insanı diğer canlılardan ayıran en önemli özellik ise benim görüşüme göre "sınırlarını aşabilme" yeteneğidir. bütün biyolojik organizmalar, içinde yaşadıkları biyolojik ortam ve sahip oldukları donanımın belirlediği sınırlar içinde yaşarlar mesela bir maymunun, bir kuleye çıkıp yapma kanatlarla karşı kıyıya uçma girişimine hiç şahit olmadık, olmayacağız da. ama insan bunu sürekli olarak yapar. sınırlarını dener, onlardan razı olmaz. kurulan medeniyetler, üretilen teknoloji, bu çılgın gelişme hep bu sınır zorlama yeteneğinin ürünleridir. alija izzetbegovic'in dikkat çektiği gibi, insan dışında hiç bir canlı başını göğe kaldırıp da derin düşüncelere, evrenin sırlarının esrarına dalmaz. insanın haddi aşabilmesine dair bildiğimiz iyi kötü, kaç örnek varsa, hepsi gayet insancadır. ayrıca ortalama olarak tüm canlılar, kendilerine verilmiş cihazların tamamını verimli bir şekilde kullanarak ömürlerini sürdürür ve bu dünyadan ayrılırlar. insan ise, hem sınırlarını zorlama, hem haddini aşma, hem "fesat" çıkarma, hem de tam aksine, elindekini, özellikle zihinsel donanımını neredeyse hiç kullanmadan bu dünyadan ayrılma seçeneğine sahiptir. halbuki diğer tüm canlılar, kapasitelerini tam ve eksiksiz olarak kullanırlar. insan dışında kendisini veya çevresindekileri "israf eden" yoktur. bu açıdan bakıldığında, insan, bütün biyolojik alemdeki akrabalarından çok farklı bir düzeydedir.