayatı, özellikle Peterburg salon hayatı, köy, kasaba, sehir, hatta Moskova havatından farklı bir yerde durur. Sarsılmaz bir hayattır bu. 1805 yılından beri Napolyon'la barış halinde de savaş kaldırdık, ama bem Anna Pavlovna'nın hem de Elen'in sa-halinde de olduk, anayasalar yaptık, anayasaları yürürlükten Pavlovna'run salonunda eskiden olduğu gibi Napolyon'un lonu, biri yedi, diğeri beş yıl önce nasılsa hâlâ öyleydi. Anna Pavlovna'nın salonunda eskiden olduğu gibi Napolyon'un başarılarından şaşkınlıkla söz edilir, onun bu başarılarının Avrupa hükümdarlarının ona karşı gösterdiği müsamahanın tek amacı Anna Pavlovna’nın temsilcisi olduğu saray çevresini rahatsız etmek ve kaygılandırmak olan maksatlı bir komplo olduğu düşünülürdü. Rumyantsev’in ziyaretiyle şereflendirdiği ve çok akıllı bir kadın olarak gördüğü Elen’in salonunda, büyük milletten ve büyük insandan 1808 yılında olduğu gibi 1812 yılında da hayranlıkla bahsedilir, Fransa’yla ilişkilerin kopmuş olmasına üzüntüyle bakılırdı; Elen’in salonunda toplanan insanlara göre bu mesele barış yapılarak çözülmeliydi.
Sayfa 151 - Savaş ve Barış 2·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Anadolu'da da hem konuşma dili açısından bem de etnolojik açıdan Yunanlık mı hâkimdir? | Anadolu'da sadece Yunanlık hâkim değil, meselâ kalabalık bir grup olan Ermenilik var, bütün Güneydoğu Anadolu'da Aramca konuşuluyor, dağlarda Kürtlük var. Yani konuşulan dillerin haddi hesabı yok. Bütün bu karmaşık yapı üzerine Türkler gelince hiç şüphesiz ki Türkçe bir anlaşma dili, lingua franca¹ hâlini alıyor. Durum bundan ibarettir. Yoksa sayı hesabı yaparak "kimin kimi yediğinin tesbiti"ni yapmak mümkün değildir.
Sayfa 178 - ¹Lingua franca (geçer dil/ortak dil), ana dilleri farklı olan kişilerin veya toplulukların birbiriyle iletişim kurmak için kullandıkları ortak dildir.
Tarih
Kırım Savaşı'na Giden Gerginlik
1848 ayaklanmaları Polonya ve Macaristan'da oldu. Bu ön planda Avusturya İmparatorluğu ve Metternich düzenine yöneliktir. ...Ve Mareşal Paskeviç (o zamanlar generaldi) çok acımasız olduğundan bu işe memur edildi, çünkü Avusturya, Macar ve Polonya ayaklanmasıyla baş edemedi. Macaristan cumhuriyet ilan etmişti. Kanlı bir şekilde bastırıldı. Polonyalı ve Macar subaylar Osmanlı İmparatorluğu'na sığındı. Biz bunları Rusya ve Avusturya'ya iade etmedik. Bunların çoğu da başkomutan General Józef Bem (Murat Paşa) başta olmak üzere Müslümanlığa döndü. Bu Müslümanlık bir itikat meselesi, bir hidayetten çok adeta bir milli kimlik meselesi olarak düşünülmelidir. Nitekim içlerinde bulunan Nâzım Hikmet'in büyük dedesi Konstantin Borzecky (ki albaydı o zaman), Mustafa Celaleddin adını almıştır, sonra general olmuş ve mirliva rütbesiyle Karadağ Savaşı'nda şehit düşmüştür. (Polonya vatandaşlığı alan Nazım Hikmet, Borzecki soyadını aldı.)
Tarih
Bu toplum mühendisliği projesi o kadar etkin ki, Twenge'in Ben Nesli kitabını ilk okuduğumda gözümden kaçmıştı, kadınların erkekleşmesi 1973 ila 1992 arasında, yani 19 senede %80'lere varıyor. Bu kadar kısa bir zamanda bu kadar şiddetli bir sosyal dalgalanma, doğal ve alışılmış sosyal dinamiklerden kaynaklanamaz; yapay, kışkırtılmış, tetiklenmiş bir süreç ile karşı karşıyayız. Dipnot: J. Twenge, BEM Cinsiyet Ölçeği'ni kullanıyor ve tipik eril ve dişil özellikleri ölçen iki anketin, 28.920 üniversite öğrencisi üzerinde uygulanmış 103 örneğini bir araya getirip şu açıklamayı veriyor: "Eril' ölçek; 'rekabetçi', 'bağımsız', 'asla kolay vazgeçmeyen' ve 'tutkulu' gibi kelimeler içeriyor. 1990 larda ankete cevap veren kadınların %50'sinden fazlası 'eril' olarak çıkmıştı. Bu oran 1970'lerde sadece %20'ydi. Yani kadınlar, 1970'lerdeki Patlama Nesli'nin üniversite öğrencilerine kıyasla %80'den fazla eril özelliklere sahipti. Değişim o kadar büyüktü ki 1990 ların başlarında erkeklerin ve kadınların, sözde erkeksi olduğu söylenen özellikleri ölçen ankete verdiği cevaplar ayırt edilemiyordu. Açıkça görülüyordu ki bu özellikler artık erilliğe değil insanlığa aitti."
Sayfa 27·Kitabı okuyor
03.05.2023 :(
İçinde kocaman bir boşluk duygusundan başka hiçbir şey yoktu. Ne bir gözyaşı, ne bir fikir. Aklı gökyüzü gibi bem­ beyazdı, yüreği artık çıkacakmış gibi çarpmıyordu, bedeninde her şey sakindi. Belki de aşın derecede sakindi her şey.