7/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2026 73. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 22:14
HEDİYE-SEBASTIAN FITZEK,344 sayfa “ Bazen gerçekler o denli korkunçtur ki bilmemek dünyadaki en büyük hediyedir.” Bir Sebastian Fitzek hayranı olarak kitap bende tam bir hayal kırıklığı yarattı.Tüm kitaplarını okumuş biri olarak maalesef kitabı son sıraya koyuyorum.Bu kitabına kadar tüm kitapları daha ilk sayfadan itibaren okuyucuyu içine çeken,ters köşe finalleri ile her fırsatta şaşırtmayı başaran yazar bu sefer beni gerçekten çok şaşırttı bu kitabıyla…Ama yine de okumaktan vazgeçmeyeceğim bir yazar… Kitabın konusu iki temele dayalı; -Aleksi yani önceden kazanılmış olan okuma becerisinin (genellikle beyin hasarı veya hastalığı sonucu) kısmen ya da tamamen kaybedilmesi durumudur. Halk arasında "okuma yitimi" veya "okuma körlüğü" olarak da bilinir. -Diğeri ;kötülük doğuştan mı ? Yoksa sonradan mı kötü olunuyor. Kitap bizi labirent gibi bir kurgunun içine çekiyor.Sırlarla dolu karakterler,geçmişte yaşanan travmaların bir şekilde ortaya çıkması,yazara özgü yine o ters köşe finaller…Evet finaller diyorum, Sebastian Fitzek okuyanlar bilir,yazar tek finalle yetinmez kitaplarında,final içinde final vardır… Sebastian Fitzek’in Hediye romanı, okuma yazma bilmeyen ve bunu herkesten saklayan Milan Berg adlı karakterin, bir trafik ışığında küçük bir kızın verdiği yardım çığlığı notuyla başlayan psikolojik gerilim hikayesini anlatıyor. Milan, kızı kurtarmaya çalışırken kendini karanlık bir kabusun içinde bulur.Milan için bu not, anlamını çözemediği anlamsız harf yığınlarından ibarettir. Roman, "Bazen gerçekler o denli korkunçtur ki, bilmemek dünyadaki en büyük hediyedir" felsefesini sorgulatıyor okuyucuya…
HediyeSebastian Fitzek · Pegasus Yayınları · 202614 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2026 34. kitabı
Kitap genel anlamda iyi olmakla beraber çevirisi kötü olmuş. Çok fazla yazım hatası var, bazı yerlerde sanırım kelime atlamışlar çünkü yer yer anlatım bozukluğu var. Kapitalizmin tarihsel gelişimine giriş için uygun bir eser ama keşke çevirisi biraz daha özenli yapılsaymış dedim.
Kölelik, Kapitalizm ve Sanayi DevrimiMaxine Berg · Albaraka Yayınları · 20246 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
3/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
Romana Hesenê Metê a bi navê Labîrenta Cinan cara yekem di sala 1994 de çapbuye û 150 rupelî pêk tê. Roman bi çîroka evîna Mamoste Kevanot û Nêrgisa Koçerê destpêdike. Dema berhem diherike xwîner dibîne ku vê çîrokê tu tişt romanê/ çîroka bingehîn zêde nekiriye, hema heye. Mamoste Kevanot bajariye keçika Koçer re dizewice û tê gundekî dibe mamoste. Lê di romanê de em cudahiya van kesan qet nabînin. Heta dema çîroka bingehîn a cinan destpêdike Nêrgisa Koçer hole radibe, tune dibe. Di çapa Peywendê ( 2019) li ser pişta bergê nivisên hin navdaran hene ku qala romanê dikin. Navdara Tirk Pakîze Barişta dibêje " Realizm û surrealizma di Labîrenta Cinan de ji wan nimûneyên heyî yên ku em pê dizanin gelekî cudatir e. Û xwe dispêre cihên welê ku ji wan çavkaniyên welatên rojava jī dûrtir e, ev surrealizmeke xas e û ya nivîskar bi xwe ye." Lê ev çîrok hemî jî di nava civata Kurdan de hene. Tu şik û guman tuneye haya hemî xwênerên Kurd van gotegotan heye ango ev qinyet di civaka Kurdan de ji xwe heye. Niviskarî ev gotegot berhevkiriye û raxistiye ber xwêneran. Wekî tê zanîn li Kurdistanê wek berê gundên wisa kevneşopî zêde nemane( bo Bakûr dibejim) Ji ber wê zêdetir xwînerên îroyîn nebune şahidê van buyeran lê çawa ku min li jor jî got haya wan ji wan gotegotan heye. Mamoste Kevanot tê gund,gund hemî dînî û cînîne, di serî de agahiyê wî ên sosretbûna gund hene dîsa jî, mamoste qet jê halî nabe şêniyên gund ne asayîne. Tu bê Mamosteyî hemî agahî ji bîr kir û hemî gundiyan vê rewşa xwe veşart, ji ber wê mamoste jê halî nabe. Da ku Gabranê Baço jê re ta bi derzî dike. Ev yek atmosferekî ava nake û xwêner maliq dimine. Bûyerên gotegotên civatê li romanê hatine û têde jî rûniştîne lê hin buyer maliq mane ne li gor hêmana çîrokêne . Ger mêrikî 52 salî keçikeke
Edebîyata Kurdî
Labirenta CinanHesenê Metê · Peywend Yayınları · 201995 okunma
Deryayeke di Nav Bergê Piçûk de: "Dema Tu Çûyî"
Puan vermedi·72 syf.··
2026 4. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 23 Mart 2026 18:55
Salek berê, di rojeke îmzekirinê de, min ev pirtûka piçûk tenê ji bo piştgiriyê kirîbû. Îro, gava min di nav pirtûkxaneya xwe de li pirtûkekê digeriya û ji xwe re digot: “Gelo ez niha çi bixwînim?”, çavê min li vê pirtûka qebare-piçûk ket û min got: “Bila rêza vê be.” Lê belê, min dît ku ew tenê ji derve ve piçûk e... Hundirê wê deryayeke bêbinî û tije pêl e. Pêlên wê li keviyên dilê mirov dixe û henaseya mirov di qirikê de diçikîne. "Dema Tu Çûyî"... Ev ne tenê pirtûkek e; ev birîneke zindî ye ku di kûrahiya dil de vedibe. Her rêzeke wê wekî tîrekê di dil re derbas dibe û birîneke nû vedike; lê di heman kêliyê de, wekî melhemekî ronahiyê li ser wê birînê dadiweşîne. Dema min ev pirtuk xwend, hêviyên min geş bûn û dilê min germ bû. Wekî kesekî nenas hat, destê min girt û bi pistepist got: “Tu ne bi tenê yî… Em hemû birîndar in, lê em hîn jî li ser piyan in.” Bi kurt û kurmancî; divê her kes vê pirtûkê bixwîne û di wê deryayê de xwe…
Şiir
Dema Tu ÇûyîLeyla Saraç · Aram Yayınları · 20242 okunma
9/10
·188 syf.·
2025 16. kitabı
İkinci Dünya Savaşının sonrasında Almanya'da farklı kuşaklardan iki kişinin hayatlarına nasıl devam ettiğinin kitabı Okuyucu: Michael Berg ve Hanna Schmitz'in hikâyeleri. Hikâyeleri çünkü ayrı ayrı hikâyeler bunlar aslında, bir noktada kesişiyor ikisinin hikâyesi ama birbirlerine öğretecekleri ya da birbirlerinden öğrenecekleri bitince ayrılıyor yollar. Okuyucu'dan bağımsız, Bernhard Schlink'in bireyselden toplumsala giden anlatımını seviyorum -mesela Olga-, kitlesel olayların kişisel hayatlardaki yansımasını dupduru ama vurucu şekilde aktarıyor okura. Bir yandan da karakterleri gözümüzün önünde yaş alıyor ve bazıları kitabın sayfaları çevrildikçe ilk gençlikten yetişkinliğe geçiyor: Okuyucu'da Michael'in büyümesine ve yıllar içinde toplumun politik ve sosyal açıdan değişimine eşlik ediyoruz. 15 yaşında genç bir delikanlı olan Michael ile 36 yaşında yetişkin bir kadın olan Hanna, aslında savaş sonrası Almanya'nın durumunu yansıtan iki karakter, asla salt bir aşk anlatısı değil bu -ve bence hiç değil. Bir aileye sahip olan, iyi bir eğitim alma imkanı olan Michael, kendisini bir topluluğa ait hissetme duygusuyla hareket eden Hanna ile tanışır, bu tanışma yerini tutkuya bırakır ve ikisinin de birbirine öğreteceği şeyler vardır, birbirinden habersiz öğretiler. Tutkular ve sırlar yerini mantığa bırakır, araya ayrılıklar girer: mesafeler ve kopan bağlar ve pek tabi yeni başlangıçlar. Yıllar sonra bir mahkeme salonunda tekrar karşılaşır Michael ve Hanna. Tutku yerini utanç ve vicdana bırakmıştır. Mahkeme salonunda konuşulanlara bir avukat olarak bakabilir mi Michael? Hanna, yıllar içinde kendine yer edilebilmiş midir toplumda? Şimdiden bakınca geçmişte karanlıkta kalmış olan kısımlar aydınlanır mı yoksa daha da mı kararır? Kitlesel hareketlerde suç bireysel midir? Tüm
OkuyucuBernhard Schlink · İletişim Yayıncılık · 20144,595 okunma
10/10
·294 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2026 16:57
Kate'in yakın dostu olan A. Scott Berg'e yıllar içinde aktardıklarından yola çıkılarak yazılmış olan bu kitap, sıradan bir biyografi değil. Hollywood'un neredeyse elli yılının panoramasini çizerken, özgür ama yalnız bir kadının öyküsünü de yüreğe dokunan bir üslupla anlatıyor.
Edebiyat
Katharine Hepburn'un HatırladıklarıA. Scott Berg · Epsilon Yayınları · 20054 okunma