“Kitaplar, manevi birer hazinedir. Eskiden bana önerilen kitapları bir kenara not eder, hafızamda tutmaya çalışırdım. Bugün liste öylesine uzun ki, artık kayıt tutmuyorum. Dostlarım bana öneride bulundukları zaman gülümsüyorum. Bu gülümse ağırlıklı olarak mutlu; zira her paylaşım kitaplarla, edebiyatla bağımızın güçlendiğini hissettiriyor. Gülümsememin buruk tarafı ise, zaman sorunu… Hangi yazara, hangi kitaba öncelik vermeli? Raflarda kitapları inceledikçe, gelecek adına söz vermekten başka yol yok gibi…”
(David Ojalvo)
Ya bir gün şeytan sizin en yalnız yalnızlığınıza gizlice girip size şöyle dese: “şu anda içinde yaşadığın ve daha önce yaşamış olduğun bu hayatı bir kez ve sayısız defa daha yaşayacaksın; içinde yeni hiçbir şey olmayacak ama her acı, her sevinç ve her düşünce, her iç çekiş ve anlatılmayacak kadar küçük veya büyük her şey aynı sırayla sana geri dönecek, ağaçların arasındaki şu örümcek ve ayışığı, hatta şu dakika ve ben bile. Varoluşun ebedi Kum saati tekrar tekrar ters çevrilecek ve onunla birlikte bir tanesi olan sen de!”