Her şey söylenmiş olabilir, ama ben daha söylemedim. Ve eğer ben söylemediysem her şey söylenmemiştir. Çünkü kimse benim gibi söyleyemez. Çünkü ben tekim. Çünkü daha önce söylenmiş olanları benim gibi söyleyebilecek kimse yok. Özgürlükten herkes söz etti. Ama ben değil.
"En acıtıcı yara, asıl yanılanın insanın kendisi olduğunu anlamasıdır. İzi hiç silinmeyen tek yara, kendine ihanet eden bilinç tarafından kanatılmıştır."
Çünkü bizde insana değil binaya hizmet ediliyor. İçerikten çok özneyle dikkat ediliyor. Özgürlük değil bağımlılık ön planda. Dediğim gibi sabrımız yok, dolayısıyla hiçbir şeyin büyümesini ve güzelleşmesini beklemiyoruz. Hatta, "ilk görüşte aşk" daha doğru geliyor bize, adım adım büyüyen sevdalardan. Bu sebeple geçici başarıları sürekli hatırlatıp yetenekli insanlarla olağan başarılar elde ediyoruz. Bilmek ile öğrenmek arasındaki farkı anlamamışız....Sürekli soruyoruz, verilen cevabı beğenmiyoruz. Bir daha soruyoruz, belki gerçek değiştir diye.