"Tanıdığım erkeklerin hepsi bende tek bir istek uyandırdı: elimi kaldırıp yüzlerine okkalı bir şamar indirmek."
Sayfa 23·Kitabı okuyor
Bu dünyada her ne varsa benim sıfatıımdır. Ben olmasam bir şey olmazdı. Her şey bende var olmakta. Ben hepim ya da hiç hiçim. Ben hiçim ya da hep. Zaten hiç ile hep tek gözlü, tek şeydir. Ancak cahil kalabalıklar bir şeyi iki adla anlıyorlar.
Reklam
Gül
Sevgili gül,-gül sen bana gül! sana onca kuşatmadan birikmiş ter içinde, yorgunluk içinde geldim. Sorma bana, nedir karşılığı aşkın bir insanda savaşın, cinnetin kıyametin çağında. Ruhumla bu hayat arasında kurduğum köprüye "ah çok sallantılı" diye bakıyorlar. Evet, haklılar. Göçebesiyim çünkü bozkırın ve her gün ufkun mor çizgisini özlüyorum. (Önce de söylemiştim, bu dünyaya ben atları sürmeye gelmiştim.) Evet, haklılar. Kanımı ben bir kıl çadırda, bir bozkır akşamında bıraktım. Ve bilmiyorlar, barışacak mı bende yeryüzünün ilkel'i, çağın meşru zihniyle -gül sen gül- korkmakta haklılar. Sevgili gül, sana kendimde kanayan kazandan birikmiş, sonra silinmiş sularla geldim. Sorma bana, nasıl kurulur ömrün kaygısız bahçesi bir ayağım tek hücreli bir hatırada bastığım bin yıllık toprakta öbür ayağım. Yaktığım kadar yandım. yaşım başıma vursun geçtim aşk dediğimden,-gülme bana gülümsün, gülüm kal, ömrüm kendime yeni bir merhamet seçtim.
Sayfa 27·Kitabı okudu
Ova
İki yanım dağ,üşüdüm heybetinden Bir adım daha güneşe, bir adım daha bir adım derken... genişledim uzağım artık kendimden. Kurumuş bir bataklık göğsümde, ayaklarımdan uzak duruyor su. Ve sessizliğin yankısıyla kuruyorum kendimi yeniden. Mutlak ıssızlıkla buluştum, mutlak kopmuştum hatıradan. Bir şey değilim ben, geç benden. Ağaç tutunacaksa bende, köklerine güvensin yol gidecekse, varsın gideceği yere. Sabahın sisi ayaklarımı yalıyor gece de geçecek benden. Sustum. Yeryüzü olacağı gibi olsun. Açtım kendimi, dümdüz,ovayım ben. Rüzgar vurdukça bana çınlasın çimen.
Sayfa 22·Kitabı okudu
Sevinç duygusu var bende. Umutsuzluğun umudu bu olmalı.
Sayfa 513·Kitabı okuyor
Reklam
Reklam