Fromm’a göre modern insanın en büyük yanılgısı, sevgiyi "sevilmek" olarak görmesidir.İnsanlar daha çekici,daha zengin ya da daha popüler olurlarsa daha çok sevileceklerini sanırlar.İkinci büyük yanılgı ise sevginin bir "nesne" sorunu (doğru insanı bulma meselesi) olduğu düşüncesidir. Oysa Fromm, sevginin bir "yetenek" sorunu olduğunu savunur."Sevgi, bir nesne ile kurulan bir ilişki değil, bir bütün olarak dünyaya karşı kişinin karakterinin yönelimini belirleyen bir tutumdur."İnsanın en temel korkusu yalnızlık ve yalıtılmışlık hissidir. Fromm,tarih boyunca insanın bu yalıtılmışlıktan kurtulmak için alkol, uyuşturucu,ritüeller ya da sürüye uyum sağlama (konformizm) gibi yollara başvurduğunu ama gerçek ve kalıcı tek çözümün sevgi aracılığıyla diğer insanlarla bütünleşmek olduğunu söyler.Fromm, kapitalist ve endüstriyel toplum yapısının insanı nasıl bir "tüketiciye" ve "metaya" dönüştürdüğünü sert bir dille eleştirir. Günümüz insanı aşkı da bir pazar işlemi gibi görür: "Ben ne kadar yatırım yapıyorum, karşılığında ne alıyorum?"Modern evliliklerin pek çoğunun sevgiye değil, iyi işleyen bir "ekip çalışmasına" (teamwork) dayandığını, tarafların birbirlerinin yalnızlığını maskeleyen birer sığınak olduğunu söyler.Bu durum sevgiyi değil, sadece "birlikte yalnızlığı" doğurur.Kitabın eksi yanı 1950'lerin dinamikleriyle yazıldığı için anne ve baba rollerine biçtiği roller günümüzün modern, akışkan aile yapılarına göre biraz fazla keskin ve geleneksel kalabilir.