-"Sıkma canını, zamana bırak. Ama valla gariban eniştem Ömer'e çok üzülüyorum, adam'bir kulunu çok sevdim o beni hiç sevmiyor, kalbimi ona verdim artık geri vermiyor' diyerek beyaz melekler içinde acı dolu klip çeken İbrahim Tatlıses'e dönüşmek üzere."
Şeyma'nın İbrahim Tatlıses şivesiyle araya girmesi beklenmdikti. "Sevmenin günah olduğunu bilseydim yemin ederim seni sevmezdim Ayperi!"
-"Ömer iyi çocuktu," dedi Melike. "Ama bir kusuru vardı. Ayperi'ye âşık olmuştu. Eğer geri dönüp söyleyebilsem söylerdim. Ömer derdim," derken eli hafifçe göğsüne değdi. "Benim dostum sakattır."
-"Bu komik miydi şimdi?
-"Valla bence komikti."
Ben aşağılamaya uğrayan birinin daha büyük
bir aşağılamayla karşılık vermez ya da hasmının veya kendinin kanını akıtmazsa, onursuz sayılacağı şeklindeki onur ilkesini ahmakça bulup reddettim. Buna neden olarak, gerçek onurun insanın çektiği şeyden dolayı yaralanmadığını, yalnızca yaptığı bir şeyden dolayı yaralandığını ileri sürdüm; çünkü her zaman herkesin başına her türlü şey gelebilir.