Aşksızlara verme öğüt öğüdünden alır değil Aşksız âdem hayvân olur hayvân öğüt bilir değil Yûnus Emre
Şiir
Sâbit
Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkit ne bilir Mübtelâ-yı gama sor kim geceler kaç sâ'at
Sayfa 21 - Ötüken Neşriyat·Kitabı okudu
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Şeyh Galip
Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen
Sayfa 17 - Ötüken neşriyat·Kitabı okudu
Alıntı
Fuzûli Şekspir'den. Nefi Korney'den, Nedim Göte'den çok daha büyüktür. Yalnız onları anlamak için onlara kendi gözleri ile bakmalıyız. Bugünkü göz, bilhassa Avrupalı gözü onların büyüklüğünü göremez. Çünkü duyuş, düşünüş ve seciye ayrıdır. Şark ve Garp dehasının şekli ve rengi birbirine taban tabana zıttır. Şark toplayıcı, Garp yayıcıdır. Garp görür, şark sezer. Garbin bir cümle ile anlattığını Şark bir hece ile duyurur. Ayni ruh halleri olduğu gibi edebiyata aksetmiştir. Bizimkilere göre "eğer maksud eserse misrai berceste kâfidir." Avrupalı bizimkilerin bir mısradan duyduğunu bir kitap okumadıkça anlıyamaz. Onun için ayni duygunun ifadesi Fuzûlî'de bir gazel, Şekspir'de bir kitap olur.
Sayfa 106
Fuzuli
Hayâl ile tesellîdir gönül meyl-i visâl etmez Gönülden taşra bir yâr olduğun âşık hayâl etmez
Sayfa 193·Kitabı okudu
Şiir ve Şair
Koca Ragip Paşa’nın, “Eğer maksûd eserse, mısra-ı berceste kâfidir." diye ünlü bir sözü vardır. En güzel mısra, en güzel ses, en güzel ahenk ve sadece en güzel!.. Şiirin karakteri böyle. Ve şiir, kültürün en seçkin unsurlarından birisidir.Sözü şiir kılan özelliklere sahip olduğunda büyüleyici bir hal alır. Onda şairin hisleri, sezgisi, muhakemesi, müşahedesi, kısacası, bütünüyle iç dünyası ve dış dünyanın ruhunda uyandırdığı tedailer yer alır. Toplumun geçmişi ve bugünkü durumuyla ilgili değişik halleri, tıpkı bir mimari eserdeki müşahhas uyum kadar canlı ve estetik bir biçimde bir araya gelir.Ve şair... En güzelin peşinde ömür boyu koşup duran kelime avcısı. İçinden kopup geldiği kültürün, nesilden nesile hisli taşıyıcısı. Renklerin ve şekillerin dünyasında başı dönen seyyah. İnce bir ruh, hassas bir yürek, kapıları ardına kadar açık bir gönül. Hem herkesle beraber, hem de olabildiğince yalnız.Artık bütün iş, şairi ve şiirini tanımaya kalmıştır.
Edebiyat