Yazıcı olarak durumu yakından bilen tarihçi Tursun Beg, Fatih'in 20.000 köy ve mezranın vakıf statüsünü neshettiğini (kaldırdığını) ve bu yolla devlete mâl edilen bu toprakları timar ve zeamet olarak askere dağıttığını kaydeder. İmparatorluk ölçüsünde bu büyük toprak reform hareketinin genişliğini biz tahrîr defterlerinden izleyebilmekteyiz. Fatih bu reformu yaparken bazı yazarların iddia ettiği gibi keyfi değil, birtakım hukuki prensiplerden hareket ederek gerçekleştirmiştir. Eski bir Karaman defteri başına konan fermandan öğrendiğimize göre, herhangi bir vakfın o tarihte asıl amacını yerine getirmediği, cami ve tekke gibi binaların harap olduğu ve artık işlemediği, böylece vakfın asıl gayesinin ortadan kalktığı ileri sürülmüştür. Keza, mevcut mülk veya vakıf için sultandan izin ve berat alınmadığı noktası üzerinde durulmuştur. Bu gibi bütün mülk ve vakıf-lar neshedilmiştir. Devlet, bunu bir müsadere olarak kabul etmiyor, fonksiyonu kalmayan vakfı neshediyor, mevcut statünün kaldırıldığını öne sürüyordu. Aslında, bu reform, eyaletlerde zaviye ve tekkelerde vakıf yoluyla şeyhlerin eline geçmiş olan ve sayısı Fetret devri ve ondan sonraki bunalım dönemlerde artmış olan mîrî vakf ve mülkleri yeniden mîrî haline getirmek anlamına geliyordu. Bunu yapabilmek için İstanbul Fatihi gibi mutlak bir otoriteye sahip bir sultan olmak gerekirdi. İmparatorluğu kurma yolunda seferlerine çok sayıda asker ihtiyacı olan Fatih merkezî hazinede devletin ihtiyaçlarını karşılayabilecek büyük gelir toplamak çabasındaydı. Bu ancak vakf ve mülk halindeki toprakların özel kişilerin mülkiyetinden veya evkafın elinden alınıp devlete mâl edilmesiyle gerçekleşebilirdi. Bu toprak reformunu hiç abartmadan, aynı dönemde batıda İspanya'da, Fransa'da ve İngiltere'de kilise mülklerinin
Sayfa 107 - Kronik Kitap·Kitabı okudu
Tarih
Süreyya Sami Berkem
Bekir Ağa bölüğünde tanıdığım sinemalar arasında Urfa Mutasarrıfı merhum nusrat'ı hiç unutamam. Enerji sahibi, ciddi bir azimkar bir adamdı. Vazife başında kendisini görmedim ama bilenlerden işittim ki çok dürüst ve çalışkan imiş. İnsanları yakından tanımak için hapishaneler kadar elverişli yer yoktur. Hapishane hayatı yaşamış olanlar bilirler ki, burada insanlar birbirleriyle sıkı temastadırlar. Beraber kalkarlar. Aynı masada yemek yerler. Koğuşta yatarlar. Uyku zamanı müstesna bütün bir 24 saatlik hayat hep müşterektir. Vakit geçirmek için herkes birbirine hayatını, mazisini, maceralarını anlatır. Hapishanede topu topu 2 ay tanıdığınız bir adamı, dışarıda 10 senelik muhalefeniz olan bir arkadaştan daha fazla tetkik etmiş ve anlamış sayılabilirsiniz. Nitekim Nusret ile olan muharrefemiz 4-5 ayı geçmemişken birbirimizi iyi anlamış ve derin bir muhabbetle sevmiştik. Nusret'in bence yegane kusuru, saf oluşu idi. Bu da temiz yürekliliğinden ileri geliyordu. Nemrut Divanı Harbi'nin kendisini asacağına bir türlü ihtimal vermezdi. İdamdan 15, 20 gün evveline kadar _iş artık karara kaldı. Berat muhakkak. Buradan çıkar çıkmaz evvela müterakim maaşlarımı alır ve evvela borçlarımı öderim. Çoluk çocuğun birkaç aylık nafakasını da temin ettikten sonra hemen Anadolu'ya geçerim der ve Anadolu'ya geçtikten sonra nasıl can'la başla çalışacağını, kendisine verilecek vazifede muvaffak olmak için neler yapacağını uzun uzadıya anlatırdı. İdam şöyle dursun, en ufak bir mahkumiyet bile hatırından geçmezdi. O kadar kendinden emindi. Gerçi nemrut Mustafa'nın muhakeme tarzından çok şikayetçiydi. Anlattığına göre, bu zalim herif ona müdafaa Hakkı vermez, söz söyletmez, ümitlerin birbirini nakleden ifadelerine dikkati celbedilse aldırış etmez ve bunları zapta geçirtmezmiş. Diğer taraftan,
Sayfa 196 - Ark kitapları Özgü yayıncılık İstanbul 2003·Kitabı okudu
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bütün casuslar aynı zamanda dolandırıcıdır. Öy­le vatanları için falan çalışmazlar ... Baron De La Fage buna iyi bir örnektir. Bu, Floransa'dan sonra Roma'ya gidip Papanın huzuru­na çıkmayı başarıyor. Orada kardinalleri topluyor. Bazı mühtedi Osmanlıların tekrar Hıristiyanlığa döneceğini belirtip önemli bir kardinalden berat alıyor; o kadar küstah ki İstanbul'a dönünce bun­ları herkese gösterip alay edecek. Sonra Venedik' e gidip oradaki bazı genç Hıristiyan asilzadeleri İstanbul' a götürme vaadiyle kandırmaya çalışıyor; muhtemelen köle olarak satacak bunları. Son anda engel oluyorlar. Dönerken bindiği geminin kaptanını da dolandıran bu dalavereci Fransız, aynı zamanda iyi bir istihbaratçıydı. Döndüğün­de İspanya'nın önde gelen ajanlarını deşifre etmeyi de başarmış.
Sayfa 151 - Kronik Kitap, 3. Baskı, Kasım 2017, İstanbul
Tarih
Kiler nerede kalplerde hazırdı Ramazan'a
30 gecesi 30 Bayram... Evet Bir de bu derin özlem'le 11 ay geride bırakıp nihayet ramazanın şerif'e kavuştuk Berat kandili ile başlayan Ramazan telaşı 30 gecesi 30 bayram keyfi yaşatan Bu mübarek ayın gelmesi ile bir anda duruluverdi kilerlerde kalplerde hazırdır Ramazan'a... Böyleydi Osmanlı'nın Ramazanı
Sayfa 11
Ramazan
Mavi Vatan
2016 yılının başında bakanlığımızdan o zamanki Müsteşar Yardımcımızın, Dışişleri Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı yetkililerinin katılımı ile yapılan toplantıydı. Bu toplantıda çok enteresan şeyler yaşadık. Doğu Akdeniz'de daha aktif olmamız gerektiğini, yoksa yarın kıyılarımızdan Akdeniz'e olta dahi atamayacak noktaya geleceğimizi dillendirdiğimizde; o toplantıdaki katılımcılardan bazıları Türkiye'nin bunu yapacak kapasitesinin, altyapısının, gemilerinin, gemileri alacak parasının olmadığını dile getirdiler, "Bu yönde agresif bir politika uygularsak ABD ve AB'nin ne diyeceğini kestiremeyiz" şeklinde şiddetli itirazlarda bulundular. Biz ise Türkiye'nin kendi gemilerini alacağını, kendi gemileri ile bu faaliyetleri yürüteceğini, gerektiğinde deniz kuvvetlerimizin de güvenlik için refakat edeceğini, kim ne derse desin Mavi Vatan'dan asla vazgeçmeyeceğimizi ifade ettik ve kesinlikle geri adım atmadık.
1000Kitap
Berat Bölümünde Çok Güzel Dua, Buyrun.
Allah im, Ey ihsan ve ikram sahibi olan ve kendisine ihsan edilemeyen , Ey Celâl ve ikram sahibi , ey lütfü ve ihsanı bol olan , Sen den başka ilah yok , sen kendisine iltica edenlerin yardımcısı, kendisine sığınanlara eman veren , korkanların kendisinde emniyete kavuştuğu yüce zat'sın. Allah im! Beni katında Ümmül Kitab da şaki/kötü veya mahrum veya kovulmuş veya rızkı dar olarak yazdıysan Allah im fazlu ihsaninla kötülüğümü , mahrumiyetimi, kovulmami ve rizkimin az olmasını sil, beni katında Ümmül Kitap da Said iyi , rızkı bol ve hayırlara muvaffak olan bir kulun olarak yaz. Şüphesiz Sen Rasulu nun lisanı üzerine indirilen Kitab inda bir söz buyurdun ve Sen in sözün hak tir. : Allah dilediğini siler, dilediğini de sabit bırakır. Ümmul Kitap O'nun yanındadır. İlahi En büyük tecellin ile her hikmetli ise kendisinde hükmedilen ( duha) ve kesin karar verilen mübarek Şaban in yarısı gecesinde , bizden bildiğimiz, bilmediğimiz Sen in bildiğin bütün belaları uzaklaştır. Şüphesiz Sen en yüce ve en keremlisin. Allah im Efendimiz Muhammed e alıne ve ashabına salat u selam eylesin.