...Kararmış gönlün ey gâfil, nasihat neylesin sana.
Hâcerden katıdır kalbin, öğüt kâr etmiyen insan. | Niyâzî-i Mısrî
Bu söz ile tanışalı en fazla 2 en az 1 sene olmuştur ve ilk dinlediğimden beri halen daha nasıl bir ilimle bunu yazdığını düşürüm. AA sanırım şimdi buldum Kur'anı Kerim de kalpleri mühürlenmiştir diye ayet geçer (Bakara 7.) oradan esinlemiş olabilir ama yine de o güzel ayeti böyle güzel bir beyite dönüştürmek...
Allâh’a dayan sa’ye sarıl hikmete râm ol
Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol. ~Mehmet Akif Ersoy
İnsan bazen çıkmaza girer; o çıkmaz, belki beklemediği apansız bir anda onu derinden yaralayacak şiddette olabilir. İmtihan da budur ya... Kul, gereğince elinden geleni yapar; o an yapması gereken sa'ye sarılmaktır, neticesinde ise hikmete râm olmaktır. Tam bir ubudiyetle râm olacakken, Allah o kulun hüzünlü kalbini duyar da hiç öyle bırakır mı? Kesinlikle bırakmaz. İşte o nimet verildiğinde kul, aczini hissedip Allah'a secdeyle şükreder. Üstadın dediği gibi: "Hakiki imanı elde eden adam, kâinata meydan okur." İmandan gelen "Tevekkeltü alAllah" sırrınca, vallahi sizi kimse yıkamaz dostlarım. Bazen küçük gözüken şeyler, âli işlere vesile olabiliyor. Kul bazen "Allah'ım burada da mı?" diyor ve Allah sanki "Evet, burada bile!" diyor.