Modern Bir Destanın Sonu: Ulysses’le Geçen 5 Ay
10/10
·750 syf.··
Beğendi
·
2026 55. kitabı
·
114 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 16:02
Sonunda bitti. James Joyce’un devasa labirenti Ulysses’in kapağını kapatırken üzerimden hem büyük bir yük kalktı hem de içimi tarif edilemez bir edebi tatmin duygusu kapladı. İncelemeye başlamadan önce şuraya bir şerh düşmek istiyorum: Ben bu kitabı tam beş ayda sindire sindire, döne döne, her referansı deşe deşe okudum. Kimse kusura bakmasın ama Ulysses’i 10 günde okumak, dünyanın en zengin açık büfesinin önünden koşarak geçip sadece kokusunu almaktır. Joyce’un yıllarını verdiği o kelime oyunlarını, mitolojik göndermeleri, bilinç akışı tekniğinin dehasını 10 günde "anlayarak" bitirmek bana pek gerçekçi gelmiyor. Bu kitap bir hız yarışı değil, bir sabır sınavı :) Elbette Ulysses’in derin, okurdan sabır isteyen ve fazladan bir okuma- araştırma uğraşı talep eden bir metin olduğu açık; ancak romanda yapılan göndermelerin karşılığını, hangi metnin temel ya da model alınarak ve ne maksatla kullanıldığını, nereyi işaret ettiğini araştırıp bulmak, bu uğurda kılavuzların, ansiklopedilerin ya da Shakespeare ve Homeros’un yapıtlarının satır aralarında gezinerek şifreler çözmek ne kadar saygı duyulası bir uğraş olsa da, olmazsa olmaz bir gereklilik değil okuma zevkini artırmak yönünde bir heves olarak algılanmalı sadece. Benim beş aylık yolculuğuma gelirsek... Kelimenin tam anlamıyla bir zihinsel antrenmandı. Aslında basit sayılabilir bir öyküye sahip olan Ulysses, 1904 yılının Haziran ayının onaltısı, bir perşembe günü evinden çıkan Leopold Bloom’un Dublin sokaklarında geçirdiği bir günü yatay bir kurguyla ve bilinç akışı tekniğiyle aktarıyor bize. Romanın birden fazla anlatıcısı olsa da; Bloom dışında Tanrı anlatıcı, Stephen Dedalus, Gerty ve Molly bazı bölümlerde devreye girseler de; yine de sanki her şey Bloom’un zihninde yaşanır gibidir. Joyce’un her bölümde farklı bir edebi
UlyssesJames Joyce · Norgunk Yayıncılık · 20151,464 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2026 28. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 18:25
“Nefislerin özleri birbirine benzer yaratılmıştır. Benzerler birbirine rastlayınca nefis benzerinin güzelliklerini tanımayı ister. Bu istek onda parlak bir nura dönüşür. Nur da benzerine kavuşma yolunu aydınlatır.” Belki de kitabın bütün ruhunu tek cümlede özetleyen satırlar bunlar… Aşkı kesin sınırlarla tanımlamaya çalışan her çaba eksik kalıyor. Çünkü hanginizin gerçek âşık olduğunu bilemedik, belki de hiçbir zaman bilemeyeceğiz. Aşk, tek bir cevaba sığmayacak kadar derin ve tanımlanamaz bir duygu. Fedakârlık mı, hasret mi, sessizlik mi, hırçınlık mı, yoksa kendinden vazgeçiş mi? Aşk bazen bunların her biri, bazen de hiçbiridir. Hakiki aşkın hangisi olduğuna kesin bir hüküm vermek ise neredeyse imkânsız. Belki de aşkın büyüsü tam burada saklıdır; onu tanımlamaya çalıştıkça biraz daha belirsizleşmesinde. Seni tanımlayamayacağımı biliyorum bu yüzden seni hep hasretle selamlayacağım Profesör.. Belki bir gün.
Aşk Hikâyesiİskender Pala · Kapı Yayınları · 20245,1bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
8/10
·152 syf.··
2025 100. kitabı
2013 yılında aramızdan ayrılmış Kanadalı yazar Gaetan Soucy'nin kaleminden çok katmanlı, anlamlı ve rahatsız edici bir kitap! Kibritleri Çok Seven Küçük Kız, ironi anlamında Kibritçi Kız öyküsünü çok hatırlatıyor, tabii bu sefer daha gerçekçi ve rahatsız edici. Küçükken nasihat unsuru barındıran masum hikâyelerin büyüdükçe "madalyonun öteki yüzü"ne ister istemez bakınca altından neler neler çıktığının bir göstergesi adeta. Roman, öncelikle çok dikkatli bir okuma gerektiriyor. Neden mi? Çünkü anlatıcı olan bir çocuğun bazı kelime bilgisi hatalarının kodlarını ve hangi duygu durumuna ya da hangi eşyaya hangi maksatla ne isim verdiği ileride okurun hikaye bağlamını ve bu romandaki karşılıını anlayabilmesi, çözebilmesi açısından oldukça mühim. Romanın konusu kısaca; otoriter babalarıyla ormanla çevrili geniş bir arazide yalnız yaşayan iki kardeş, kendi icat ettikleri bir dünyada bir dil konuşuyor ve yaşıyorlar. Babaları intihar edince, yakındaki köylülerle iletişime geçmek zorunda kalıyorlar ve yavaş yavaş şaşırtıcı gerçek ortaya çıkıyor. Babalarının onları topraktan yoğurup canlandırdığını sanan kardeşlerin toplamda gördükleri insan sayısı dörttür kişidir. Çocuklardan birisi, yani anlatıcı kendi narrator oluşuna ve yazı diline çok güvendiği için, uklala bir şekilde anlatıyor. Anlatıcı insanları “benzerler” diye niteler, kasabada gördüğü çocuğa “yarım”, tüm kadınlara da “kutsal bakire ya da orospu” diye sesleniyor. Bu kitabı anlatmanın en zor yani, spoiler vermeden anlatmaya çalışmanın imkansızlığı sanırım. Her satırı, cümlesi ve paragrafı süprizlerle dolu çünkü... Ahlakın temellerine dinamik yerleştiren yapısıyla, küçük bir çocuğun kendi hayal dünyasında -izole edildiği için- ve kendince isimler bulması, evde babalarıyla yaşadığı kaygan zemin yaşantının tüm ürkünçlüğünü
Kibritleri Çok Seven Küçük KızGaetan Soucy · Can Yayınları · 2016612 okunma
5/10
·352 syf.··
2026 1. kitabı
·
128 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2026 08:00
Tahıl Beyin, Nörolog David Perlmutter tarafından 2017 yılında yayınlanan kitaptır. Kitaptaki bakış açısı tamamen beyni etkileyen nedenlere odaklıdır. Yazar özellikle glutenin beyin üzerindeki etkisi ve karbonhidratın zararlarını vurguluyor. Bilinenin aksine tam tahıllı gıdaların da insan hayatına olumsuz etkileri olduğunu bastıra bastıra anlatmış. Karbonhidratsız yaşanır ama yağsız yaşanmaz! Yazarın diğer bir bakış açısı ise iyi yağların hayatımızda olmasının önemi. Aşırı karbonhidrat tüketiminin yanlış olduğunu, hatta karbonhidrat tüketmesek bile karaciğerimizin bunu üretebileceğini ve bu karbonhidratların yerine iyi yağların kullanılması gerektiğini vurguluyor. İyi yağlardan kastı gerçek zeytinyağı, Hindistan cevizi yağı… Perlmutter’in bu kitabında odak noktası beyin olduğu için ve karbonhidratlar da beyni doğrudan etkilediği için karbonhidrat alımını minimuma indirmemizi ve beyin sağlığı açısından da en sağlıklı gıdaları tüketmemizi tavsiye ediyor. Beyin sağlığı için gıda takviyeleri Resveratrol (Yer fıstığında ve kırmızı şarapta) Zerdeçal Probiyotikler Hindistan Cevizi yağı Alfa lipoik asit (Brokoli, havuç, patates ve kırmızı ette) D vitamini Benzer kitaplar Doktorun buraya kadar anlatmak istediği şey aslında “iyi tahılların” bile bilindiği gibi iyi olmadığı ve hayatımızdan tamamen çıkarmamız gerektiğidir. Tabii bu pek mümkün gözükmüyor. Sağlık konusunda bu kadar keskin sözlerin varlığı açıkçası beni her zaman korkutmuştur. Benzer keskin bir anlatımı a Aidin Salih’in Gerçek Tıp ve Son Söz kitaplarında da görmüştük. Bu kitaplardaki anlatım her ne kadar Tahıl Beyin’deki gibi bilimsel olmasa da birilerini etkileme, sonucu etkileme anlamında ve uç bir besin alımı konusunda benzerler. Aslında bahsetmiş olduğum tüm bu kitaplar ve Tahıl Beyin uçuk kitaplardır. Yazar
Tahıl BeyinDavid Perlmutter · Pegasus Yayınları · 20151,357 okunma
Çalıkuşu
Puan vermedi·544 syf.··
2026 2. kitabı
Öncelikle tarih düşmek gerek diye düşündüm. Bugün takvimler 10 Mart 2026'yı gösteriyor. Uygulamaya çok fazla giremiyorum, derslerden ötürü kitap okumam da az. En son okuduğum bir kitaba dair inceleme yazmak için girdim uygulamaya ama gelin görün ki 15 dakikadır kitabı arıyorum, okuduktan sonra kaldırmışım. Buldum bulmasına fakat bu sefer de internet çekmiyor, uygulamadan gir çık interneti aç kapa, uğraştırdı biraz hatta yarın pek önemli bir sunumum da var ama bu inceleme bugün yazılacak. Eski TRT yapımı bir dizi var onu izlemiştim hatta ben de alışkanlık mı olmuş bilmem 3. izleyişim falan heralde, her yıl bir kez uğrar oldum. Belki de inanılmaz güzel olan jenerik müziği içindir bilmem. Film kitapla bayağı paralel, fazladan bir şey eklenmemiş hatta Sadri Alışık'ın oynadığı babacan rol en sevdiğim karakter, hakkını da vermiş diyebiliriz. Kitaba gelecek olursak Feride benim için Anadolu'da mücadele eden nadide bir kadın öğretmen ve bu hikaye bir aşk hikayesinden ötesi. Okuyunca öğretmenlik mesleğinin ne kadar kutsal bir şey olduğunu fark ediyorsunuz ve bir yerde öğretmenlik mesleğinin büyüsü sizi de etkisi altına alıyor ya da bilgiyi seven bir ruhunuz varsa diyelim:) Kitabın sonunu kendim değiştirerek yeniden yazmayı düşünmüştüm bir ara fakat yazara saygı duyulması açısından bu fikrimi çöpe attım. Kamran her zaman çok yüzeysel ve robotik gelmişti bana, Feride gibi canlı bir karaktere her zaman mert insanları uygun bulmuşumdur. Kitap ayrıca İhsan Bey gibi vatansever, mert insanların cephede mücadele edip , Kamran gibi köşk çocuklarının köşklerini terk etmeyişini de gözler önüne seriyor. Çok uzun bir inceleme oldu farkındayım ve birkaç alıntıyla bitireceğim. İhsan Bey tam da kendi karakterine yakışacak bir biçimde Feride'nin önceki günki evlilik teklifine şöyle cevap
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2019123,4bin okunma
10/10
·228 syf.··
2026 18. kitabı
Arif Nihat Asya 'nın haklı olduğu ve dik durduğu için sürekli uğraşılmasından dolayı ve şairin cevap verme hususunda yaşadığı enerji kayıpları için dönemin milletvekili olan Ferit Celal Güven bir açık mektubunda şaire şu cümleleri ile seslenir : Aziz öğretmen Arif Nihat Asya, "Kamil, olgun insanlar için şereflerin ve imtiyazların en değerlisi olarak daima gözde tutulmuş olan (Öğretmen) vasfınla sana hitap ediyorum. Ben uysal yazarlardan, uysal fikir adamlarından kendi payıma hiç hoşlanmam. Uysallar orijinal olamazlar. Bu gibiler standart pazar eşyasına benzerler. Sen bu çeşitlerden olmadığın için, her yerde ve her zaman kavgalara, dövüşmelere mahkumsun. Sen; Öğretmen Arif Nihat Asya, insan yavrularının kafasını, yüreğini yapan ve onları geleceğe hazırlayan, ikinci bir babasın. Emeklerinin, güzel niyetlerinin mükafatları yüreklerde kök salmaktadır." [...] #meki_022kitaplığı #kitaplariyikivar #kitapaşkı #okumaaşkı #kitap #kitapönerisi
1000Kitap
Arif Nihat Asya'nın İzinde AdanaSongül Kundakçı Cansız · Akademisyen Kitabevi Yayınları · 20222 okunma