Fakat ben artık sana doğru yola çıktım. Cahit Zarifoğlu D
Link at.. çilekli olsun qwhdhf
Bugün yaşadığım bi anımı anlatmak istiyorum. Burayı arada günlük olarak kullanırım bilen bilir ya da bilemez artık ben bilmem:) Okul çıkışı kankam E. ile birlikte okulda mesaiye kaldık ve etwinning projemizle alakalı eksiklerimizi halletmeye çalışıyoruz. Bi PC başında o, bi PC başında ben varım, yan yana, omuz omuza, haydi Anadolu yol kardeşlik yolu diyerekten kgkg:) Bi yandan yazıyoruz, ing’e çeviriyoruz, gemini’den yardım alıyoruz, sisteme etkinliklerimizin linkini falan kopyalıyoruz, ordan oraya sayfadan sayfaya uğraşıyoruz falan fıstık derken kafalar bi milyooon oldu. O esnada bi arkadaşım aradı ve çocuku Ediz’i başka bi arkadaşımızın evinin önünden almamı ve kendisinin yanına bırakmamı rica etti. Arabası o günlük yoktu. Ben de tam olarak o adresi kestiremedim. Ne olur ne olmaz diye Ediz’i alacağım adresin olduğu arkadaşımıza da mesaj attım ki evinin konumunu atsın, garanti olsun, çocuku alayım:) Neyse toparlanıp okuldan çıkana kadar Ediz’in annesi beni aradı ki istersen önce beni al, sonra çocuku beraber alalım, adres konusunda zorlanma diye. Sevindim buna:) annesi ile beraber Ediz’i aldık ve ikisini de evlerine bıraktım:) evime geldim ve adresini istediğim arkadaşımıza mesaj attım ki hallettik, Ediz’i aldım, teşekkürler:) O da “anlamadım ki” yazmış:) mesajlaşlara bi bakarım ki ne yazmışım:) qwhdjf aynen şöyle: “Bana link at, evin linkini, Ediz’i alayım” :) qwdjfjf söyleyeceklerim bu kaddeeerrr:D
Hayata Dair
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ben kalbimi elemanın birine kaptırmaktan korkuyorum.d Yine birine bağlanırsam bu sefer tımarhaneye yatarım kaldıramayıp hoşlanmamakiçin büyük bir çaba içerisindeyim.Enayi kalbimi engellemem lazım.
Azgın Nefsin Şerrinden Korunmak
“Nefsin şerrinden korunmak”, İslâm ahlâkının tam merkezinde yer alan en hayati ve en önemli meselelerden biridir. İnsan hayatındaki en büyük mücadelelerden biri, dış düşmanlarla değil; insanın kendi içindeki nefisle verdiği mücadeledir. Çünkü nefis, kontrol edilmediğinde insanı günaha, kibire, azgınlığa, hevâ ve arzuların peşinden körü körüne gitmeye sürükleyebilir. Terbiye edilmediğinde insanı adım adım helâke götüren bu güç, terbiye ve tezkiye edildiğinde ise insanın manevî yükselişine, olgunlaşmasına ve hakiki kurtuluşuna en büyük vesile olur. Bu konuda hem Kur’ân-ı Kerîm’de hem Hadis-i Şerifler’de, ayrıca sahâbe ve tasavvuf büyüklerinin sözlerinde bizlere bırakılmış çok zengin, köklü bir miras vardır. 1. İlahi Kelâmda Nefis Terbiyesi Yüce Allah Kur’ân-ı Kerîm’de nefis terbiyesinin ve tezkiyesinin (arınmanın) gerekliliğini ve önemini açıkça ortaya koyarak şöyle bildirir: “Nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir. Onu kirleten ise ziyana uğramıştır.” (Şems, 9-10) Başka bir Ayet-i Kerime’de ise nefsin insanı her an kötülüğe ve harama sürükleyebilecek potansiyeli şöyle ifade edilir: “Ben nefsimi temize çıkarmam. Çünkü nefis, Rabbimin merhamet ettiği hariç, kötülüğü emreder.” (Yusuf, 53) Rabbimiz, nefsani arzuları frenlemenin ebedi mükafatını ise şu müjdeyle beyan buyurur: “Rabbinden korkan ve nefsini hevâdan alıkoyan kimsenin varacağı yer Cennet’tir.” (Nâziât, 40-41) 2. Sünnet-i Seniyye’de Nefis Mücadelesi İki Cihan Güneşi, Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Sallallâhü Aleyhi ve Sellem buyurmuştur: “Gerçek mücahit, Allah Teâlâ’ya itaat yolunda nefsiyle cihad edendir.” (Sünen-i Tirmizî) Manevi uyanıklığın ve akıllılığın ölçüsünü bildiren bir diğer hadis-i şerifte şöyle buyurulur: “Akıllı kişi nefsini hesaba çeken ve ölüm sonrası için çalışandır.” (Sünen-i
Hayat ve İnsan
wattpad yazarları
Öncelikle son bir aydır hiç aktif değilim kusura bakmayın lütfen😭 Bu ay hiç kitapta okuyamadım, bu gönderiyi de hem anlık bir sinir dalgasıyla hem de ölen aktifliğimi geri getirmek amacıyla yazıyorum^^ Ve ilk olarak şunda bir anlaşalım, wattpad bir tür değil bir platformdur aynı şekilde klasiğinde bir tür değil sadece "klasikleşmiş ve zamansız, değerini kaybetmemiş" kitapları içerdiği gibi. Beni en irite eden şeylerden biri de "wattpad yazarı" ifadesi. Wattpad hakkında ki fikrim birçoğunuza uymayabilir ancak ben wattpad'te içerik yayınlanmasından ve wattpad'te yayınlanmış şeyleri okumaktan utanmıyorum. Platformu nasıl kullandığınızla ilgili bir durum bu. Yani şöyle düşünün... Şu an "wattpad yazarı" olarak anılmayan ama güncel olarak yazan Türk yazarlardan bahsedelim, Ahmet Ümit mesela. Eğer kitaplarını basmadan önce wattpad de yayınlasaydı mesela, yine wattpad kitabı mı olurdu? Kaç yaşında adam o zamanlar neden bununla uğraşsın demeyin lütfen, sadece bir düşünce. Belki kitaplarını dijitalde yayınlatmak isteyip wattpad de paylaşsaydı yazdıkları değerini kaybeder miydi? (yazdıkları edebi mi bilmiyorum hiç okumadım ancak okunan ve wattpad yazarı olarak anılmayan biri) Wattpad'in bir etiket damgası haline geldiğini düşünüyorum. İster dark romance yazın, ister distopya ister fantastik hatta wattpad'de kitap yayınlatmış olmasanız bile genç bir Türk yazarsanız, olay örgüsü odaklı bir şeyler yazıyorsunuz bu damgayı yiyorsunuz. Wattpad utanılacak bir şey değil bence, içerik haznesi çok geniş, ve kötü "cringe" içeriklerin olması oradaki tüm eserleri çöp yapmıyor. Ama işte bu etiket birçok kişinin bakışını değiştiriyor. Akıcı ve sade bir dil yazarsanız; edebi değil ve boş, edebi cümleler ve betimlemeye yer verirseniz; klasik yazmaya çalışmış ama becerememiş,
1000Kitap
Nilgün Marmara 'nın Defterler kitabında geçen filmler: - "Identicut diye bir film vardı 1975'te görmüştüm, yönetmenini hatırlamıyorum, Elizabeth Taylor oynuyordu, erotik bir ölümü arayan bir kadın" s.115 Komik ama gerçek Gece Bekçisi'ni 4 kez, La Femme d'á Côte'yi [ve] Mayerling Faciası'nı iki kez izlemiştim. Hançer filmlere Visconti'nin L'Innocente'sini, The Damned'ini, Conversation Piece'ini Fassbinder'in The Bitter Tears of Petra von Kant'ını Lilliana Cavani'nin Beyond the Good and Evil'ını J. Losey'in The Servant'ını da ekleyebilirsin. P.S. Bir başka boyutta Ettore Scola'nın Passione D'Amore'si ve gönlün diliyorsa hani bir Cumartesi gecesi Terra Rosa'daki evimizde sen, Mehmet, Kağan birlikte seyrettiğimiz o başyapıtı (Metin Erksan'ın Hülya Koçyiğit'li yiğit filmini) da ilave edebilirsin. s.165 Godard filmlerindeki grotesque görüntüleri hatırlatırdı, geceleri ve gündüzleri. Godard çalışan işçilerin, devinen makinelerin üstüne aşk sözcükleri bindiriverir, çarpıcı bir karşıtlık/koşutluğu yakalayabilmek, gösterebilmek için. Emek-üretim-aşk-tükeniş. s.401 "Nereye gittiğini bilmiyorsan derin bir bağın yok demektir. Olsaydı, öğrenirdin." (Dava filminden.) s.437 Plenty Yönetmen: Fred Schepisi Oyuncu: Meryl Streep İsteri aşkınlaşma ilişkisi -gam beldesinde bolluğun sorgulanması, bir kadının, İngiliz Dışişleri'nin burnunu kanatması. s.441 Elfriede Jelinek - Avusturyalı kadın oyun yazarı Hastalık adlı oyunuyla H. Böll ödülünü kazanıyor. Kadının varolmadığını savunuyor. "Tarihin eğlendirici yanı kadının ölümü olmuştur. Kadın sonu gelmeden önce bir kez daha isyan etse de, lezbiyen olsa da, kesici dişlerini ameliyatla sertleşmiş erkeklik organına dönüştürüp onlarla kendi çocuklarının kanını emse de bu böyle. Çünkü erkek toplumu dünyayı bozdu." s.446