Sınava giren öğrenciler yanlış cevapladıkları soruları bir defterde toparlar. Ben de aynı şekilde, cinayetlerimin her aşamasını ve verdiği hissi titizlikle yazdım. Ama boşunaydı.
Sayfa 7
Alıntı
Nurullah Genç mükemmel bir detaysın.
papatyanın yaprakları kuruyor kanın içinde birinciye hasretimi yazdım aynanın içinde İkincide gözyaşlarım yandı figânın içinde üçüncüyü sana meftûn bekle bir hanın içinde dördüncü yaprakta ölüm son bir fermânın içinde beşincinin âşıkları kibrin, riyânın içinde altıncı yaprağın sırrı saklı iz’ânın içinde yedincinin gül kokusu hangi ferdânın içinde kalan her yaprakta âteş hepsi ziyânın içinde sen bir rüyâya mahkûmsun ben imtihânın içinde bu nasıl bir kanlı belâ direniyor başım hâlâ
Sayfa 30·Kitabı okudu
Reklam
aslında ben her şeyi bir kişi okusun diye yazdım
Bana yazmamı söylemiştiniz. İşte ben de yazdım. Uzun uzun düşündüm doktor. Ben de herkes gibi rol yaparak yaşadım yine şu son birkaç gün. Ama yapamıyorum ki artık. Onları kandırıyor olmanın ezikliği sarıyor yıllardır ruhumu. Ben bir çıkış yolu bulamadım. Beni anlayacağınızı umuyorum. Bu yaptığım ne bir anlık delilik ne de çaresizlik sanrısıyla yaptığım bir ruh hali. Kim bilir, belki de öyledir! Ne var ki, artık bunun bir önemi yok. "Gerçekler" doktor, taşınamayacak kadar ağır... Yıldızlar. Penceremden bana gülümsüyorlar doktor... Gördüm, bir tanesi daha düşerken ağlıyor.
Sayfa 128·Kitabı okudu
Bir zamanlar seni sevmiştim. Ve sevgiyi senin suretinde yaratmıştım. Bu kalbin birini sevmeye ihtiyacı vardı. Sen bunu anlamadın. Ve bana eziyet ettin. Ve eziyet ettiğini bilmedin. Gözyaşımı Silmedin. Ve ben senin ilgisizliğin artmasına izin verdim. Fakat hiçbir şeyi unutmadım. Ve hepsini aklıma yazdım. Ve sana izin verdim ki, bilmeden yaptığın eziyet artsin. Ve sonunda artık dayanamıyorum diyebilmek için ben de bilmeden bu oyunu oynadım sana. Ve bulaşıkları yıkadım. Ve bütün sözlerimi yarıda kesmene izin verdim.
Sayfa 91·Kitabı okudu
1915 - l.Cihan Harbi/İngiltere
Şu anda istirahat zamanı ama ne mümkün? Kafalarımızın içindeki ses hiç susmuyor ki. Bunu bildiğimizden, hiç değilse memlekete mektup yazalım diyoruz. Üç adamın eşine, dördünün annesine mektupları ben yazdım. Bize, sanki çok mümkünmüş gibi, "Yaşadıklarınızı anlatmayın" diyorlar. Bu gece mektupları sansürleme işi bana düştü. Şu ana dek o kadar çok kelimenin üstünü çizdim ki. Doğru düzgün okuma yazması olmayanlarınkini de, şair ruhlu çocukların da. Ne için peki? Anneleri savaşı kahramanca, anlı şanlı bir şey olduğunu düşünmeye devam etsin diye.
Sayfa 410·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
Reklam