DEVRİK CÜMLE ÜZERİNE
Devrik cümle, son yılların en önemli dil sorunlarından biri oldu. Dil özelleşmesi gibi, devrik cümle de, Ataç'ın öncülüğünde, genç yazarlar arasında yaygınlaştı. Dilin anlatım gücünü çeşitlendirmesi bakımından, bunun çok yararlı bir davranış olduğuna inanıyorum. Ne var ki, genç kuşakta Ataç'ın bilgi, tecrübe ve ustalığından yoksunluk, bir de gençlikten gelme aşırılık hevesi, kimi zaman, yazı Türkçemizi azınlık Türkçesi kılığına sokuyor. Bunu örnekleriyle belirtebilmek için, biri bir hikâyeden, öbürü bir gazete röportajından aldığım iki parçayı, Orhan Kemal'in Murtaza romanındaki Pomak Murtaza'nın dili ile karşılaştıralım Murtaza şöyle konuşur: Gördüm ben kurs, aldım çok sıkı terbiye büyüklerimden, hem de taktirname... Var bu favrikada bir gece kontrolu, derler ismine Nuh, olur benim hemşerim, lâkin diyildir istediğim evsafta, göremez disiplinli vazife... Gittim sizin kumser Beye, ettim rica, dedim varsa senin kadroda bu evsafta sıkı bir arkadaş, veresin bana!... Demiş var bende bu evsafta bir arkadaş müdürüm. Lâkin veremem onu sana. Çünkü direğidir karakolumun. Yapardım bir tarihte bekçilik istasyonda. Çünkü bozulmuştu istasyonda disiplin, görmüştü âmirlerim lüzum buna... (1)
Sayfa 125
Ateşten bir yara bıraktın bende. Ömrümün sonuna kadar saklayacağım. Senin mezarın da o yaranın içinde. Ben kabuk bağlamam. Mühim değil, sızlasın yansın dursun. Ama sen de o yaranın içinden çıkamayacaksın. Sakın unutma.Dünya tersine dönsün, mahalle yansın, göğsümden içeri koca bıçaklar saplansın affetmem. Ben seni affetmem Yavuz.
Sayfa 20·Kitabı okuyor
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bir renk değildir mavi huydur bende…
Sayfa 206·Kitabı okudu
Alıntı
"Bende senin kalbinin haritası var. Ben orada asla kaybolmam."
Alıntı
Augustinus'un İtirafları
Hırsızlık yapmak istedim ve yaptım yoksul değildim, İhtiyacım da yoktu... Hem de bende daha iyisi bolca bulunan şeyleri çaldım. Çaldığım şeyden de değil de çalmaktan ve günahtan zevk almak istiyordum... içimdeki kötülüğü seviyordum - uğruna kötülük yaptığım şeyi değil kötülüğün kendisini seviyordum: ruhum baştan çıkmıştı... günahkarlıktan bir kar elde etmenin değil sadece günahkarlığın peşindeydim.
Sayfa 54 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Ben sanmıştım ki, kapıdan dönersin, hadi indin diyelim aşağı apartman kapısından dönersin, mahallenin köşesinden dönersin, gece çat kapı dönersin. Kapı sesi duyulmadı. Şaka yapıyorsun sandım, cenaze nefesi dinleyen insanların umu­duyla odaları dolandım. Belki saklanmışsındır, sen de beni bekliyorsundur kapının arkasında falan diye düşündüm, Mu-azzeeeez diye seslendim odalarda. Banyo dolabının içine bile baktım Muazzez. Mutfak masasının altına baktım, çiçeklerin arkasına, yatağın altına... Hiç şakadan anlamıyorsun Muaz­zez, ben seni terk etsem en fazla perdenin arkasına saklanır­dım ki, oraya da baktım. Dönüp tekrar koltuğun aynı yerine yığıldım. Saate baktım, gece olmuş. Yelkovan gitti, gitti, gitti, gitti diyordu bu kez. Biliyoruz, gitti dedim yelkovana. Oturduğum yerde bacaklarımı karnıma çekip yana yıkıldım.Sallana sallana uykuya dalmayı beklerken o geldi. Aklım çıktı Muazzez. Kızım depresyon öyle tak diye gelir mi? Geldi valla. Sen gittin o geldi Toplamış ne var ne yok yanına, bütün sıkıntıları, karın ağrılarını, bozuk kalp atışlarını, ten üşümesini, mide krampları­nı, sık sık tuvalete gidişleri, hiç yapamayışları, kesin bende bir hastalık var ama kimse bilmiyor vehimlerini, uykusuz ge­celeri, uykulu halleri, el titremelerini, kalkıp gidiverme hissi­ni, intihar etsem edebilir miyim acaba sorularını, iç çekişleri, dalıp dalıp gitmeleri, hepsini toplamış valizine gelmiş. Kay öteye deyip kıvrıldı yanıma. Sen de nereden çıktın diyeme­dim. Nasıl sana benziyordu depresyonum anlatamam Muaz­zez. Kokusu sen, bakışı sen, gülüşü sen... Duman olmuşsun da duman etmeye gelmişsin gibi uzandın yanıma.
Sayfa 186