8/10
·304 syf.··
2026 42. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 23:08
Bir Kadının Seks Günlüğü, ilk bakışta cesur ve kışkırtıcı bir kitap gibi görünse de, satır aralarında yalnızlığın ve insanın kendini arayışının izlerini gördüm. Valérie Tasso, toplumun yargılarından sıyrılarak kendi hikâyesini anlatmaya çalışıyor. Kitabı okurken bazı bölümlerde merak duydum, bazı bölümlerde ise karakterin iç dünyasına daha fazla yaklaşmayı bekledim. Anlatım akıcı olduğu için sayfalar hızlı ilerliyor. Ancak eser bende büyük bir edebi tat bırakmadı. Daha çok yaşanmış olayların peşinden giden bir anlatı hissi uyandırdı. Yine de kadın cinselliğinin toplum tarafından nasıl algılandığı üzerine düşündüren yönleri vardı. Kitabın en güçlü tarafı samimiyeti, en zayıf tarafı ise derinlik eksikliği oldu. Okumayı bitirdiğimde aklımda kalan şey erotizmden çok, insanın kendisiyle verdiği mücadeleydi. Her şeye rağmen farklı bir hayat hikâyesine tanıklık etmek benim için ilgi çekici bir deneyim oldu.
Edebiyat
Bir Kadının Seks GünlüğüValerie Tasso · Koridor Yayıncılık · 200991 okunma
Bir Kadın Nasıl Yok Edilir?
Puan vermedi·152 syf.·
2026 82. kitabı
“Bir kadın asılacak.” cümlesiyle başlayan bir kitabın zaten kolay bir şey anlatmadığı en başından belli oluyor. Ama roman ilerledikçe şunu daha net görüyorum: mesele sadece bir kadının başına gelenler değil, o kadının herkesin gözünde başka bir şeye dönüşmesi. Melek karakteri bende en çok iz bırakan kısım oldu. Çünkü Melek’e bakınca tek bir insan görmüyorsun aslında. Herkes onu başka bir şey olarak görüyor. Kimi için kötü, kimi için kullanabileceği bir beden, kimi için de kurtarılması gereken biri. Ama kimse onu gerçekten olduğu gibi, bir insan olarak görmüyor. Bence kitabın en rahatsız edici tarafı da bu. Hüsrev karakteri ise beni en çok öfkelendiren karakter oldu. Çünkü gücü elinde tuttuğu için her şeyi yapabileceğini düşünüyor. Melek’i bir insan gibi değil, sahip olunacak bir şey gibi görüyor. Onun hayatı üzerinde söz sahibi olduğunu sanıyor. En ağır tarafı da bunu normal görmesi. Okurken sürekli “bir insan bunu nasıl bu kadar rahat yapabilir?” sorusu aklımda kaldı. Melek’in yaşadığı durum da aslında sadece tek bir olay değil, bir düzenin sonucu gibi. Özellikle Hüsrev’in kurduğu bu yapı içinde Melek’in bir cinsel nesne gibi görülmesi ve erkekler tarafından sömürülmesi, onun ne kadar çaresiz bırakıldığını gösteriyor. Bu durum sadece fiziksel değil, aynı zamanda ruhsal olarak da onu yavaş yavaş yok ediyor. Kitapta en çok aklımda kalan cümlelerden biri şu oldu: “Hep susuyorlar. Suçluluğu kesin olanlar.” Bu bana sadece bireyleri değil, genel olarak bir sessizlik halini anlatıyor gibi geldi. Çünkü herkes bir şeyleri biliyor ama çoğu kişi bunu dile getirmiyor. Bu da aslında olanlara ortak olmak gibi. Bir de Melek’i anlatan çiçek benzetmeleri var. “Oysa, dalından koparılmış, vazoda soldurulmuş bir çiçeği ne kurtarabilir?” cümlesi özellikle çok ağır geliyor. Çünkü
Asılacak KadınPınar Kür · Can Yayınları · 202611,6bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·120 syf.··
2026 10. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 00:12
Bazı kitaplar, okuduktan sonra akılda kalan cümleleriyle iz bırakır. 'Ahir Zaman' benim için böyle bir kitap oldu. Okurken paylaşmak istediğim pek çok satırla karşılaştım; bu yüzden kitaptan oldukça fazla alıntı yaptım. Düşündüren, sorgulatan ve insanın iç dünyasına dokunan bu eser, bende en çok hissettirdiği duygular ve hafızamda yer eden cümleleriyle iz bıraktı.
Zaman Ahir ZamanMustafa Çalışye · Menekşe Kitap · 20201 okunma
8/10
·200 syf.··
2026 5. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 23:58
Ben ne okudum dedim içimden. Farklı bakış açılarından okuma fırsatı sunan ve tam anladım şimdi dediğiniz yerde aynı olayı farklı bir ağızdan duyduğunuzda karmakarışık hissediyorsunuz. Çünkü bir haklı aramaktan taraf tutmanın da dışında bir kitap bu. Tam olarak hayatın içinden. Çünkü yapılan hatalar yanlışlar o kadar doğal ki insanız ve pişmanlıklarımız da sevinçlerimiz kadar sahici. Olan oluyor ve geride kalanlara sadece yazık oluyor bazen. Ama her şey gibi bu da hayatın bir parçası. Okuduğunuz anda kendinizi yerine koyabiliyor hak verebiliyorsunuz belki de ben olsam bende bu şekilde davranırdım diyorsunuz. Ethem’e üzülüyorsunuz. 
1000Kitap
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,2bin okunma
9/10
·254 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 00:00
Selam. Normalde kitap yorumlarımı bu üslupla hazırlamam. Ama Petrikor bende öyle bir iz bıraktı ki, bu kez okurken zihnimden geçenleri sanki bir dış ses anlatıyormuş gibi yazmak istedim. #kitapyorumu Okur, kitabı en güvenli alanında; evinde, sakinliği bulduğu ilk fırsatta, köpüklü orta şekerli kahvesi eşliğinde okumaya başladı. İlk işi kitabın adı olan Petrikor’un anlamına bakmak oldu. Sonra kendisinin de bir pluviyofil olduğunu öğrendi ve sayfaların arasına daldı. Metaforlar, iç monologlar ve adamla kadını sembolize eden gezegen paradoksu arasında kayboldu. Sanki her cümlenin altında başka bir cümle, her paragrafın içinde keşfedilmeyi bekleyen yeni bir anlam saklıydı. Neden yazar mahlas kullanmıştı? Okurun kafasında sayısız teori oluştu. Ayrıca kitaptaki adam ve kadın karakterlerin bu obsesif tavırları gerçekten nevrotik bir zihin yapısından mı kaynaklanıyordu, yoksa bunun altında bambaşka bir sebep mi vardı? Okurun zihni sürekli Orhan Pamuk’un Masumiyet Müzesi’ne gidiyordu. Oradaki, sevdiği kadının dokunduğu her nesneye anlam yükleyen, aşkı giderek bir takıntıya dönüştüren karakteri hatırladı. Bu kitaptaki adamda da aynı durum mu söz konusuydu? Bu yüzden kitabı sık sık elinden bıraktı. Düşündü, analiz etti, hissettiklerini kendi içinde tarttı. Kitap okuru yoruyordu ama okur Başak burcuydu; detayları, ince ipuçlarını ve satır aralarına gizlenen anlamları seviyordu. Okur, okuduklarının yaşanmış hislerin izlerini taşıdığını daha ilk sayfadan itibaren sezmişti. Bu yüzden zihni hiç susmadı. Sayfalar ilerledikçe gerçekler tüm çıplaklığıyla karşısına çıktığında, kitaba bambaşka bir yerden bakmaya başladı; daha çok hissederek, daha çok empati kurarak, daha çok insan olmanın kırılganlığını düşünerek… Finali ise taş basamakların üzerinde, şehre kuşbakışı bakan masmavi
PetrikorJonah Axon · Limera Yayınları · 202670 okunma
6/10
·160 syf.··
2026 1. kitabı
Alışık olmadığımız bir konu ve anlatım tarzı Konusu ilginç geldiği için okudum fakat okudukça yer yer zorlama yer yer ise klişe buldum. Yazarın konuyu işleme tarzı güzel olsa da kitap boyunca bende oluşturduğu merak duygusunu tatmin eden bir son ile karşılaşmadım. Yine de bana güzel zaman geçirten, farklı bir kitaptı. Bitirdiğimde bir süre kendime gelmem gerekti. Bu hissi her kitap yaşatmıyor, yukarıda yaptığım olumsuz eleştirilere rağmen sırf bu his için bile okumaya değer diyerek yorumumu sonlandırıyorum.
Bir Son DuygusuJulian Barnes · Ayrıntı Yayınları · 20213,541 okunma