Kendime not...
Puan vermedi
Bu kitapla sabahattin aliyi tanıdım ben… … nasıl hassas… dünya hassas kalpler için cehennemdir… kendime benzettigim herkese içim burkuluyor… o inanılmaz ruh analizleri karşısındakinin beynini okurcasına güçlü sezgileri… kitabın baş kahramanını acımasızca eleştirmesi… çok sevdim çok beğendim…
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Koridor Yayıncılık · 2022208,9bin okunma
Selam :)
5/10
·224 syf.··
2026 27. kitabı
Psikolojik-gerilim kitabı olarak başladığım bu kitap normal günlük hayatı anlatan bir kitaba dönüştü. Başı çok iyi başladı. Dedim kurgu çok iyi hatta yüz sayfa felan gayet heyecanlı gitti. Sonra kitap kendini tekrar etmeye başladı. "Sabah kalktım, yedim içtim sonra şöyle yaptım" diye devam etmeye başladı. Bir yerden sonra acayip baydı. Beklentimi karşılamadı maalesef. Bana çok yavan geldi bu kitap. Daha iyi yazılabilirdi. Çünkü kurgusu çok iyiydi. Hele de kitabın başında 10 yaşındaki bir çocuğun cinayet planlaması acayip iyiydi ve bunu kusursuz bir şekilde yapması beni çok etkilemişti. Kitap buradan yürür diye düşündüm ama maalesef olmadı. Galiba yazar da bir noktadan sonra sıkılmış kitabı bitirmek için yazmış gibiydi. Ben hatta kitapta annesi ile ilgili ya da babasının ölümü ile ilgili bir şey olur diye düşündüm ama hiçbir şey olmadı. Yazar kitaba sadece yazmak için yazmış gibiydi. Maalesef kitabı beğenemedim beni içine çekmedi yani...
1000Kitap
HemşireValerie Keogh · Sonsuz Kitap · 202577 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Funda'dan...
Puan vermedi·159 syf.··
2026 16. kitabı
·
47 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 11:54
​Acımak, aslında bize çok tanıdık bir insan kusurunu yüzümüze vuruyor: Peşin hükümlülük. ​Zehra’yı okurken ilk başta ona kızıyoruz. "İnsan babasına karşı nasıl bu kadar taş kalpli olur?" diyoruz. Ama Reşat Nuri öyle dahi bir yazar ki, Zehra’nın çocukluk travmalarını önümüze serdiğinde ona hak vermeye başlıyoruz. Tam Zehra’nın tarafına geçmişken, bu sefer Mürşit Efendi'nin günlüğüyle bizi ters köşe yapıyor ve "Dur bakalım, madalyonun bir de diğer yüzü var" diyor. ​İşin Özü: Roman, hayatın siyah ve beyazdan ibaret olmadığını, gri alanların ne kadar can yakıcı olabileceğini anlatıyor. Haklı olmakla, şefkatli olmak arasındaki o ince çizgiyi gösteriyor. Zehra kusursuz bir öğretmen olabilirdi ama "acımayı" öğrenene kadar eksik bir insandı. Kitap bittiğinde boğazınızda bir düğüm kalıyor ve ister istemez kendinize soruyorsunuz: "Ben hayatımda kimi, arkasındaki hikayeyi bilmeden yargıladım?"
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,5bin okunma
Suç ve Ceza / Hangi çeviriyi okumalıyız? /
10/10
·687 syf.··
2025 2. kitabı
Suç ve Ceza’yı Can yayınlarından okudum, daha sonra İş Bankası. Can yayınları resmen karakterin psikolojik derinliğini bu pasajda yok ediyor. Bakın, aynı pasaj iki farklı yayınevinde nasıl çeviriliyor. İş Bankası: Sayfa: 456 "Estetik bir bitim ben, başka bir şey değil." diye sürdürdü düşüncesini; başkalarının felaketleri karşısında öç alırcasına sevinç duyanların duygularına benzer bir duyguyla bu düşüncesini didiklemeye, onunla oynamaya, ondan avuntu ummaya başladı. "Evet, gerçekten bir bitim ben; çünkü ilkin, şu anda bir bit olduğumu düşündüğüm için bitim; ikincisi, bir ay boyunca, bu işi kendi zevk ve keyfim uğruna bir şeyler sağlamak için değil, sözde, soylu ve güzel bir amaca erişmek için yaptığıma, o yüce varlığı tanık gösterdiğim, onu rahatsız ettiğim için bir bitim. Hah-hah-ha. Can Yayınları: Sayfa: 341 Eh, estetik olarak ben bitim, başka bir şey değilim," dedi çıldırmış gibi gülerek. "Evet, gerçekten bitim," diye devam etti haince bir neşeyle bu düşünceye sarılarak, ona yerleşerek, onunla oynayıp eğlenerek, "bu da sırf şu yüzden birincisi, artık bit olduğuma karar veriyorum; ikincisi, bütün bir ay boyunca her şeye kadir inayeti rahatsız ettim, kendi hevesim için yapmadığımı, yüce ve güzel bir hedefim olduğunu kanıtlamak için... Ha ha! Ayrıca bu platformda Dostoyevski’ye Suç ve Ceza da atfedilen bazı sözler de kitapta yok. Yazarın sözleri değiştiriliyor. Sizin yorumunuz nedir?
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,2bin okunma
Puan vermedi·336 syf.·
2026 122. kitabı
Spoiler içerir! Saramago'nun okuduğum ilk kitabıydı ve okumaya başlar başlamaz dikkatimi ilk çeken yazarın kaleminin ne kadar kuvvetli olduğuydu. Üslubu, betimlemeleri, duyguları aktarış biçimi, zihninizde yeni kapılar açma becerisi gerçekten çok etkileyiciydi. Kendinizi kitabın içinde bulmanızı, o anı yaşamanızı ustalıkla beceriyor. Kitabın akıcılığı muazzamdı, okumaya başladığımda hiç elimden bırakmadan yarısını geçmiştim bile. Kitabın konusuna gelecek olursak; hiç bir rahatsızlığı olmamasına rağmen aniden kör olan bir adam ve bu körlüğün bulaşıcı bir şekilde önce bu adamın etrafındakilere daha sonra tüm şehre yayılmasını anlatıyor. Şehir diyorum ama ilginç bir durum var o da bu olayların hangi ülkede veya şehirde geçtiği belli değil hatta kitapta ki hiç bir karakterin ismi yok. Karakterleri ilk kör, doktor, doktorun karısı gibi tanımlamalarla size tanıtıyor. Konumuza dönecek olursak, yaşadığımız şehirdeki tüm insanların aniden kör olduğunu düşünürsek ortaya nasıl bir kaos ortamının çıkacağını hepimiz az çok tahmin edebiliyoruz. Bu kaos ortamında insan, insan olarak kalabilir mi acaba diye sormadan edemiyorsunuz. Bu zorlu hayat içerisinde görme yetisini kaybetmiş insanların birbirlerine yardımcı olup, en azından hayatı biraz kolaylaştırmalarını, bu yeni durumla birlikte mücadele etmelerini bekleyebilirsiniz fakat tam aksine insanlar öylesine kendilerini kaybediyor ki dehşete kapılıyorsunuz. Gözleri görse de görmese de insanların ne kadar kötü olabileceğine birkez daha şahit oluyorsunuz. Tabiki tüm insanlık tarihi boyunca olduğu gibi, tüm bu kötülükler içerisinde kitapta da bir iyilik meleği ortaya çıkıyor ve insanlığa yardım elini uzatıyor. İlk kör olan insanları karantina altına aldıkları boş bir hastanede yaşanan olayları gördükçe aslında bugün yaşadığımız
İnceleme
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,9bin okunma
9/10
·136 syf.··
2026 12. kitabı
Adı sarıyaz olunca, kapağında da karpuz resmi olunca ben bu kitabı yazın sahilde soğuk bir şeyler yudumlarken keyifle okuyacağım eğlenceli bir kitap sandım. Ama kitap beni boğdu boğdu duvarlara attı. Güzeldi kesinlikle tavsiye ederim okumanızı, kısa kısa bölümlerden oluştuğu için kolay okunuyor. Bir yerde birbirine bağlanacağı düşüncesi merak duygusunu yüksekte tutuyor. Kapağındaki yumuşak görüntüye kanmayın, sizi toplumun en sert gerçekleriyle çarpıştırıyor.
SarıyazMahir Ünsal Eriş · Can Yayınları · 20195,6bin okunma