Küçük yaşta annesi ve ablası tarafından terk edilmiş ve sıcak bir aile ortamından mahrum büyümüş 15 yaşındaki Kafka Tamura, babasının korkunç kehanetinden kaçmak için evi terk eder. Ancak aslında tam da kaçtığı kehaneti gerçekleştirmek üzere yollara düştüğünün farkında değildir.
Diğer taraftan yıllar önce başarılı ilkokul öğrencisi Nagata, ormanda mantar toplarken, talihsiz bir olay yaşar ve ömrü boyunca bu talihsizlik yakasını bırakmaz. Öyle ki okuma yazmayı dahi bilmez hale gelir nihayetinde ailesi ve toplum tarafından yalnızlaştırılır. Ancak en yakın dostları kedilerdir çünkü onlarla konuşabilmektedir.
Bu iki kahramanın yollarının kesişme hikayesi aslında bu eser. Yolculukları boyunca başlarından geçen absürt olaylara bir anlam vermeye çalışmazlar çünkü büyülü gerçeklik bunu gerektirir.
Kitaptaki ensest birliktelikler ve cinayet sahneler okurken beni fazlasıyla rahatsız etti. Öyle ki okumaya ara vermek zorunda hissettim kendimi.
Bunun dışında oldukça kalın görünen bu eser , her bir bölümü en heyecanlı noktada sonlandığı için oldukça sürükleyici ve akıcı.
Kitap ardında birçok soru işareti bırakakarak bana veda etti. Belki de yazarımız böyle olmasını istedi. O zaman bize de düşünmeye devam etmek düşüyor.
Sahilde KafkaHaruki Murakami
Sahilde KafkaHaruki Murakami · Doğan Kitap · 202012,1bin okunma
Büyük Ekonomik Buhran (1929-1930lar) döneminde, sanayinin ağır çarkları altında
ezilen sistemin kurbanları mallarından ve dahi canlarından olurlar. Bir traktör adeta tarlalarıyla beraber sahiplerini de tekerleri altında ezer geçer.
Kalabalık bir aile (Joad ailesi) , tam bir araya geldik derken yaprak dökümüne uğrar. Evlerini ve tarlalarını kaybetmek bir yana , onları günbegün çaresiz bırakan şey ailenin dağılmasıdır.Bu süreçte tüm aileyi tek çatı altında toplayan, ailenin reisi baba değil evin annesidir.
Sadece karınlarını doyurabilmek için başlarına gelmedik kalmayan bu aile yine de etraflarına iyilik ve yardımdan hiçbir zaman gocunmazlar. Bebeğini henüz kaybetmiş bir anne kendi yasını tutamadan , bir çocuk yetim kalmasın diye yapabileceği en büyük fedakarlığı yapar.
Okurken bu aile ile birlikte bütün acıları , açlığı, yorgunluğu, sıcağı, soğuğu iliklerime kadar hissettim. Böyle bir kalemin önümde saygıyla eğilmeyelim de ne yapalım ?
Gazap ÜzümleriJohn Steinbeck
Hepimizin nişanlısı ölüm, gün gelip bizi yanına alacak. Bu gerçekten kaçış olmadığını biliriz ancak bu buluşmanın nerede ve ne zaman olacağı meçhuldür. Peki öleceği herkese duyurulmuş ve kesinleşmiş birisi için elden bir şey gelir mi? Yoksa bize dokunmayan yılan yaşamaya devam mı etmeli ?
Santiago Nasar , cümle aleme öldürüleceği duyurululan, duyanların bütün engelleme çabalarına(!) rağmen katillerinin ellerinden kurtulamayan sözde namus suçlusu bir gençtir. Söz konusu bir genç kızın iffeti olunca bazılarının destek bile verdiği bu cinayetin iç yüzü herkes her şeyi bilmesine rağmen yıllar sonra bile tam olarak çözümlenemez.
Basireti bağlı üç maymunlar yüzünden, faili bile belli bir cinayet nasıl sebebi meçhul hale gelir anlamış oluyoruz. Ve günümüzde bir türlü çözülemeyen kadın ve çocuk cinayetlerinin perde arkasında da kaç tane üç maymun olduğunu üzülerek tahmin ediyoruz.
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,4bin okunma
Hayatı kafasının içinde yaşayan, eli kadın eline değmemiş, genç doktor adayı hayalindeki şehirde hayallerine kavuşmayı umar. Ancak insanları sevemez, insanlara kendini sevdiremez. Hayallerinden ve hayattan yavaş yavaş uzaklaşmaya başlar. Çünkü hiçkimsenin ona ihtiyacı yoktur.
Bir gün ölümle burun buruna gelmiş küçük bir kız çocuğunu hayata bağlayınca , aslında kendisinin yeniden hayata bağlandığını fark eder.Artık insanlar o kadar kötü değildir ve hayat yaşamaya değerdir.
Kısacık ömrümde , yaşamayı henüz deneyimlendiği mutluluk ne yazık ki kısa sürer. Aşk, dostuk, aile adına değer verdiği ne varsa yavaş yavaş silinmeye başlar. Çünkü çocuğun ölümcül hastalığı artık ona bulaşmıştır.
Dikkat: 13 yaşındaki hasta kız çocuğuna yardım ettiği için, ona duyduğu hisler sebebiyle mahremiyetini ihlal edip dudağından öpmek hiçbir şekilde kabul edilemez. Çünkü o kız küçük bir ÇOCUK’tur.
KızılStefan Zweig
KızılStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202237bin okunma
Ailesi tarafından sevgi ve ilgi görmemiş bir kız çocuğu düşünün. Ses tonundan , cilt rengine kadar eleştirilen , sürekli ondan daha güzel(!) olan kardeşleriyle kıyaslanan bu kız çocuğu içimizden birisi aslında.
Kirke, bir damlacık sevgi uğruna ailesinin adeta ayaklarına halı olur da yine üstüne basıp geçerler. Kimsenin dönüp de koklamadığı bu çiçek , bir gün dikenlerini göstermeye başlar. Ancak o zaman birilerinin canını yakıp gücünü kanıtlayınca dikkatleri üzerine çeker. Onu bu hale getiren içindeki kötülük değil, aksine bir gün sevilebilme ihtimalidir sadece.
Zaten hep yalnız olan Kirke, yine yalnızlıkla cezalandırılır. Oysaki kendi dünyasında çok daha özgür ve mutludur. Kendi gücünün farkına varıp, yüceler yücesi ailesinin acizliğini artık daha iyi anlamış olur.
Kız çocuklarımızı sevelim. En çok bizim sevgimize ihtiyaçları var. Aksi takdirde onları sevdiğini iddia eden her zorbanın esiri olacaklardır.
Ben, KirkeMadeline Miller
Ben, KirkeMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202444,3bin okunma