berâ

insanı diğer canlılardan ayıran en önemli özellik ise benim görüşüme göre "sınırlarını aşabilme" yeteneğidir. bütün biyolojik organizmalar, içinde yaşadıkları biyolojik ortam ve sahip oldukları donanımın belirlediği sınırlar içinde yaşarlar mesela bir maymunun, bir kuleye çıkıp yapma kanatlarla karşı kıyıya uçma girişimine hiç şahit olmadık, olmayacağız da. ama insan bunu sürekli olarak yapar. sınırlarını dener, onlardan razı olmaz. kurulan medeniyetler, üretilen teknoloji, bu çılgın gelişme hep bu sınır zorlama yeteneğinin ürünleridir. alija izzetbegovic'in dikkat çektiği gibi, insan dışında hiç bir canlı başını göğe kaldırıp da derin düşüncelere, evrenin sırlarının esrarına dalmaz. insanın haddi aşabilmesine dair bildiğimiz iyi kötü, kaç örnek varsa, hepsi gayet insancadır. ayrıca ortalama olarak tüm canlılar, kendilerine verilmiş cihazların tamamını verimli bir şekilde kullanarak ömürlerini sürdürür ve bu dünyadan ayrılırlar. insan ise, hem sınırlarını zorlama, hem haddini aşma, hem "fesat" çıkarma, hem de tam aksine, elindekini, özellikle zihinsel donanımını neredeyse hiç kullanmadan bu dünyadan ayrılma seçeneğine sahiptir. halbuki diğer tüm canlılar, kapasitelerini tam ve eksiksiz olarak kullanırlar. insan dışında kendisini veya çevresindekileri "israf eden" yoktur. bu açıdan bakıldığında, insan, bütün biyolojik alemdeki akrabalarından çok farklı bir düzeydedir.
Teknoloji
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İnsan
tüm gelişkin primatlarda -aynen insan gibi- hareket, bilinç, üreme, zeka, haberleşme, korunma, ihtiyaçların tatmini, yardımlaşma, kıskanma ve hatta farklı bir düzeyde de olsa "ekonomi" gibi özellikler değişik derecelerde bulunur. bunlar insanın hayvani özelliklerinin doğrudan hayvanlar alemindeki temsilleri olarak kayda geçirilebilmektedir. fakat insanoğlu, aynı zamanda diğer hayvanların hiçbirinde örneklerini görmediğimiz tuhaf ve "doğaya aykırı" görünen özelliler sergiler. bunlardan en önemlisi, ahlaki kural ve yasaklar ile soyut kişiselleştirme (cansız nesnelere kişilik ve ruh atfetme) özellikleridir. ayrıca din, büyü, kurban sunma, tanrı fikri, tabular ve iradi olarak kendi bedeninde sakatlanmalar oluşturmak gibi garip ve tabiata aykırı fiiller, insanın adeta alamet-i farikasıdır. bunların nereden geldiğini ve nasıl ortaya çıkabildiğini bilmiyoruz. belki bir gün davranış kalıplarının bir kısmını veya tamamını keşfedebiliriz fakat yine de insan ve hayvan arasındaki en temel "mahiyet farkı" biyolojik bedenlerin çok ötesine uzanmaya devam edecek.
Bilim
Evrim
bu topraklarda yaşayan bizler, özellikle osmanlı' nın son dönemi ve cumhuriyetimizin kuruluşundan itibaren adet olduğu üzere, batı'dan ithal ettiğimiz birçok kavram ve düşünceyle birlikte, adeta bir paket olarak 'din-evrim kavgası' nı da ithal edip aldık. islam'ın, müslümanların ve islam düşüncesinin bilimsel verilerle hiçbir problemi yokken, birdenbire kendimizi çoğumuzun anlamlandıramadığı bir kavganın içinde taraf olarak bulduk. zira islam'ın kutsal kitabı Kur'an, bilimsel bilgiler konusunda hiçbir kısıtlayıcı çerçeve koymayan, sürekli okumayı, araştırmayı, öğrenmeyi teşvik eden bir öze sahipti ve hıristiyanlığın "bilimsel yorumlar ve sonuçlar"la yaşadığı bu tip sorunlara yabancıydık.
Din

berâ

, bir kitap okudu
Puan vermedi·296 syf.·
2016 28. kitabı
Sinan Canan
8.3/10 · 3.281 okunma
vücuttan ayrı bile olsa, hayatta tutulan bir beyin, uygun uyaranlar sağlandığında kendisini farklı ortamlarda farklı deneyimler geçiren bir canlı olarak algılayabilir. yani siz şu anda, rahat koltuğunda kitap okuduğu sanrısını yaşayan "kavanozdaki bir beyin" olabilirsiniz! işin kötüsü, bunun aksini ispatlamak için elinizde çok fazla kanıt yok..
Bilim