Sınava giren öğrenciler yanlış cevapladıkları soruları bir defterde toparlar. Ben de aynı şekilde, cinayetlerimin her aşamasını ve verdiği hissi titizlikle yazdım. Ama boşunaydı.
papatyanın yaprakları
kuruyor kanın içinde
birinciye hasretimi
yazdım aynanın içinde
İkincide gözyaşlarım
yandı figânın içinde
üçüncüyü sana meftûn
bekle bir hanın içinde
dördüncü yaprakta ölüm
son bir fermânın içinde
beşincinin âşıkları
kibrin, riyânın içinde
altıncı yaprağın sırrı
saklı iz’ânın içinde
yedincinin gül kokusu
hangi ferdânın içinde
kalan her yaprakta âteş
hepsi ziyânın içinde
sen bir rüyâya mahkûmsun
ben imtihânın içinde
bu nasıl bir kanlı belâ
direniyor başım hâlâ
Bana yazmamı söylemiştiniz. İşte ben de yazdım. Uzun uzun düşündüm doktor. Ben de herkes gibi rol yaparak yaşadım yine şu son birkaç gün. Ama yapamıyorum ki artık. Onları kandırıyor olmanın ezikliği sarıyor yıllardır ruhumu. Ben bir çıkış yolu bulamadım. Beni anlayacağınızı umuyorum. Bu yaptığım ne bir anlık delilik ne de çaresizlik sanrısıyla yaptığım bir ruh hali. Kim bilir, belki de öyledir! Ne var ki, artık bunun bir önemi yok."Gerçekler" doktor, taşınamayacak kadar ağır... Yıldızlar. Penceremden bana gülümsüyorlar doktor... Gördüm, bir tanesi daha düşerken ağlıyor.
Bir zamanlar seni sevmiştim. Ve sevgiyi senin suretinde yaratmıştım. Bu kalbin birini sevmeye ihtiyacı vardı. Sen bunu anlamadın. Ve bana eziyet ettin. Ve eziyet ettiğini bilmedin. Gözyaşımı Silmedin. Ve ben senin ilgisizliğin artmasına izin verdim. Fakat hiçbir şeyi unutmadım. Ve hepsini aklıma yazdım. Ve sana izin verdim ki, bilmeden yaptığın eziyet artsin. Ve sonunda artık dayanamıyorum diyebilmek için ben de bilmeden bu oyunu oynadım sana. Ve bulaşıkları yıkadım. Ve bütün sözlerimi yarıda kesmene izin verdim.
Şu anda istirahat zamanı ama ne mümkün? Kafalarımızın içindeki ses hiç susmuyor ki. Bunu bildiğimizden, hiç değilse memlekete mektup yazalım diyoruz. Üç adamın eşine, dördünün annesine mektupları ben yazdım. Bize, sanki çok mümkünmüş gibi, "Yaşadıklarınızı anlatmayın" diyorlar. Bu gece mektupları sansürleme işi bana düştü. Şu ana dek o kadar çok kelimenin üstünü çizdim ki. Doğru düzgün okuma yazması olmayanlarınkini de, şair ruhlu çocukların da.
Ne için peki?
Anneleri savaşı kahramanca, anlı şanlı bir şey olduğunu düşünmeye devam etsin diye.